İzmir’in en önemli tarım merkezlerinden biri olan Torbalı Ovası’nda yerli tarım işçisi bulmak artık hayal oldu. Bölgedeki sanayileşmenin de etkisiyle yerli işgücünün tarlalardan çekildiğini belirten Torbalı Ziraat Odası Başkanı Yılmaz Girgin, özellikle son 2 yılda Torbalı'da, tarlalarda çalışacak nitelikli Türk işçi bulma krizinin baş gösterdiğini belirtti. Konuyla ilgili saha gözlemlerini ve güncel verileri paylaşan Girgin, Torbalı tarımının adeta Suriyeli işçilerin sırtında yükseldiğini ifade etti.

Sadece yüzde 1’i yerli
Ovadaki işçi profilinin tamamen değiştiğini vurgulayan Girgin, durumun vahametini şu sözlerle aktardı: Torbalı’da artık yerli işçi bulmak neredeyse imkânsız; tarlalarda çalışan Türk vatandaşı oranı yüzde 1'lere kadar düştü. Şu anda Torbalı Ovası’ndaki tarım işçilerinin yüzde 99'unu Suriyeliler oluşturuyor. Bölgede sanayi geliştiği için yeni nesil artık tarlada çalışmayı tercih etmiyor; sigortalı ve sürekli işlere yöneliyor. İşgücü teminindeki bu zorunlu dönüşüm, tarımsal üretim kalitesini ve nihai ürün verimliliğini de doğrudan etkiliyor" dedi.
Üretici isyanda
Yerli ve işin ehli işçi bulunamaması sebebiyle üreticilerin ciddi bir kalite kaybıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Girgin, "Üreticiler de bu durumdan pek memnun değil, çünkü işçilik kalitesinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bir üretici malının kaliteli toplanmasını ve pazara fire vermeden, düzgün bir şekilde ulaşmasını ister. Suriyeli işçilerle çalışırken yaşanan kalitesizlik ise doğrudan üreticiye zarar ve fire olarak yansıyor. Ancak üreticinin başka çaresi yok; tamamen mecburiyetten bu işçileri istihdam ediyor.
Tarım sektöründeki bu dengesizlik, maliyet ve memnuniyet ekseninde hem işçi hem de işveren tarafında bir hoşnutsuzluk yaratıyor" şeklinde konuştu.
İki taraf ta memnun değil
Güncel yevmiye tutarlarına değinen ve ne üretici ne de yevmiyecinin rakamlardan memnun olmadığını dile getiren Girgin, "Şu anki yevmiyelere bakacak olursak; kadın işçiler bin 150 TL, erkek işçiler ise bin 350 TL alıyor, ancak bu ay yeni bir zam gelmesi ihtimali yüksek. Tabii ne işçi aldığı yevmiyeden memnun, ne de üretici aldığı verimden. Burada önemli olan, çalışan ile üretici arasındaki dengeyi kurabilmektir. İşçinin geçinebilmesi için para kazanması şart; ancak karşılığında kaliteli bir işçilik sunmalı ki üreticinin malı da İstanbul gibi büyük pazarlara giderken fire vermesin. Şu an her iki taraf da mağdur durumda."
‘Teknolojik dönüşüm şart’
İşçi krizinin kalıcı bir çözüme kavuşabilmesi ve üretimin sürdürülebilir kılınması adına Torbalı Ovası'nda yeni bir dönemin kapılarının aralandığı belirten Girgin, İnsan gücüne dayalı tarımın artık sürdürülemeyeceğini ve tek çıkış yolunun teknolojik dönüşüm olduğunu belirtti.
Girgin, açıklamasını "Bu durumun çözümü için artık tarımda hızla makineleşmeye dönmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde ne toplayacaksak makinelerle halletmek zorundayız. Makineleşmek zorundayız çünkü aksi takdirde ürünü tarladan kaldıracak insan gücümüz kalmayacak. Bugün devlet 'tüm Suriyeliler memleketine dönecek' dese, yevmiye fiyatlarını bir kenara bırakın, tarlada ürünü hasat edecek tek bir işçi bile bulamayız" diyerek sonlandırdı.

“Plaza işi istiyorlar”
Tarım sektöründe yaşanan iş gücü sıkıntısının her geçen gün büyüdüğüne dikkat çeken Ekonomist Prof. Dr. İbrahim Atilla Acar, "Üreticiler, yerli işçi bulmakta zorlanırken, bu açığın büyük ölçüde yabancı işçilerle kapatıldığını belirtiyor. Tarım zor iş… Bu zor işi tercih eden ya da tarımda çalışmak isteyen kişi sayısı çok sınırlı. Evet, yevmiyeler yüksek, işçilerin aldığı ücretler iyi olmasına rağmen tarım işçiliği ve hayvancılık artık tercih edilmiyor. Kısacası insanlar tarımda çalışmak istemiyor. Çünkü zor ve ağır bir işçilik. İnsanlar iş olsun ama masa başı olsun, önünde bilgisayar olsun, sosyal medyayı istediği gibi kullansın, geliş gidiş saatlerine çok karışılmasın istiyor. Plaza tipi çalışma modeli beklentisi oluştu. Ama hayat böyle değil. Hayatın zor iş kolları da var ve tarım bunlardan biri. Bu nedenle sektörde çalışmayı tercih eden kişi sayısı her geçen gün azalıyor. Üreticiler bu sektörde çalışacak kişi bulamıyor. Ancak bu işin yapılması gerekiyor. İşçi bulunamayınca da çalışmaya mecbur olan, işe ihtiyaç duyan, hayatını sürdürmek zorunda olan yabancı işçiler devreye giriyor. Bunu, sanayide gördüğümüz gibi hayvancılıkta da, tarımda da görüyoruz. Torbalı’daki işçiler de bunun bir örneği. Durum böyle devam ederse üretim kısa bir süre için etkilenir, sonra toparlar. Çünkü üretim yapan kişiler eninde sonunda o işçiyi temin etmek zorunda. Yani işçi bulunduktan sonra üretim devam edecektir. Bu da geçici bir uyum sorunu anlamına gelir. İşçiler kısa sürede eğitilir ve üretime katılır diye düşünüyorum" dedi.
“Çiftçiye mali destek verilmeli”
“Çiftçilik ve tarım her geçen gün zorlaştırmaktadır asıl mesele küçük ve orta ölçekli çiftçiliğin tarımın kamusal çıkarlarının toplumsal vizyon ile planlı programlı bir biçimde desteklenip teşvik edilmemesinde yatmaktadır” diyen Ekonomist Dr. Osman Sirkeci ise, “Tarımsal faaliyetlerin, teşviklerle, vergi politikaları ile katma değer vergisi sıfırlanması gibi mali araçlarla desteklenmesi gerekmekte. Bu desteklenme sağlandığında çiftçiler hem nitelikli işçi bulmakta zorlanmayacaklar hem de yabancı yerli işçi çatışması ortaya çıkmayacaktır. Torbalı‘da Suriyeli işçi meselesini bu çerçevede görmek ve çiftçilerin yerli işçinin yarı fiyatına maliyetle Suriyeli işçi çalıştırmak zorunda kalmasını anlayışla karşılamak gerekir. Devlet gerekli desteği ve teşviki gösterse ziraat odaları ve meslek odaları üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirse tarımda bu sorunlar ortaya çıkmayacaktır” ifadelerini kullandı.




