ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmanırken, Washington yönetimi diplomasi kapısını açık tuttuğunu ancak askeri seçeneklerin de masada olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Beyaz Saray, Tahran’ın nükleer programı konusunda anlaşmaya varmasının “akıllıca” olacağı uyarısında bulunurken, bölgeye yönelik Amerikan askeri sevkiyatının artırılması dikkat çekti.
Beyaz Saray: Diplomasi Umudu Sürüyor
Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni bir askeri harekâtı değerlendirdiğine ilişkin haberlerin ardından Beyaz Saray’dan açıklama geldi. Sözcü Karoline Leavitt, Trump yönetiminin Tahran’ın nükleer programına ilişkin diplomatik çözüm umudunu koruduğunu söyledi. Leavitt, İran’ın Washington ile bir anlaşmaya varmasının “çok akıllıca olacağını” belirterek, saldırı için gerekçe oluşturabilecek birçok unsur bulunduğunu ifade etti. Ancak Trump’ın henüz nihai bir karar vermediği, askeri ve diplomatik seçeneklerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı. ABD basını, 21 Şubat’ta olası bir saldırı ihtimalinin masada olduğunu yazarken, Beyaz Saray kaynakları sürecin “değişken” olduğunu vurguladı.
Cenevre Görüşmeleri: İlerleme Var Ama Mesafe Sürüyor
İsviçre’nin Cenevre kentinde yürütülen dolaylı ABD-İran temaslarında taraflar “ilerleme kaydedildiğini” belirtse de temel başlıklarda görüş ayrılıkları sürüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, nükleer program konusunda “kılavuz ilkeler” üzerinde mutabakata varıldığını duyurdu ancak çözüm için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Washington ise bazı teknik konularda ilerleme sağlandığını kabul etmekle birlikte tarafların hâlâ “uzak” olduğunu açıkladı. Görüşmelere arabuluculuk eden Umman yönetimi de sürecin ortak hedefler doğrultusunda olumlu seyrettiğini bildirdi.
ABD Askeri Varlığını Artırıyor
Diplomatik temaslar sürerken ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığını güçlendirmesi dikkat çekiyor. USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden güdümlü füze destroyerleri İran’a yakın sularda konuşlandırıldı. Uydu görüntüleri geminin Umman kıyılarının yaklaşık 240 kilometre açığında Arap Denizi’nde bulunduğunu doğruladı. ABD’nin ayrıca dünyanın en büyük savaş gemisi olarak bilinen USS Gerald R. Ford’u da bölgeye gönderdiği bildirildi. Geminin önümüzdeki haftalarda Ortadoğu’ya ulaşması bekleniyor. Bunun yanı sıra Körfez’de destroyerler, Bahreyn’de konuşlu kıyı muharebe gemileri ve Doğu Akdeniz’de ek deniz unsurları bulunuyor. Ürdün’deki Muvaffak Salti Üssü’nde F-15 ve EA-18 savaş uçaklarının sayısının arttığı, ABD’den bölgeye kargo ve yakıt ikmal uçuşlarının yoğunlaştığı da gözlemleniyor.
Tahran’dan Sert Mesaj
Ali Hamaney, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin bölgeye gönderdiği savaş gemilerine atıfla sert ifadeler kullandı. Hamaney, “Bir savaş gemisinden daha tehlikeli olan, o gemiyi denizin dibine gönderebilecek silahtır” sözleriyle dolaylı bir gözdağı verdi. İran Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda deniz tatbikatı başlattı. Boğaz, Körfez ülkelerinin petrol ihracatı açısından kritik bir geçiş noktası olarak biliniyor.
Anlaşmazlığın Odağı: Nükleer Program ve Yaptırımlar
Tahran, nükleer program karşılığında ABD yaptırımlarının kaldırılmasını talep ediyor. Washington ise yalnızca nükleer faaliyetlerin değil, İran’ın füze programı ve bölgesel güvenlik politikalarının da müzakerelere dahil edilmesini istiyor. Karşılıklı sert söylemlere rağmen tarafların diplomasi kanalını tamamen kapatmaması, gerilimin kontrollü bir şekilde yönetilmeye çalışıldığına işaret ediyor. Ancak askeri yığınak ve sert mesajlar, sürecin kırılganlığını da gözler önüne seriyor. Önümüzdeki haftalar, diplomasi mi yoksa askeri seçeneklerin mi ağır basacağını belirleyecek kritik bir döneme işaret ediyor.





