İzmir’de Meslek Fabrikası üzerinden başlayan kriz, büyüyerek devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki Meslek Fabrikası binasına yönelik el koyma ve tahliye girişiminin ardından başlatılan direniş beşinci gününe girerken, alanda gece nöbetleri sürüyor. Süreç, yalnızca idari bir tartışma olmaktan çıkıp, geniş katılımlı bir toplumsal tepkiye dönüşmüş durumda.
6 Nisan sabaha karşı polis eşliğinde başlatılan tahliye girişiminin ardından belediye yönetimi, çalışanlar ve yurttaşlar Meslek Fabrikası önünde nöbet tutmaya başladı. Günlerdir süren direnişte, polis barikatlarıyla çevrilen bina önünde bekleyiş devam ederken, zaman zaman müdahaleler ve gerginlikler de yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan nöbet eylemine siyasiler, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Soğuk havaya rağmen sabaha kadar süren nöbetlerde türküler söylenirken, dayanışma mesajları verildi.
Direniş yalnızca sembolik bir bekleyişle sınırlı kalmadı; kursiyerler ve eğitmenler eğitim faaliyetlerini dahi açık alanlara taşıyarak süreci protesto etti. Binanın çevresinin polis bariyerleriyle kapatılması ve içeriye girişlerin kısıtlanması ise tepkilerin odağında yer aldı.

Sinan Bezircilioğlu-3

“İzmirli olarak yanlış buluyorum”

Tüm bu gelişmelerin gölgesinde Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu da sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bezircilioğlu, Meslek Fabrikası’nın kamu yararı açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek tahliye yöntemine tepki gösterdi. Bezircilioğlu, “Tarihsel anlamdaki gelişiminin dışında güncel olarak olaya baktığımızda, ben İzmir Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle bugünlere gelmiş ve 145 bin kişiye meslek edindirmiş, dezavantajlı gruplara büyük faydası olmuş bir binanın, kamu yararına olan bir binanın yine kamu eliyle, bu yöntemle boşaltılmasına bir kere bir İzmirli olarak uygun görmüyorum” dedi.
Kamu hizmetinin ayrıştırılamayacağını vurgulayan Bezircilioğlu, “Burası Cumhuriyet Halk Partili bir belediye diye yabancı bir belediye değil. Belediye hizmeti de bir kamu hizmetidir, kaymakamlık hizmetleri de bir kamu hizmetidir, emniyet de, hükümet de bir kamu hizmetidir” ifadelerini kullandı. 145 bin kişinin bu merkezden faydalanmasının önemine değinen Bezircilioğlu, bu sayının İzmir ölçeğinde ciddi bir karşılığı olduğunu belirterek, “Her 100 kişiden 3-4 kişisinin burada eğitim aldığı bir yapıdan söz ediyoruz” diye konuştu.

Meslek Fabrikasi Direnisinde 4 Gun Baskan Tugay Iceriye Alinmadi (3)

“Kendilerine zarar veriyorlar”

Merkezi yönetime çağrıda bulunan Bezircilioğlu, sürecin siyasi olarak da ters tepeceğini savunarak, “İzmir’deki tüm kesimlerden ister istemez tepkiler alıyorlar. Bu da kendilerine siyasi anlamda bir çıkarım sağlamak yerine bir nevi zarar veriyor” dedi. Toplumun farklı kesimlerinde oluşan rahatsızlığa dikkat çeken Bezircilioğlu, “Bu artık parti meselesi değil. Herkes ‘neden uzlaşma sağlanmadı’ diye soruyor” ifadelerini kullandı.

Desteğe devam

Sinan Bezircilioğlu, sürecin devam etmesi halinde sahadaki desteği sürdüreceklerini de vurgulayarak, meseleye partiler üstü bir perspektifle yaklaştıklarını dile getirdi. Bezircilioğlu, “Süreç devam ederse destek vermeye devam ederiz. Bizim için belediye A partisinde veya B partisinde, iktidar onu yaptı muhalefet bunu yaptı önemli değil, biz doğru olduğunu görmediğimiz bir şey için partiler üstü tavır takınmayı daha doğru buluyoruz. Yarın belediyenin de yanlış bir davranışı olur ona da aynı tepkiyi gösteririz” dedi. Meslek Fabrikası’nın yıllar içinde ulaştığı 145 bin kişilik eğitim kapasitesinin küçümsenmemesi gerektiğini belirten Bezircilioğlu, bu sayının yaklaşık 10-12 yıllık bir emeğin sonucu olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de “ben yaptım oldu” anlayışının artık son bulması gerektiğini ifade eden Bezircilioğlu, toplumsal tepkiye rağmen dayatılan kararların ileride daha büyük sorunlara yol açabileceğini savunarak, sorunun ortak akıl ve uzlaşıyla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Muhabir: Dilek Çakır Durak