Türk edebiyatının kendine özgü dili ve sert üslubuyla tanınan yazar Bülent Akyürek, 57 yaşında hayatını kaybetti. Akyürek’in vefatı, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren edebiyat çevrelerinde ve geniş bir okur kitlesi arasında derin üzüntü yarattı.

“İçinizdeki Öküze Oha Deyin!” ve “Yılgın Türkler” başta olmak üzere birçok eseriyle tanınan Akyürek, Türk edebiyatında marjinal, yeraltı ve ironik anlatım biçimlerini bir araya getiren özgün yazarlardan biri olarak kabul ediliyordu.

1969 yılında Elazığ’da dünyaya gelen Bülent Akyürek, 1985 yılında Ankara’ya yerleşti. Lise eğitimini yarıda bırakan Akyürek, yaşamı boyunca edebiyatın dışında farklı alanlarda çalıştı; garsonluk, lokantacılık, dergicilik ve fabrika işçiliği gibi işlerde bulundu. Bu çok katmanlı hayat deneyimi, eserlerine de doğrudan yansıdı.

Henüz 17 yaşındayken romanları yayımlanmaya başlayan Akyürek, edebiyat yolculuğu boyunca çeşitli dergiler çıkardı; metinleri Ustura, A’raf, Fesat, Sanal Ördek, Aksak Kurbağa ve Son Duvar gibi dergilerde okurla buluştu. 1997 yılında yayımlanan “İtin Biri” adlı romanı, aynı yıl tiyatroya uyarlanarak Nihayet Tiyatro topluluğu tarafından sahnelendi.

Yazarın yaşamında 35 yaşından sonraki dönem, düşünsel ve edebi anlamda önemli bir kırılma noktası oldu. Bu değişim, sonraki eserlerinde daha belirgin biçimde hissedildi. Akyürek’in kitapları genel olarak romanlar, anlatı/denemeler ve kişisel gelişim çalışmaları olmak üzere üç başlık altında değerlendiriliyor.

Romanları arasında “İtin Biri”, “…Ve Tanrı Ağladı”, “Zamanın Efendisi”, “Yağmur Getiren Fırtına” ve “Cinnetim Cennetimdir” yer aldı. “Kadınlar Üzerine Ahmet Abi’nin Gözünden Kaçanlar”, “Çöldeki Penguen”, “Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır?” ve “Güzel ve Etkili Susma Sanatı” ise anlatı ve deneme türündeki eserleri arasında bulunuyor.

“İçinizdeki Öküze Oha Deyin!” adlı kitabında kişisel gelişimi İslami kaynaklar çerçevesinde ele alan Akyürek, bu eseriyle geniş bir okur kitlesine ulaştı ve çok sayıda baskı yaptı. “Yağmur Getiren Fırtına” romanı, 1980 öncesine çocuk bakışıyla yaklaşan; aforizmalarla şiirsel dili harmanlayan, itilmiş bireyin öfkesiyle örülü marjinal bir edebiyat örneği olarak dikkat çekti. “Cinnetim Cennetimdir” ise şizofrenik bir arka plan üzerine kurulu yeraltı edebiyatı kurgusuyla öne çıktı.

Bülent Akyürek, alışılmış kalıpları reddeden dili, sert eleştirileri ve samimi anlatımıyla Türk edebiyatında kendine özgü bir iz bıraktı. Yazarın vefatı, edebiyat dünyasında önemli bir boşluk olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi