Sosyal medya hesaplarında alkollü içeceklere özendirenlere kesilen cezalar sürüyor. Şaşkınlık yaratan bu cezalara bir yenisi de Alsancak Semti Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde bulunan Argo isimli işletmeye kesildi. Kendisine kesilen cezadan Başka bir iş için gitti Vergi Dairesi’nde haberdar olduğunu belirten işletme sahibi Ramazan İçen, şoka uğradığını söyledi. En büyük gelirlerini alkollü içecekten sağladıklarını, yaptıkları kampanyayı da sosyal medya hesaplarından duyurabildiklerini belirten İçen, cezanın yüzde 20’lik kısmını ödediğini ifade etti. Kesilen cezayı haksız bulduğunu ve yeniden gözden geçirilmesini isteyen İçen, özgürlüklere kısıtlama getirilmemesi gerektiğini belirterek, “Yıllardır bu işin içindeyiz ama kanunlar sürekli değiştiği için neyin ne olduğunu biz de tam olarak kestiremiyoruz. Zaten bizim ruhsatımızda geçen iş tanımında ‘alkollü restoran’ yazıyor. Yani bir nevi bunun tapusunu almışız. Ancak aynı konudan ceza yememize anlam veremiyorum” diye konuştu.

SOSYAL MEDYA BİZİM İÇİN ÖNEMLİ
Tanıtımlarında sosyal medyanın önemine dikkat çeken ve ceza kesildikten sonra protesto paylaşımları yapan İçen şöyle devam etti: “Sokakta durup insanları içeri çağıramayacağımıza göre, kendimizi sosyal medyada öne çıkarmak zorundayız. Başka türlü insanların bizi bulması mümkün değil. Ankara’daki, İstanbul’daki bir insan bizi başka nasıl bilebilir? Ancak sosyal medyada görecek ki merak edip gelsin. Biz paylaşımlarımızda ‘Alkollü içeceğinizi alın, gelin içelim’ demiyoruz. Belli bir markanın reklamını yapmıyoruz, ya da insanlara ‘Neden içmiyorsunuz?’ gibi sloganlar atmıyoruz. Nasıl ki bir dönerci döner keserken bunu paylaşıp gösteriyorsa, biz de yapılan işi güncel olarak tanıtıyoruz. Ama bana kesilen ceza tutanağında sosyal medyada kullanılan yazının puntosuna bile dikkat etmemiz gerektiği ifade ediliyor. Punto 50’den büyük olursa, yani yazı karakteri göz önünde olacak şekilde büyük tutulursa ceza yazılacakmış. Anladığım kadarıyla yeni bir uygulama. Bana 82.244 TL ceza kesildi. Paranız varsa peşin ödediğinizde indirim uygulanıyor. Ancak o an param olmadığı için ben sadece %20’lik kısmını, yani 22.000 TL’sini ödeyebildim; kalanını da 6 taksite böldürdüm. Benim cezamda gerekçe ‘özendirme’ olarak belirtilmiş. Ben öyle bir amaç gütmedim ama gönderilen yazıda içecek şişesinin neden ön planda olduğu sorgulanmış. Ben kimseyi özendirme niyetiyle hareket etmedim. Bugün büyük bir süpermarkete gittiğinizde kasada ödeme yaparken karşınızda alkollü içecek de var, sigara da var. Orada bu durum serbestken burada ceza uygulanması bir tezat oluşturuyor. Devlet bir önlem alacaksa bunun önünü kendisi kesmeli, sorumluluğu bize yüklememeli. Şu an bir tatil köyüne gitseniz her yerde alkollü içecek var.

MUHATTABIMIZ YOK
Kesilen cezayla ilgili muhatap da bulamadığını belirten İçen, şunları söyledi: “Bu konu bizi aşıyor ve aşacağı da zaten belliydi; çünkü karşınızda muhatap alabileceğiniz kimse yok. Muhatap olmadığı için de sürecin böyle devam edeceğini düşünüyorum. Bu uygulamanın gözden geçirilmesi için bir çağrıda bulunmak gerekirse; bu yapılan başlı başına yanlış bir uygulamadır ve tekrardan düzenlenmesi gerekir. Nasıl ki geçtiğimiz günlerde araçlardaki amfileri ve ses sistemlerini söktürdülerse, şimdi de benzer bir kısıtlama uygulanıyor. Cumhuriyet ve demokrasiyle yönetilen bir ülkede yaşıyorsak, özgürlüklere kısıtlama getirilmemelidir. Kişisel alanıma ve özelime müdahale edilemez, bunun yasaklanmaması gerekir. Şu an tanıtım materyallerimizi masalardan kaldırarak göz önünden uzaklaştırdık. Bir nevi tepkimizi gösteriyoruz. Ticaret yapan işletmeler olarak kendimizi bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor. Yüksek kiralar ödüyoruz, çok sayıda personel çalıştırıyoruz; alışverişimiz, giderlerimiz var. Bunların bir dengede kalması lazım. Bizim ana gelir kaynağımız alkol satışı. En yüksek vergiyi yüzde 20 ile biz ödüyoruz, ancak vergisini ödediğimiz ürünün tanıtımını yapmamıza izin verilmiyor. Bu durum iş yapamamamıza, küçülmemize ve daralmamıza yol açıyor. Yapılan bu uygulamayı tamamen haksız buluyorum. Karşımızda net bir muhatap bulunmadığı için de dava açmayı düşünmüyorum.”
MUĞLALI OYUNCU DA CEZA MAĞDURU
Öte yandan Muğla’da yaşayan film ve dizi oyuncusu Yiğit Dören’e de 82 bin 500 liralık sosyal medya cezası kesildi. İndirimden yararlanarak 61 bin lira ödeyen oyuncu, dava açtığını belirterek kesilen cezayı şaşkınlıkla karşıladığını söyledi. Kendisinin vergisi verdiği, tüketimi yasal olan bir alkollü içeceği tüketmekten başka bir şey yapmadığını belirten Dören, şunları söyledi: “Ben alkollü içecek üreten bir firmanın yetkilisi olsam, ya da bu içeceği satan birisi olsam az da olsa bu cezayı mantık çerçevesine oturtabilirim. Benim ceza makbuzumda özendirme kelimesi yazıyor. Ucu açık bir ifade. Ben vergisini ödediğim, tüketimi yasal olan bir şeyi özendiriyorum da, herhangi bir çocuk ya da genç alkollü içecek satan markete gittiğinde raflarda görünce özenmiyor mu? Nasıl bir kafayla yazılıyor bu cezalar anlayamıyorum. Yasalar ve kanunlar herkes için olmalı. Örneğin Yeni Parti kurulduktan sonra Cumhurbaşkanı danışmanından Melih Gökçek’e kadar pek çok kişi, bir markayı ima eden içeceğin şişesi ile paylaşımlar yaptı. Onlara da bu ceza kesildiyse lafım yok. Ama kesilmediyse ayrımcılık yapılıyor. Yasal prosedür bizim için devam ediyor. Hakkımızı arayacağız.”





