İzmir’in tarımsal üretimine önemli katkı sağlaması beklenen Bergama Musacalı Barajı’nda incelemelerde bulunan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Devlet Su İşleri yetkilileriyle birlikte sulama sürecini değerlendirdi. Musacalı Barajı Sulama Projesi'nin ilk etabının tamamlandığını belirten AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, “Şu anda yaklaşık 6 bin 100 dekarlık tarım arazisinde sulama başladı. Bunun anlamı çok net; daha az suyla daha fazla üretim, daha kaliteli ürün ve çiftçimizin daha fazla kazanması demek. Tabii bununla da yetinmiyoruz. İkinci etap tamamlandığında 20 bin 170 dekar arazi modern sulamayla buluşacak. 4 bin 140 üreticimiz bu yatırımdan faydalanacak. Bölge ekonomisine de her yıl yaklaşık 332 milyon liralık katkı sağlanacak ve binin üzerinde vatandaşımıza yeni istihdam imkanı oluşacak.Yani bu yatırım sadece bugünü değil, Bergama'nın ve Bakırçay'ın geleceğini de güçlendirecek. Ama burada bir gerçeği de söylemek gerekiyor. Devletimiz üreticimizin toprağına suyu ulaştırıyor, tarımı güçlendirecek yatırımları bir bir hayata geçiriyor” dedi.

Cankiri Slogan Degil Ureticiyi Destekleyen Projeler Gerekli Yenibakishaber

“Menemen’deki tarım arazisi rahat sulanabilir”

Projenin diğer aşamaları da hayata geçtiğinde Bakırçay Havzası’nın tamamının suya kavuşmuş olacağını aktaran Çankırı, “Arazilerde bazı bölgelerde yılda üç ürün alınabiliyor. Elbette bunun yanında yerel yönetimlerin de yerine getirmesi gereken görevler var. Bunlar da tamamlandığında aslında projenin tüm ayakları tamamlanmış olacak. Geçtiğimiz günlerde Menemen’den de bahsettik. Menemen’deki 200 bin dekarlık tarım arazisinin sulanması aslında çok rahat bir şekilde sağlanabilir. Eğer Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi verimli çalıştırılır, biyolojik arıtma tam anlamıyla yapılırsa -ki bunun başka şehirlerde örnekleri var- arıtılan su Menemen Ovası’nın tarımsal su ihtiyacını karşılayabilir. Aslında bunlara bile gerek kalmadan bu sorun çözülebilir. Ancak bugün geldiğimiz noktada İzmir olarak yaklaşık 1 milyon metreküp atık su üretiyoruz. Bunun sadece dördüncü fazı tamamlanmış durumda ve yaklaşık 800 bin metreküplük kısmı tam anlamıyla arıtılabiliyor. Geriye kalan 200 bin metreküp ise hâlâ Körfez’e deşarj ediliyor. Bırakın bir ovanın sulanmasını, bu su hâlâ Körfez’i kirletmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Artık sloganlarla iş yapma döneminin geride kalması gerektiğini vurgulayan Ceyda Bölünmez Çankırı, “İzmir tarımını biz yaparız, bize yakışır’ gibi söylemler yerine gerçekten çiftçiyi ve üreticiyi destekleyen projeler hayata geçirilmeli. İşte bugün gördüğümüz bu proje de İzmir’e ne kadar büyük katkı sunduğunu ortaya koyuyor. Bunun devamı da gelecek. Bakırçay Havzası’nda da, Küçük Menderes Havzası’nda da benzer çalışmalar sürecek. Çünkü İzmir; ticaret, turizm ve tarım denildiğinde akla gelen en önemli şehirlerden biri. Bu ovalarda üretim yapan bütün çiftçilerimizin daha güçlü üretim yapabilmesi için bizler canla başla çalışıyoruz. Biraz önce Bergama’da çiftçilerimiz ve vatandaşlarımızla bir araya geldik. Sorunlarını dinledik. Zaten bu programları İzmir’in 30 ilçesinde sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın problemlerini tek tek çözmeye çalışıyoruz. Bizim üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak günün sonunda yerelde yaşanan bazı sorunlar maalesef önümüzü tıkayan konular oluyor. Bu nedenle bunların da bir an önce çözülmesi gerekiyor. İnşallah hükümetimizin desteğiyle bunlar da çözülecek” ifadelerini kullandı.

Cankiri Slogan Degil Ureticiyi Destekleyen Projeler Gerekli Yenibakishaber (2)

“Daha verimli kullanılması şart”

Sözleşme kapsamında şu anda yer altı sularının kullanımını daha kontrollü hâle getirdiklerini dile getiren Çankırı, “Artık dünyada su savaşlarının konuşulduğu bir dönemdeyiz. Su, en önemli kaynaklardan biri. Geçtiğimiz aylarda biliyorsunuz, Manisa ile aramızda bile su konusunda bir sıkıntı yaşandı. Bu nedenle yer altı su kaynaklarının daha verimli kullanılması büyük önem taşıyor. Bazen ürün deseninin değiştirilmesi, tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi gerekiyor. Bir bakıyorsunuz bu yıl çok yağış alıyoruz. Oysa bazı ürünler bu kadar yağışı kaldırabilecek özellikte olmuyor. Dolayısıyla çevresel etkilerin hem avantajlarını hem de dezavantajlarını yaşadığımız dönemler oluyor. Eskiden daha çok kuyu suları ve yer altı suları kullanılıyordu. Akan derelerimiz de vardı. Şimdi ise kapalı sistem sulamaya geçtik. Bu kapalı sistem sayesinde hem buharlaşma önleniyor hem de önemli ölçüde su tasarrufu sağlanıyor. Suyun buharlaşmasını engellemek adına bu sistem son derece önemli. Böylece hem üretime katkı sunacak hem de akıllı sulama yöntemleriyle suyu çok daha verimli kullanarak gelecek nesillere bu kaynağı aktarabilme şansımız olacak. Menemen’de Çiğli’den çıkan arıtılmış su ovaya verilebilse bugün orada su sorunu kalmayacak. Ancak maalesef böyle bir sistem hâlâ hayata geçirilmedi. Bununla ilgili geçmiş yıllarda vaatler verildi” sözlerine yer verdi.

“Yapılaşma problemi var”

“İzmir genelinde en önemli ihtiyaç uyum içinde hizmet üretmek” diyen Ceyda Bölünmez Çankırı, “Çünkü İzmirliler artık gerçekten çok sıkıldı, çok yoruldu. Hizmet bekliyorlar. Kendilerine zaman kazandıracak, ekonomik anlamda katkı sağlayacak ve bu şehirde yaşamanın avantajlarını hissettirecek hizmetler istiyorlar. Ancak bugün hâlâ ciddi altyapı sorunları yaşıyoruz. Yapılaşma problemi var, trafik problemi var. Bunların tamamı yerel yönetimlerle ilgili konular. Bugün geldiğimiz köy meydanında bile hâlâ imar planları tamamlanmamış durumda. Burası Bergama’nın bir mahallesi. Yaklaşık bin kişinin yaşadığı eski bir belde. Böyle bir yerin önce binlik, ardından beş binlik imar planlarının hazırlanması artık uzun yıllar sürecek işler olmamalı. ‘Biz bunu dışarıya ihale ettik, başkası hazırlıyor’ denilmemeli. Bunlar bir hafta içinde çözülebilecek işler. Sonrasında önerge veriliyor, ‘Bu plan neden yapılmadı?’ diye soruluyor. Cevap yok. ‘Görüş bekliyoruz’ deniliyor. Kimden görüş bekleniyor? Tarım’dan mı, DSİ’den mi? Nereden bekleniyor? Meclis üyelerimiz de sürecin hızlandırılması için sürekli girişimlerde bulunuyor. Beklenen evrakların tamamlanması, mağduriyetlerin giderilmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Sizler de buna şahitsiniz. Ancak maalesef her defasında birileri adeta el frenini çekiyor ve süreçler gereksiz şekilde yavaşlatılıyor” diye konuştu.

Cankiri Slogan Degil Ureticiyi Destekleyen Projeler Gerekli Yenibakishaber (3)

“Her yıl 330 milyon TL”

Devlet Su İşleri adına konuşan ve projenin detaylarını basın mensuplarına aktaran Devlet Su İşleri İzmir Merkez Şube Müdürü Abdullah Erol ise "Bu sene Temmuz ayı itibariyle 6100 dekarlık tesisimizi vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Beş ayağımız daha var onları da tamamlayınca Bakırçay Havzası'ndaki imalatlarımız tamamlanacak ve çiftçilerimizin yüzünü güldüreceğiz, bu vesile ile her yıl 330 milyon TL ekonomimize tarımsal kaktı sunulacaktır" dedi.

“4 bin 140 üretici faydalanacak”

Musacalı Barajı Sulaması 1. Kısım çalışmaları % 100seviyesinde tamamlamış olup geçici kabul yapılmıştır. Sisteme su verilmiş olup çiftçiler tarafından sulama yapılmaktadır. Eş zamanlı olarak Kestel Sulama Birliği’ne devir işlemleri devam etmektedir. Musacalı Barajı Sulaması 1. Kısım için olan 6.100 dekar hizmete hazırdır. Musacalı Barajı Sulaması 1. Kısım çalışmaları tamamlanmış olup, Musacalı Barajı Sulaması 2. Kısımplanlamaları tamamlanmak üzere projeleri başlanabilir durumdadır. Saha çalışmaları belli olmuştur. Proje tamamlandığında 20.170 dekar arazi modern sulamaya kavuşacak ve 4.140 üretici doğruda faydalanacaktır. Musacalı Barajı Sulaması 1. Kısım ve MusacalıSulaması 2. Kısım için bölge ekonomisine yaklaşık 332 milyon TL/yıl katkı sağlanması ve yaklaşık 1.040 kişilik ilave tarımsal istihdam oluşturulması öngörülmektedir.

Muhabir: İlker Çoban