Türkiye’de otomobil sahibi olmanın maliyetindeki artış, ikinci el piyasasında tüketici tercihlerini değiştirdi. Yüksek araç fiyatları, kredi maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler nedeniyle daha yeni otomobillerin yerine uygun fiyatlı ve daha yaşlı araçlar öne çıkmaya başladı. 2026 yılının ilk yarısında ikinci el otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,70 azalarak 3 milyon 453 bin 110 adet olarak gerçekleşti. Satışlardaki yaklaşık 24 bin adetlik gerilemeye karşılık pazarın yaş dağılımında belirgin bir değişim yaşandı. Yılın ilk 6 ayında 16 yaş ve üzerindeki 1 milyon 131 bin 311 otomobil satıldı. Bu araçların toplam ikinci el otomobil pazarındaki payı yüzde 32,76’ya ulaştı. Böylece Türkiye’de satılan yaklaşık her üç ikinci el otomobilden biri 16 yaş ve üzerindeki araçlardan oluştu.

Deniz Erkann

‘Aynı seviyede değil’

Ege Otomotiv Derneği (EGOD) Başkanı Deniz Erkan, pazarda adet bazında büyük bir daralmadan ziyade tüketici tercihlerinde önemli bir değişim yaşandığını belirtti. Erkan, “Tüketici artık ‘daha yeni aracı nasıl alırım?’ sorusundan çok, ‘mevcut bütçemle hangi aracı alabilirim?’ sorusuna yanıt arıyor. İkinci elde 16 yaş ve üzeri araçların payının yüzde 32.76’ya çıkması piyasanın bugünkü ekonomik koşullarını en net ortaya koyan göstergelerden biri. Bugün ikinci el olarak satılan her 3 otomobilden biri 16 yaşın üzerinde. Bu tabloyu yalnızca otomobil tercihi olarak değerlendirmemek gerek. Tüketicinin gelirindeki artış ile otomobil fiyatlarındaki artış aynı seviyede gerçekleşmediği için insanlar ulaşabildikleri fiyat segmentine yöneliyorlar. Bu nedenle araç yaşının yükselmesini, alım gücü ve finansmana erişim koşullarıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor” dedi.

‘Kilometre hesabı kalktı’

İnsanların esas tercihinin yaşlı otomobil kullanmak değil; bütçeleri doğrultusunda otomobile erişebilmek olduğuna dikkat çeken Erkan, “Piyasada daha önce 3-5 yaşında otomobile ulaşabilen bir tüketicinin bugün 7-10 yaş ve üzerine doğru kayabildiğini görüyoruz. Kilometrede ise tüketici için artık rakam tek başına belirleyici değil. Özellikle 100-150 bin kilometre bandının üzerindeki araçlara karşı geçmişteki kadar keskin bir mesafe olmadığını gözlemliyoruz. Burada aracın bakım geçmişi, ekspertiz durumu, hasar kaydı ve doğru kilometre bilgisi çok daha önemli hale geliyor. Yaşlı araç tercihinin artması, bakım ve ekspertiz konusunu da daha kritik hale getiriyor. Tüketici tercihlerinde yaşanan değişiklikleri sıralayan Deniz Erkan, “Artık yalnızca marka ve model değil, işletme maliyeti çok daha fazla sorgulanıyor. Yakıt tüketimi, yedek parça maliyeti, servis erişimi, vergi, sigorta ve aracın daha sonra kolay satılabilir olması satın alma kararını doğrudan etkiliyor. Tüketici otomobili alırken, birkaç yıl sonra nasıl satacağını da düşünüyor” diye konuştu.

Mehmet Torun (1)-1

‘İki taraf da bekliyor’

2026 yılı genelinde otomotiv pazarında talebin önceki yıllara göre gerilediğini aktaran İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Üyesi Mehmet Torun da ikinci el otomobil alıcısının sıfır araç alıcısına göre krediye ve nakit akışına daha hassas davrandığına işaret etti. Torun, “Faizler yüksek. Özellikle 700 bin lira ile 1.5 milyon lira arasındaki araçlarda talebin ciddi şekilde baskılandığını görüyoruz. İnsanlar bu fiyat seviyelerinde otomobil alırken kredi maliyetini ve ellerindeki nakit akışını çok daha fazla hesaplıyor. Bu da doğal olarak alım kararlarının ertelenmesine neden oluyor. Bir taraftan da sıfır araç kampanyaları çok fazla. Bazı modellerde sıfır araçla ikinci el arasındaki fiyat farkının çok fazla olmaması, tüketicinin tercihlerini değiştiriyor. Dolayısıyla otomobil almak isteyen bazı kişiler de şu anda beklemeyi tercih ediyor. Burada aslında ciddi bir sıkışma var. Alıcı bekliyor, satıcı ise fiyatını indirmek istemiyor. Satıcı aracını değerinin altında vermek istemiyor, alıcı da mevcut fiyatlardan araç almak istemiyor. İki tarafın da beklediği bir piyasa oluşuyor. Bu nedenle ikinci el otomobilde hareketlilik azalıyor” dedi.

Feyzi Demir-2

‘Altına yöneliyorlar’

Özellikle kredi faizlerinin yüksek olmasından dolayı piyasanın şu anda ciddi anlamda durgun olduğunu belirten İzmir Otokent Yönetim Kurulu Başkanı Feyzi Demir ise şunları söyledi: “İnsanlar otomobil almak istese bile kredi kullanarak araç almanın maliyetini hesaplıyor. Faizlerin yüksek olması, özellikle krediye ihtiyaç duyan tüketicinin alım kararını ertelemesine neden oluyor. Bu nedenle piyasada bir bekleme hali oluştu. Son altı aydır genel olarak insanların bir de altına yöneldiğini görüyoruz. İnsanlar ellerindeki parayı otomobile yatırmak yerine altın aldılar. Altının yükselmesini bekliyorlar. İnsanların yatırım tercihlerinde altının öne çıkması, otomobile yönelik talebin de zayıflamasında etkili oluyor. Bir tarafta yüksek kredi faizleri, diğer tarafta insanların birikimlerini altında tutması var” sözlerine yer verdi.

Kaynak: Filiz Erol