Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının tarihi seviyelere ulaşması, otomobil piyasasında köklü bir değişimi tetikledi. Benzinin litre fiyatı 64 TL’yi, motorinin ise litre fiyatının 78 TL’yi bulmasıyla birlikte içten yanmalı araçlara talep zayıflarken, elektrikli araçlara yönelim hız kazandı. Nisan 2026 verileri, piyasadaki bu kırılmayı net şekilde ortaya koyuyor. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine göre, toplam otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8 ila 10 arasında daraldı. Aynı dönemde benzinli ve dizel araç satışlarında çift haneli düşüş yaşanırken, elektrikli araç satışları yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi. Elektrikli araçların toplam satışlar içindeki payı ise yüzde 7 seviyesinden yüzde 14–16 bandına yükseldi.

Kırılma noktası

Sektör temsilcileri, tüketici tercihlerindeki değişimin temel nedeninin hızla artan yakıt maliyetleri olduğuna dikkat çekiyor. Ortalama bir dizel aracın 100 kilometrede 300–350 TL yakıt tükettiği hesaplanırken, elektrikli araçlarda bu maliyet 80–120 TL seviyesinde kalıyor. Aradaki farkın üç kata kadar çıkması, özellikle yüksek kilometre yapan kullanıcılar ve şehir içi yoğun kullanımda elektrikli araçları daha cazip hale getiriyor. Bu değişim ikinci el piyasasına da yansıdı. Sektör temsilcilerine göre dizel araçlarda talep düşerken satış süreleri uzadı. Benzinli araçlarda fiyatlar daha yatay seyrederken, elektrikli araçlar daha hızlı alıcı bulmaya başladı. 2026 itibarıyla Türkiye pazarında daha fazla marka ve modelin yer alması, giriş segmentinde fiyatların görece erişilebilir hale gelmesi ve şarj altyapısındaki gelişmeler, elektrik araç talebini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Yerli üretim hamleleri ve Çin menşeli uygun fiyatlı modeller de bu yükselişi hızlandırıyor. Sektör temsilcileri yaşanan süreci bir “kırılma noktası” olarak değerlendiriyor. Artık tüketicinin sadece araç fiyatına değil, kullanım maliyetine de odaklandığına dikkat çekiliyor.

Mehmet Torun (1)-1

‘Pazarda daralma var’

Türkiye otomobil pazarı 2026’nın ilk çeyreğinde yön değiştirdiğini belirten Ege Otomotiv Derneği (EGOD) Başkanı Mehmet Torun, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine göre toplam satışlar geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,94 gerileyerek 265 bin 398 adette kaldı. Pazarda daralma sinyalleri güçlenirken, tüketici tercihlerinde dikkat çekici bir kırılma yaşanıyor. Elektrikli ve hibrit araçlar ilk kez pazarda ağırlığını belirgin şekilde artırdı. Yılın ilk üç ayında bu iki grubun toplam satışları 107 bin 924 adede ulaştı. Böylece elektrikli ve hibrit araçların payı yüzde 51,2’ye çıkarak içten yanmalı motorlu araçları geride bıraktı. Mart ayı ise dönüşümün hız kazandığını ortaya koydu. Sadece otomobil satışlarının 80 bin adedi bulduğu martta, elektrikli araç satışları 15 bin 118, hibrit araç satışları ise yaklaşık 27 bin adet olarak gerçekleşti. Toplamda 42 bin 183 adetlik satışla bu iki segmentin payı yüzde 53,1’e yükseldi. Elektrikli araç satışları bir önceki yıla göre yüzde 17,4 artış gösterirken, hibritlerde de yükseliş dikkat çekti” dedi.

‘Elektrikliye talep artıyor’

Verilerin, otomobil pazarında büyümenin artık elektrikli dönüşüm üzerinden gerçekleştiğini ortaya koyduğunu aktaran Torun, “Nitekim 2025’in ilk çeyreğinde 93 bin 500 adet olan elektrikli ve hibrit satışları, 2026’nın aynı döneminde 107 bin 924 adede çıkarak yaklaşık yüzde 16 büyüdü. Daha geniş perspektifte bakıldığında ise 2024’ün ilk çeyreğinde 49 bin 687 adet olan satışların iki yıl içinde 2,2 kat artması, dönüşümün hızını net biçimde gösteriyor. Buna karşın toplam pazarın daralmasında ekonomik koşullar belirleyici oluyor. Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmeler ve küresel belirsizlikler de pazardaki durgunluğu derinleştiriyor. Yakıt fiyatlarındaki sert yükseliş ise elektrikli araçlara yönelimi hızlandıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Tüm bu verilere baktığımızda Türkiye otomobil pazarı küçülüyor, ancak elektrikli ve hibrit araçlar hız kesmeden büyüyor. İçten yanmalı motorlar frene basarken, elektrikli dönüşüm gaza basmış durumda” diye konuştu.

Yılmaz Karakaya1

‘Herkes temkinli’

Mazot fiyatlarının 78 liraya dayanmasıyla birlikte otomobil sahibi olmanın maliyetinin artık iyice ağırlaştığını belirten Otokent Genel Müdürü Yılmaz Karakaya, “Akaryakıttaki bu sert yükseliş, zaten yüksek olan bakım, sigorta ve kasko giderlerinin üzerine eklenince, araç kullanmak birçok kişi için ciddi bir ekonomik yük haline geldi. Bir süredir hareketli olan otomobil piyasası, son günlerde adeta bıçak gibi kesilmiş durumda. Alım-satım iştahı bir anda düşerken, gözler başka bir yatırım aracına olan altına döndü. Vatandaşın altının daha da artacağına yönelik beklentisi yatırımını o alana yönlendirince otomobil hayali erteleniyor. Bu da otomobil piyasasında geçici bir durgunluk yaratmış görünüyor. Ne alıcı eskisi kadar istekli, ne de satıcı aceleci. Herkes biraz beklemede, biraz temkinli” dedi.

Kaynak: Filiz Erol