Kamu personel rejiminde dengeleri değiştirecek yasa değişikliği Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 657 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemeyle, aday memurların devlet kadrolarındaki geleceği artık daha çok idarenin inisiyatifine bağlı olacak.
Aday memurların görevine son verme usulleri yeniden belirlendi
657 sayılı Kanun’un 56. maddesi tamamen değiştirilerek, aday memurların görevine son verilmesi süreci radikal biçimde yeniden düzenlendi. Artık;
- Temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj aşamalarından herhangi birinde başarısız olanlar,
- Birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası alanlar,
- Aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanlar, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla memuriyetten çıkarılabilecek. Bu düzenleme, idari takdir yetkisini genişlettiği gibi, adaylık sürecinin bir tür “deneme süresi” olarak daha katı değerlendirilmesine kapı aralıyor.
Üç yıl boyunca devlet memurluğuna dönüş yasak
Yeni sistemde görevine son verilen aday memurlar, sağlık nedenleri dışında, üç yıl boyunca hiçbir şekilde tekrar devlet memurluğuna alınmayacak. İlişiği kesilen adayların bilgileri, ilgili kurumlarca Kamu Personel Bilgi Sistemi (KPBS) üzerinden merkezi olarak bildirilecek. Bu hüküm, yeniden kamuya dönüş yollarını ciddi biçimde daraltıyor.
Disiplin ceza sürelerinde zamanaşımı yeniden tanımlandı
Kanun’un 127. maddesinde yapılan değişiklikle, disiplin cezalarının verilme süresi açıkça tanımlandı. Buna göre:
- Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde ceza verilmezse, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacak.
- Ceza yargı kararıyla iptal edilirse, idare kararı tebliğ aldığı andan itibaren kalan sürede yeni bir ceza kararı tesis edebilir. Bu süre altı aydan az kalmışsa, kararın gerekçesi gözetilerek en geç altı ay içinde işlem yapılabilecek.
Bu düzenleme, idarenin keyfî şekilde cezalandırma yapmasının önüne geçmeyi hedefliyor gibi görünse de, aynı zamanda yeniden ceza tesisine açık kapı bırakıyor.
Disiplin yetkisi idare lehine genişletildi
Yeni yapı, aday memurluk statüsünü neredeyse sözleşmeli personel rejimine yakınlaştırıyor. Çünkü en hafif disiplin cezaları dahi (örneğin uyarı) artık ilişik kesme gerekçesi hâline getirilebilecek. Bu, özellikle kamu kurumlarında çalışanların üzerinde artan bir baskı yaratacağı gibi, disiplin süreçlerinde hukuki güvenceyi zayıflatabilir.
Karayolları Trafik Kanunu’na skuter denetimi eklendi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikle, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeleri de denetim kapsamına alındı. Kolluk kuvvetlerine bu işletmelere yönelik denetim yapma ve aykırılık durumunda idari para cezası uygulama yetkisi tanındı.
KDV İstisnası 2030’a uzatıldı
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na getirilen geçici maddeyle, bazı mal ve hizmetlere uygulanan KDV istisnasının süresi 31 Aralık 2030 tarihine kadar uzatıldı.
İşverenlere prim desteği
4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici madde ile özel sektör işverenlerine, 2026 yılı boyunca günlük 42,33 TL prim desteği sağlanacak. Ancak;
- Bu teşvik, istihdamın azaltılmaması koşuluna bağlı.
- Muvazaalı işlemler, eksik bildirilen sigorta primleri veya fiilen çalışmayan kişilerin bildirilmesi hâlinde teşvikler geri alınacak.
- Asgari ücretin onda birinden düşük eksik bildirimlerde uyarı ve düzeltme hakkı tanınıyor.
Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler için kamu sınırlamaları kaldırıldı
6741 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle, Türkiye Varlık Fonu’nun ve onun kurduğu/ortak olduğu şirketlerin;
- Kamu mevzuatı kısıtlamalarından muaf tutulması,
- Sermayenin yarısından fazlasına sahip olunan şirketlerin de bu muafiyetten yararlanması, sağlandı. Böylece bu yapıların kamusal denetim ve yükümlülüklerden muaf bir alan olarak faaliyet göstermesi mümkün hâle geldi.
RTÜK ve yayın lisanslarında teknik düzenleme
6112 sayılı Kanun’daki değişiklikle, geçici madde kapsamında yayın yapan kuruluşlar da lisanslı yayın yapanlar gibi değerlendirilecek. Bu, özellikle geçici yayın izni olan kuruluşlara hukuki dayanak kazandırmayı amaçlıyor.





