CHP İzmir İl Binası’nda açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, ülkemizin milli güvenlik yolunda attığı adımları değerlendirdi. Türkiye’de havacılık anlamında ihtiyaçlar dikkate alındığında nitelik ve nicelik bakımından güçlendirilmiş bir hava ulaştırma filosu olması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, “Bölgemizde artan tehdit ortamı, diğer devletlerin hızlanan silahlanma çabaları ve muhtemel krizlerin millî menfaatlerimize doğrudan etkisi, son 15 yıldır muharip uçak tedarik edemeyen Türkiye’nin, yürütülen üretim ve tedarik süreçlerini hızlandırmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda, şu andan itibaren yapılması gerekenler açık ve nettir: Semalarımızdaki harekât ve teknolojik bağımsızlığımızın sembolü olan KAAN muharip uçak projesinde gecikme yaşanmaması için her türlü tedbir alınmalıdır. ANKA-3 ve Kızılelma muharip insansız uçak sistemlerinin geliştirme süreçleri hızlandırılmalıdır. Karşılaşılan her türlü zorluğa rağmen F-16 Özgür-2 modernizasyonu kararlılıkla ilerletilmelidir. Typhoon tedarik sürecine, planlama dâhilinde devam edilmelidir. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için her türlü diplomatik ve siyasi girişim yapılmalı; KAAN MMU ara dönem motorlarının temini ile birlikte, Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından belirlenecek sayıda F-35 tedariki için tüm imkânlar değerlendirilmelidir. Ön ödemesi yapılmış olan F-16 Blok 70 tedarikinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçları doğrultusunda belirlenecek sayıda uçağın envantere alınması sağlanmalıdır. Ama her şeyden önce gerçekçi hedefler ortaya koyulmalı, kamuoyu şeffaf bir şekilde, uygun kapsamda süreçler hakkında bilgilendirilmelidir. Popülist ve iç politika amaçlı vaatlerin kurumların güvenilirliğini zedelemesine izin verilmemelidir. 2030’lu yıllar için hedeflenen yapı ise; ANKA ve Kızılelma MİUS’larıyla desteklenen KAAN, Typhoon, F-35 ve modernize edilmiş F-16’lardan oluşan dengeli ve çok katmanlı bir muharip hava gücü, Havadan İhbar ve Kontrol uçaklarını destekleyecek şekilde MURAD AESA radarıyla teçhiz edilmiş insansız hava araçları, Artan ihtiyaçlar dikkate alındığında nitelik ve nicelik bakımından güçlendirilmiş bir hava ulaştırma filosu olmalıdır” dedi.

Whatsapp Image 2026 02 27 At 11.33.00

"İHRAÇ KARARINDAN DÖNÜLMÜŞ OLMASI SEVİNDİRİCİ"

Deniz Kuvvetleri için inşa edilen gemilerin Millî güvenliği doğrudan riske atacağını dile getiren ve bu karardan dönülmesi gerektiğini söyleyen Bağcıoğlu, “Kısa süre önce Deniz Kuvvetleri için üretilen Akhisar sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi’nin yapılan tüm uyarılara rağmen Romanya’ya satılmasının ardından, iki İstif sınıfı firkateynin (İzmir ve İçel) yurtdışına satılması gündeme gelmişti. Bu gemilerin inşası; tehdit değerlendirmeleri, harekât ihtiyaçları, personel projeksiyonları ve hizmet dışına çıkarılacak platformların ikamesi esas alınarak, uzun yıllara yayılan analitik ve bilimsel çalışmalar sonucunda planlanmıştı. Bu yanlış karardan dönülmesi; ihraç edilecek gemilerin ancak Kuvvet Yapısı hedeflerine ulaşıldıktan sonra ya da millî hedeflerde gecikmeye yol açmayacak şekilde eş zamanlı inşa edilmesi suretiyle değerlendirilmesini şiddetle tavsiye etmiştik. Millî güvenliğimizi doğrudan riske atacak; sahadaki caydırıcılığımızı ve diplomatik manevra kabiliyetimizi zayıflatacak bu kararın, tarihî bir sorumluluk doğuracağını vurgulamıştık. Millî Savunma Bakanlığının, TSK’nın ihtiyaçlarını önceleyecek bir ihraç rejimi uygulanacağı yönündeki geçtiğimiz haftalardaki açıklaması, sürecin başından itibaren yaptığımız önerilerle uyumludur. Bu yanlıştan dönülmüş olması memnuniyet vericidir; zira zamanında atılan doğru bir adım, ileride telafisi mümkün olmayacak zararların önüne geçer. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin muğlak açıklamasından sonra Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan bu açıklama endişeleri biraz olsun gidermiştir. Hep vurguladığımız gibi, önce kuvvet yapısı hedeflerine ulaşılmalı daha sonra gemi ihracı yapılmalıdır. Süreci takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

"ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİ İÇİN TBMM İCRAATE GEÇMELİ"

Şehit aileleri ve gazilerin sorunlarına çözüm bulmak için TBMM Milli Savunma Komisyonunda yıllardır devam eden istişarelerin artık icra safhasına geçmesi gerektiğini söyleyen Bağcıoğlu, “Er ve erbaş şehitlerin aileleri ile gaziler için emsal maaş uygulaması hâlâ hayata geçirilmedi. Özlük hakları, sağlık, ulaşım, istihdam ve eğitim alanlarında ciddi aksaklıklar mevcut. Ortez ve protez hizmetlerinin tek bir hastaneyle sınırlandırılması büyük sorun. Terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi sayılmayanların talepleri hâlâ karşılıksız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın mevcut yapısı yetersiz kaldığından, şehit yakınları ve gazilerle ilgili tüm yetki ve sorumluluklar Millî Savunma Bakanlığı’na devredilmelidir. Şehit aileleri ve gazilerin temel sorunlarının çözümü için hazırlanan 18 kanun teklifi TBMM gündemine alınmadı. Vefa borcumuz ödenmelidir. Kimden gelirse gelsin, şehit aileleri ve gazilerimizin haklarını savunan her yapıcı önerinin yanında olacağız” diye konuştu.

Muhabir: Ayselin Uzun