Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 yılı bütçe hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomide enflasyonla mücadele, istihdam ve bütçe dengelerine yönelik hedefleri paylaşan Yılmaz, 2027 yılında enflasyonun yüzde 21 seviyesine gerilemesini beklediklerini bildirdi.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinde uygulanan dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme kaydedildiğini belirterek önümüzdeki dönemde enflasyondaki düşüşün devam etmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
Yılmaz'ın açıklamasının satır başları;
2027 yılında ticaret ortaklarımızda büyümenin ivmeleneceği bir yıl olacağı tahmin edilmektedir. Bu da ihracatımız ve dengeli büyüme perspektifimiz açısından bizlere önemli bir imkan sunmaktadır. Program dönemi boyunca verimlilik odaklı politikalarla büyümenin kademeli olarak hızlanmasını ve program dönemi sonunda yüzde beş seviyesine ulaşmasını bekliyoruz. Bu süreçte üretim faktörlerinin daha etkin kullanımını sağlayacak, toplam faktör verimliliğini arttıracak, teknolojik dönüşümü hızlandıracak ve yenilikçilik kapasitesini güçlendireceğiz. Tarımda verimliliği, sanayide teknoloji yoğunluğunu ve hizmetler sektöründe yüksekliği katma değerli faaliyetleri destekleyerek ekonomimizin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde arttıracağız. Beşeri sermayenin niteliğini güçlendiren politikalarımızı sürdürürken kamu yatırımlarının özel sektör yatırımlarını tamamlayıcı ve harekete geçirici rolünü daha da güçlendireceğiz.
İşsizlik gerileyecek, istihdam artacak
2026 yılında istihdamın artış eğilimine girmesini ve işsizlik oranının %8,1 seviyesine gerilemesini bekliyoruz. 2027 yılında büyümedeki ivmelenmenin etkisiyle istihdamın 657.000 kişi artacağını, iş gücüne katılım oranının %53,4’e yükseleceğini ve işsizlik oranının %8’e gerileyeceğini öngörüyoruz.
Küresel ticarette yaşanan belirsizliklere rağmen ihracatımız güçlü performansını sürdürmektedir. 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ihracatımız %5,2 artışla 211 milyar dolara ulaşmış, yıllıklandırılmış bazda ise 283,7 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine çıkmıştır. 125 milyar dolar seviyesine ulaşan hizmet ihracatımızı da dikkate aldığınızda, bu yıl toplam mal ve hizmet ihracatımızın 410 milyar dolar seviyelerine çıkmasını bekliyoruz. Yıllıklandırılmış ihracatın yıl sonu tahminimizi aşmış olması, ihracat performansımızın olumlu seyrini ortaya koymaktadır.
İhracat payı arttı
İhracatımızdaki artış yalnızca miktar bakımından değil, nitelik bakımından da önemli bir dönüşüme işaret etmektedir. 2000'li yılların başında orta-yüksek ve yüksek teknolojinin ihracatımızdaki payı %28 civarındayken, bugün geldiğimiz noktada bu yıl için bu pay %44’e yükselmiş durumdadır. Bunu %50’nin üzerine çıkardığımızda ekonomimizin niteliksel dönüşümü çok daha belirgin bir hale gelecektir.
Cari açığımızın ise savaş kaynaklı geçici yükselişe rağmen 2026 yılında %2,6 düzeyinde, oldukça yönetilebilir seviyede kalması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde ticaret diplomasisini güçlendirmeye, ürün ve pazar çeşitliliğini arttırmaya, markalaşmayı desteklemeye, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırmaya ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmaya devam edeceğiz.
Hizmet ihracatında yakaladığımız güçlü performansı da koruyarak dış dengemize katkı sağlayacağız. Önümüzdeki yıl cari açığımızın yeniden %2’nin altına inmesini bekliyoruz. Bölgesel gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ithalat değeri üzerindeki baskısı geçici olup dış ticaretimizi daha sağlam temellere kavuşturmak amacıyla ihracatı arttıran, enerji arz güvenliğini güçlendiren ve enerji ithalatına bağımlılığı azaltan politikalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Enerji bizim için en öncelikli alanlardan biri olmaya devam edecektir.
Orta Vadeli Program'la uyumlu şekilde dezenflasyon sürecini destekliyor, bütçe açığını kademeli olarak azaltıyor ve kamu borçluluğunu güçlü görünümünü koruyacak seviyede tutuyoruz. 2024 yılı Haziran ayında başlayan dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme kaydedilmiştir. 2026 yılında enerji ve emtia fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle dönemsel dalgalanmalar yaşansa da enflasyonun ana eğilimindeki iyileşme devam etmektedir.
Temel öncelik fiyat istikrarı
Programımızın temel önceliği fiyat istikrarıdır. Bu doğrultuda para politikasındaki kararlı duruş, mali disiplin ve gelirler politikalarıyla desteklenmeye devam edilecektir. Uzun bir aradan sonra Eylül ayında %30’un altına inen enflasyon oranının yıl sonunda %28,4 olacağını tahmin ediyoruz. Sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalar ile bu düşüşü devam ettireceğiz. Bu politika çerçevesiyle tüketici enflasyonunun 2027 yılı sonunda %21 seviyesine gerilemesini öngörüyoruz. Orta vadede ise kalıcı şekilde tek haneli enflasyona ulaşmayı hedefliyoruz.
Mali disiplin, fiyat istikrarı ve yapısal dönüşümü birlikte ilerleten bu yaklaşım, ekonomimizin dayanıklılığını güçlendirirken sürdürülebilir büyüme ve kalıcı sosyal refah hedeflerimize ulaşmamızın da temel güvencesi olmaktadır. Böylece üretim, verimlilik ve ihracat odaklı dönüşümümüzü sürdürerek fiyat istikrarıyla uyumlu, dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme anlayışımızı daha da güçlendireceğiz.
Kentsel dönüşüm ödeneği artırıldı
2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artışla 276 milyar liraya yükseltiyoruz. Tüketici enflasyonunun 2027 yılı sonunda yüzde 21 seviyesine gerilemesini öngörüyoruz. Orta vadede ise kalıcı tek haneli enflasyona ulaşmayı hedefliyoruz. 2027 yılında küresel görünümde beklenen iyileşmenin ve dış talepteki toparlanmanın katkısıyla büyümemizin yüzde 4,2 seviyesine yükseleceğini öngörüyoruz.





