Yanlış ekonomi politikalarının faturası emekçilere kesiliyor. Maaşları her geçen gün eriyen emekli ve asgari ücretlilerin yanı sıra, çalışanların kıdem tazminatı da değerini kaybediyor. Bugün için asgari ücretle 25 yıl çalışan bir işçi, emekliye ayrıldığı zaman 825 bin 750 TL tazminat alacak. Bu para, İzmir’de ortalama 4 milyon 815 bin 400 TL olan 100 metrekare bir evin, 722 bin 310 TL’lik 15 metrekarelik bir odasına yetiyor. Evin tamamını alabilmesi içinse tekrar işe girip 121 yıl daha çalışması gerekecek. Çalışma ömrünün ödülü olması gereken tazminat, artık emeklilikte ancak birkaç aylık geçim masrafını karşılayabilen sembolik bir rakama dönüşmüş durumda.

‘Araba bile alamıyor’
Uzun yıllar çalışma karşılığında artık tazminatlarla hiçbir şey alınamaz hale geldiğini belirten Sosyal Güvenlik Uzmanı Dilek Ete, “Çok yüksek maaşlı işçi bile 25-30 yıl çalışsa dahi ev ya da araba alma şansı yok. Tavanın da maaşa oranlı olması gerekiyor. 1980’de kıdem tazminatına tavan getirildi. 1980 öncesinde bir işçi emekli olduğunda 25 yıllık kıdem tazminatıyla bahçeli, iki katlı bir ev, sıfır bir araba alabiliyordu. Şimdi ise ikinci el arabayı zor alabilir. Şu an en son rakam 64 bin 498 lira. Her yıl bu tutar artırılıyor. Ancak kıdem tazminatı tavanı önceden böyle değildi; en yüksek memur maaşı katsayısıyla hesaplanıyordu. Şimdi ise, kıdem tazminatıyla ancak oda alınabiliyor. Uzun süredir amaç, kıdem tazminatını azaltarak tamamen ortadan kaldırmak” dedi.
‘Tavan ücret mağduru’
Tavan ücret yüzünden, brüt maaşı 150 bin lira olan birinin bile tazminatının 54 bin lira üzerinden hesaplandığını belirten Ete, bunun da ‘tavan ücret’ mağduriyeti yarattığını kaydetti. Ete, “Olması gereken, konut ve araba fiyatları nasıl artıyorsa kıdem tazminatının da aynı oranda artması. Ama bunun için öncelikle TÜİK’in enflasyon rakamlarını doğru açıklaması gerekiyor” diye konuştu. Kıdem tazminatının işçinin kırmızı çizgisi olduğunu vurgulayan Ete, “Bugün işveren kıdem tazminatını vermemek için zaten gayret gösteriyor. İşten çıkış bildirgelerinin yüzde 80’i kıdem tazminatı ödenmeyecek şekilde düzenleniyor. İş güvencesi kâğıt üzerinde kalıyor, işten çıkış bildirgelerinin büyük bölümü şaibeli işçilerin yarıya yakını istifa etmiş gözüküyor, işverenler işçilerin kıdemini sıfırlamak için istifa ettiriyor” sözlerine yer verdi. İşçilerin bir kesiminin kıdem tazminatına fiilen ulaşamadığını aktaran Ete, “Çünkü işten çıkarılırken hak kaybı yaşıyor, kayıt dışı çalıştırılıyor, baskı görüyor ya da haklarını arayamıyor. Yani bugün sadece kıdem tazminatının tutarı düşük değil, kıdem tazminatına ulaşmak da giderek zorlaştırılmış durumda” dedi.

‘Kaldırılması isteniyor’
Asıl amacın, kıdem tazminatını ortadan kaldırmak olduğunu dile getiren Ekonomist Dr. Osman Sirkeci, “En çok dile getirilen iddia ise Türkiye’den başka bu kadar yüksek kıdem tazminatı uygulamasının olmadığı yönünde. Eskiden Türkiye’de 20-30 yıl çalışarak emekli olmak mümkündü. Bugün gelinen noktada ise tartışmalar, kıdem tazminatının neredeyse bir işçinin bir yıllık asgari ücretiyle sınırlanması aşamasına gelmiş durumda. Yıllar önce devlet memuriyetinden emekli olan biri, yeni bir ev veya yeni bir otomobil alabiliyordu. Şimdi ise kıdem tazminatıyla bırakın ev ya da otomobil almayı, bir oda almak bile mümkün değil. Türkiye’nin geldiği noktada, çalışan veya emekli bir kişinin 30-40 yıl çalıştıktan sonra emekliliğinin geri kalan 10-20 yılını huzur içinde geçirmesi garanti altında değil” ifadelerini kullandı.
‘Araba bile hayal’
Bu yıl için belirlenen kıdem tazminatı tavanının 64 bin 498 lira olduğunu belirten Sosyal Güvenlik Uzmanı Dilek Ete, “Yani bir işçi 30 yıl çalışmış olsa, üstelik yüksek ücretle çalışmış olsa bile, en üstten alabileceği kıdem tazminatı toplamda yaklaşık 1 milyon 934 bin lira ediyor. 1 milyon 934 bin lira bugün özellikle büyükşehirlerde en fazla bir artı bir daire. Hayat bu noktaya gelmiş durumda. Oysa 1984 yılında benim babam emekli olmuştu. Devlet memuru olarak emekli olduğu için emekli ikramiyesi almıştı ve o ikramiyeyle İzmir Narlıdere’den 3+1 bir daire ve bir de araba alabilmişti. Yani bir emekli, çalışmasının karşılığında hem ev hem araba sahibi olabiliyordu. Bugün gelinen noktada ise kıdem tazminatıyla bırakın doğru düzgün bir konut almayı, araba almak bile hayal” dedi.





