Kıyı Ege Belediyeler Birliği (KEBB) tarafından Kent Söyleşileri etkinliği kapsamında Tepekule Kongre Merkezi’nde ‘İzmir’de Afet’ konulu bir çalıştay düzenledi. Çalıştayda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “İzmir'in bir deprem master planı yoktu. şu anda iki tane üniversitemizle beraber İzmir'in deprem master planını hazırlıyoruz. Depremle ilgili bütün riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında ve deprem sonrasında yapılacak her şeyi de tamamen planlı hale getireceğimiz bir master plan çalışmasındayız” diye konuştu.
4 BİN 100 BİNA RİSKLİ
Bornova ve Bayraklı'da yapılan zemin ve bina muayene çalışmalarında yaklaşık 4 bin 100 binanın riski görüldüğüne dikkat çeken Tugay, “İzmir'i hem deprem açısından hem diğer afetler açısından dirençli ve risklerin azaltıldığı, mümkünse tamamen ortadan kaldırıldığı bir şehir haline getirmek için yoğun bir çaba gösteriyoruz. İzmir'in bir deprem master planı yoktu. 1999 yılında Radius projesi diye bir proje kapsamında yapılmış sınırlı bir deprem master planı diyebileceğimiz bir plan yapılmıştı. O günden bugüne kadar bir deprem master planı yoktu. Ama şu anda iki tane üniversitemizle beraber İzmir'in deprem master planını hazırlıyoruz. Depremle ilgili bütün riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında ve deprem sonrasında yapılacak her şeyi de tamamen planlı hale getireceğimiz bir master plan çalışmasındayız. Ayrıca İzmir'in tamamında bir mikro bölgeleme çalışması yani zemin etifleriyle zeminin deprem açısından ne kadar riskli olup olmadığını saptanması ve riskli yapıların tespiti çok önemli. Bu ikisiyle ilgili yoğun bir çalışma devam ediyor. Ben göreve geldiğimde Bornova'da bir mikro bölgelerin çalışması yapılmıştı. Tamamlanmamıştı, bizim dönemimizde tamamlandı. Oranın raporunu Ankara'dan, ODTÜ'den bekliyoruz. Orayla anlaşılmış. Şu anda karşı yakada mikrobölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Yakında raporu çıkacak. Arkasından Bayraklı ve Konak'ta bunlar yapılacak ve sonra sırasıyla diğer ilçelerimizle de tamamlayacağız. Bu dönem içerisinde İzmir'in tamamının mikrobölgelemesini yapmayı planlıyoruz. Şu anda Bornova ve Bayraklı'da bu çalışma tamamlanmış durumda ve 4 bin 100 tane bina muayenede riski görüldü. Bu riskin görüldüğü kelimesini aslında dikkatli telaffuz etmem lazım. Çünkü kanuna göre haricen bir muayene ile bir binaya riski diyemezsiniz. Riskli diyebilmeniz için o binaların performans listelerinin yapılması ve onun sonucunda veriye dayalı olarak riskli olup olmadığının belirlenmesi lazım. Ama bu harici muayene üniversite hocalarının özellikle tavsiye ettiği bir şey. Yani hızlı tarama yöntemleri. Başarısı da aslında literatüre baktığımız zaman önemli ölçüde ispatlanmış. O nedenle biz güveniyoruz. Ama mevzuata uygun olması için bu bahsettiğimiz binalara ilçe belediyelerimize yazı yazarak performans testleri yaptırılmasını talep ettik. O süreç yürüyor. Aynı şekilde diğer ilçelerimizde de şu anda devam ediyor. Orada da riskli olduğu düşünen yapılar ortaya çıktığı zaman onlarla ilgili de performans eseri yapılmasını isteyeceğiz. Eğer izin verilirse biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yangın uçağı kiralamaya hazırız. Satın alma diyemeyiz ama nasıl bakanlık yapıyorsa biz de kiralarız. Bu bir şikayet değil durumu ortaya koymaya çalışıyoruz” diye konuştu.





