1999 yılında İstanbul Şişli’deki evinde öldürülen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay cinayetinde dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı. Yıllardır faili meçhul olarak kalan dosyada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında olay yerinde yeniden keşif yapıldı.
Aradan geçen 26 yıla rağmen dosyanın yeniden ele alınması, Türkiye’de uzun yıllardır çözülemeyen cinayet soruşturmalarına yönelik adli teknoloji destekli çalışmaların önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Olay günü yeniden canlandırıldı
Soruşturma kapsamında ekipler, Çağla Tuğaltay’ın yaşadığı apartmanda detaylı inceleme gerçekleştirdi. Cinayet günü yaşananlar adım adım canlandırılırken, apartmandaki seslerin duyulup duyulamayacağı, görüş açıları ve tanık ifadelerinin teknik olarak doğruluğu değerlendirildi.
Uzman ekiplerin çevrede luminol incelemesi yaptığı, binanın çevresindeki alanlarda da yeni delil araştırması gerçekleştirdiği öğrenildi.
Yeni DNA incelemeleri yapılacak
Dosyada bugüne kadar elde edilen DNA örneklerinin yaklaşık 80 kişiyle karşılaştırıldığı ancak kesin sonuca ulaşılamadığı belirtildi. Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyalara yönelik çalışmaları kapsamında soruşturmanın yeniden hızlandırıldığı ifade edildi.
Savcılık, cinayet günü apartmana giriş yaptığı belirlenen 12 kişiden yeniden DNA örneği alınmasına karar verdi. Gelişen adli tıp teknolojileri sayesinde yıllar önce elde edilen bulguların yeniden incelenmesi planlanıyor.
Dört mezarın açılması kararı
Soruşturmanın en dikkat çeken adımlarından biri ise dört kişinin mezarının açılacak olması oldu. Yetkililer, cinayetle bağlantılı olabileceği değerlendirilen ve daha sonra doğal nedenlerle hayatını kaybeden dört kişiden DNA örneği alınacağını açıkladı.
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar da modern DNA analiz yöntemlerinin yıllar sonra dahi sonuç verebildiğini belirterek, eski delillerden yeniden genetik inceleme yapılabileceğini söyledi.
Kamuoyunda yeniden gündem oldu
Türkiye’nin en çok konuşulan faili meçhul dosyalarından biri olan Çağla Tuğaltay cinayeti, soruşturmadaki yeni adımlar sonrası sosyal medyada ve kamuoyunda yeniden gündeme geldi. Ailenin ise yürütülen kapsamlı çalışmalardan umutlu olduğu belirtildi.





