94 yıllık bir Cumhuriyet markası olan ve atıl durumdayken İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden kente kazandırılan Şaşal Su, yeni dönemde daha fazla tüketiciye ulaşmayı hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa’nın işlettiği Şaşal Su, Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) kapsamlı analiz ve denetimlerinden başarıyla geçti. Menderes ilçesindeki üretim tesislerinde yapılan kontroller sonucunda, ürün gruplarının tamamı TS 266 İnsani Tüketim Amaçlı Sular Standardı’na uygun bulundu. Denetimler; üretim alanlarından laboratuvar analizlerine kadar tüm süreçleri kapsadı.

Ege genelinde yaygın dağıtım ağı

0,5 litreden 5 litreye kadar cam ve pet ambalaj seçenekleriyle pazarda yer alan Şaşal Su, 5 zincir market, 5 bayi, İZMAR Tanzim Satış Marketleri, Grand Plaza noktaları ve İzmirli Kahve şubeleri üzerinden Ege genelinde tüketiciyle buluşuyor. İzmir merkezli markanın; Manisa, Aydın, Uşak ve Muğla gibi çevre illerde de bayi ağını genişlettiği kaydediliyor.

Aylık asgari 7 milyon şişe üretim hedefleniyor

Yeniden üretime alındığında aylık ortalama 200 bin şişe seviyesiyle yola çıkan tesis, Ocak 2025’te 4,3 milyon şişeyle rekor kırdı. 2025 genelinde aylık ortalama 4 milyon şişeye ulaşan üretimin, Nisan 2026 itibarıyla aylık 7 milyon şişeye çıkarılması hedefleniyor. Bu kapsamda üretim altyapısının da büyütüldüğü bilgisi paylaşıldı.

Suyumuzun bir gramını bile ziyan etmiyoruz

İzdoğa İşletme ve İştiraklerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlkay Kalafat, tesiste 24 saat esasına dayalı üretim yapıldığını belirtti. 2026 hedeflerine Başkan Cemil Tugay’ın vizyonu doğrultusunda ilerlediklerini vurgularken, suyun bir gramının dahi israf edilmediğini, üretime hazır hâle getirilen her damlanın İzmir halkına kaliteli, güvenilir ve uygun fiyatlı olarak ulaştırıldığını ifade etti.

Çok aşamalı denetimlerden geçtik

Şaşal Su’nun kalite yolculuğunun kolay olmadığını dile getiren Kalafat, üretim parametrelerinin yüksek hassasiyetle yönetildiğini aktardı. Kaynaktan ambalajlamaya kadar tüm süreçlerin titizlikle izlendiğini vurgulayan Kalafat, ulusal düzeyde bir standart olan TS 266 belgesini almanın çok aşamalı ve yoğun denetimlerden geçmeyi gerektirdiğini söyledi. Bu belgeyle birlikte, İzmir halkına belgelendirilmiş kaliteyle su sunmanın güvenini yaşadıklarını dile getirdi.

Muhabir: Canan Kaya