YENİ Parti İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Çocuk Koruma Kanunu’nun ikinci bölümü üzerine yaptığı konuşmada çocukların suça sürüklenmesi, çocuk cinayetleri ve mevcut düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çocukların suçla karşı karşıya gelmesine yol açan toplumsal koşulların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Yücel, cezaların ağırlaştırılmasının tek başına çözüm oluşturmayacağını savundu. Ülkede yaşanan iyi veya kötü olayların politik tercihlerle ilişkili olduğunu ifade ederek, çocuk cinayetlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bugün 15 yaşındaki bir çocuğun elinde bıçak görülmesinin yalnızca olay anıyla ele alınamayacağını belirten Yücel, o noktaya gelinceye kadar geçen yılların ve çocuğun içinde bulunduğu koşulların sorgulanması gerektiğini kaydetti.
“Ceza değil, neden müdahale edilmediği sorgulanmalı”
Çocukların eline bıçak geçtikten sonra cezaları artırmanın, onları şiddet ortamıyla karşı karşıya bırakan düzeni değiştirmediğini savunan Yücel, tartışılması gereken temel meselenin verilecek hapis cezasının süresinden ziyade çocukların o noktaya gelmeden önce neden korunamadığı olduğunu ifade etti. Ahmet Minguzi ve Atlas Çağlayan’ın yanı sıra hayatını kaybeden diğer çocukların geri getirilemeyeceğini belirten Yücel, çocukların ölümünün yalnızca daha ağır cezalar için gerekçe haline getirilmesinin yeni olayları engellemeyeceğini ileri sürdü. Yücel, gerekli önlemler alınmadığı takdirde gelecekte başka çocukların da benzer olaylarla gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Yücel’den yeni düzenlemeye eleştiri
Çocuk cinayetlerinin AKP’nin siyasi tercihlerinin sonuçları arasında olduğunu savunan Yücel, bir önceki Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un asıl suçlunun kişileri suça sürükleyen nedenler olduğuna yönelik değerlendirmesini hatırlattı. Gündemdeki düzenlemenin daha önce yürürlüğe girmiş olması halinde 16 yaşında bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan ile kaykay malzemesi almaya giden 15 yaşındaki Ahmet Minguzi’nin ölümünün önlenip önlenemeyeceğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. Geçmişte yaşanan diğer çocuk cinayetlerinin de yalnızca bu tür yasal düzenlemelerle önlenip önlenemeyeceği sorusunu gündeme getiren Yücel, suça sürüklenen çocuklara bu süreç başlamadan önce müdahale edilmesi gerektiğini söyledi.
Çocukları kullanan örgütlere dikkat çekti
Çocukların suça sürüklenme aşamasına müdahale edilmemesi ve çocukları kullanan örgütlerle mücadele edilmemesi halinde sorunun çözülemeyeceğini belirten Yücel, hukuka dayalı ve refah içerisinde bir toplumsal düzen kurulmasının önemine işaret etti. Çocukların suça sürüklenmesine imkan vermeyecek koşullar oluşturulmadan yalnızca yasal düzenlemeler yapılmasının yetersiz kalacağını savunarak, mevcut yaklaşımın sorunun temel nedenlerini ortadan kaldırmadığını ileri sürdü.
“Çocuklar küçük yaşta yoksullukla mücadele ediyor”
Türkiye’de yoksulluğun ağır biçimde hissedildiğini belirten Yücel, çocukların korunmasına yönelik yüzeysel yaklaşımların yeterli olmayacağını söyledi. İktidarın geçmişte kullandığı “kindar nesil” söylemini de eleştirerek, mevcut sorunun temelinde çocukları dahi ötekileştirdiğini savunduğu anlayışın bulunduğunu ifade etti. Sosyal devletin çocuğu doğduğu andan itibaren koruması ve bütün çocuklara eşit yaşam koşulları sağlaması gerektiğini vurgulayan Yücel, sosyal devlet anlayışının zayıflatılması nedeniyle çocukların çok küçük yaşlarda yoksulluk ve yoksunlukla mücadele etmek zorunda kaldığını ileri sürdü. Çocuklar açısından risklerin erken yaşlarda ortaya çıktığını belirterek, bu aşamada gerekli müdahaleleri gerçekleştirmediğini savunduğu iktidarın bugün yaşanan sorunlarda sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.





