Aydın’da acil yoğun bakım servisinde hemşire olarak görev yapan 30 yaşındaki Rümeysa Taşova, mesai bitiminde hastane koridorlarından çıkıp ailesinin İzmir’in Menderes ilçesindeki çiftliğine koşuyor. Bir yanda kritik hastalar, diğer yanda doğum yapan koyunlar ve inekler… Taşova, iki farklı dünyanın sorumluluğunu aynı kararlılıkla taşıyor.

Hemşirelikten Veteriner Teknikerliğine

Lisede hemşirelik eğitimi alan ve 13 yıldır sağlık sektöründe çalışan Taşova, hayvancılığı daha bilinçli yapmak için 2022-2024 yılları arasında Veteriner Teknikerliği eğitimi aldı. Eğitim sürecinde edindiği bilgi ve tecrübeyi aile çiftliğinde uygulamaya başladı. Kendi hayvanlarının hastalıklarını erken teşhis edebildiğini belirten Taşova, basit müdahaleleri kendisinin yaptığını, gerektiğinde ise veterinerlerden destek aldığını söylüyor. Doğumlarda yardımcı olmak, kırık vakalarına müdahale etmek, aşı ve pansuman işlemlerini yapmak artık günlük rutinlerinin bir parçası.

“Hayvanlarla Uğraşmak Bambaşka”

Acil yoğun bakım servisinde 24 saatlik nöbetler tuttuğunu anlatan Taşova, boş zamanlarının neredeyse tamamını çiftlikte geçirdiğini ifade ediyor. Yoğun ve stresli hastane ortamının ardından hayvanlarla vakit geçirmenin kendisi için bir terapi olduğunu dile getiriyor. Hayvanlarla arasında güçlü bir bağ oluştuğunu söyleyen genç hemşire, onları sadece üretim kaynağı olarak değil, yaşamının bir parçası olarak gördüğünü vurguluyor.

İki Yılda 6 Hayvanlık Küçük Bir Sürü

Son iki yıldır kazancının büyük bölümünü hayvan alımına ayıran Taşova’nın şu anda kendisine ait 6 hayvanı bulunuyor. Babası ve kardeşi de çiftlik işlerinde ona destek veriyor. Genç hemşire, süt gelirlerini artırarak hem işletmesini büyütmeyi hem de dünyayı gezme hayalini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Hastane ile çiftlik arasında mekik dokuyan Rümeysa Taşova’nın hikâyesi, emeğin ve tutkunun bir araya geldiğinde nasıl güçlü bir yaşam modeline dönüşebileceğini gösteriyor.

Kaynak: DHA