Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yaptığı konuşmada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını gayri ahlaki ve gayrimeşru olarak nitelendirdi. Bahçeli, İran’ın müzakere masasında tuzağa düşürüldüğünü söyledi ve son gelişmeler ışığında Terörsüz Türkiye sürecinin önemine dikkat çekti.
Konuşmasında küresel gelişmelere değinen Bahçeli, içinde bulunulan çağın değerler hiyerarşisinin ağır hasar aldığını, kriz, kaos ve karmaşa halinin dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çöktüğünü ifade etti. Birinci ve ikinci dünya savaşlarının sonuçlarının henüz etkisini yitirmediğini belirten Bahçeli, halka halka genişleyen yeni savaşların nasıl bir vahşet ortamına yol açacağını öngörmenin kolay olmadığını dile getirdi. Günümüz barbarlıklarının zincirlerinden boşaldığını söyleyen Bahçeli, geleceğe sahip çıkmanın ve geleceğin heder edilmesini önlemenin temel sorumluluk olduğunu vurguladı.
ABD’nin İran’a saldırmasının bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyette olduğunu belirten Bahçeli, bu saldırganlığın gayrimeşru olduğunu ifade etti. Uluslararası hukukun dikkate alınmadığını savunan Bahçeli, “Hani görüşmeler devam ediyordu?” diye sordu. İran’a müzakereler kisvesiyle tuzak kurulduğunu söyleyen Bahçeli, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesini eşkıyalık olarak tanımladı. Hamaney’in ölümünden sonra Mossad ajanlarının anlık görüntüleri kayda alarak Netanyahu’nun ofisine göndermesinin organize bir saldırganlığın göstergesi olduğunu ifade etti.
Bahçeli, İran’ın başına gelen gelişmelerin Türkiye’den ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, “İç cephenin önemi, milli birliğin değeri zannederim daha iyi anlaşılmıştır.” dedi. Terörsüz Türkiye hedefine yönelik eleştirilerde bulunanlara seslenen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefine dudak büken aymazlar, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz?” ifadelerini kullandı. Türk-Kürt kardeşliğine yaptıkları çağrının çarpıtıldığını ve PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına yönelik eleştirilerde bulunanların çevredeki gelişmelerden sonuç çıkarması gerektiğini söyledi.
İsrail’in eski başbakanı Bennett’in “Türkiye yeni İran’dır” yönündeki iddiasına ve ABD’li bir emekli albayın “İran’dan sonra Türkiye’de” şeklindeki açıklamasına da değinen Bahçeli, bu tür tehdit ve görüşlerin görmezden gelinemeyeceğini belirtti. Üzerine kim gelirse, göreceği şiddeti de peşinen kabul etmek durumunda olduğunu ifade eden Bahçeli, Hamaney ile birlikte hayatını kaybeden isimlere rahmet diledi, İran halkına başsağlığı temennisinde bulundu.
İran’ın 2 bin 500 yılı bulan bir devlet geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, İran İslam Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğini söyledi. İran’ın geleceğinin siyonist dayatmalarla değil, ülke halkının iradesiyle belirlenmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “İran, İranlılarındır.” dedi. İran’ın parça parça bölünmesinin Türkiye ve bölge ülkeleri ile küresel siyaseti olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.
Bahçeli, Türkiye’nin bölgesindeki mazlumların güvencesi olduğunu belirterek, dünyaya Ankara’dan bakmak zorunda olduklarını söyledi. Başka merkezlerin çekim alanına kapılarak yapılacak yorum ve yaklaşımların küresel tuzaklara zemin hazırlayacağını ifade etti. Terörsüz Türkiye hedefinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, bölgesel ve küresel sorunlara karşı barışçıl ve vicdan temelli yaklaşımın esas alınması gerektiğini dile getirdi.





