İzmir’de emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklar ve sosyal haklara yönelik talepler bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, emekli aylıklarının mevcut yaşam koşulları karşısında yetersiz kaldığına dikkat çekmek amacıyla Konak’ta emekli vatandaşlarla bir araya geldi. Bu kapsamda SGK Binası önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Karasu, emeklilerin artan geçim sıkıntısına ve taleplerine vurgu yaptı. Öte yandan açıklamaya Yürüyüşe Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan ve çok sayıda partili katılım sağladı.
"AKP’Lİ VEKİLLER SAHAYA ÇIKAMIYOR"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu açıklamasında, “Siz emekli olduktan sonra rahat yaşamak istediniz. Çocuklarınıza zaman ayırmak istediniz. 24 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP iktidarı her yıl cebinizden almaya devam etti. Bu ülkenin emeklisi açlığa mahkum edildi. 17 milyon emeklimin ortalama maaşı 23 bin 500 lira. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. Cumhuriyet tarihinde ilk defa memur emeklisinin en düşük maaşı açlık sınırının altında kalmıştır. Emekli fitreye muhtaç edilmiştir. 24 yıllık AKP’nin emekliyi getirdiği durum budur. Emeklilerimiz çöp kovalarından gıda arıyor. Bu açıklamayı SGK il binasının önünde yapıyoruz. SGK başkanı çıkıp utanmadan diyor ki emekliler çok yaşıyor. Bu AKP iktidarının geldiği utanmazlığın örneğidir. Onlar 3Y ile mücadele edeceğini söyleyen AKP iktidarı vatandaşlarımızdan destek aldı. 24 yılın sonunda ne oldu? Emekli bu meydanda bir röportaj yapsa ve yaşadığını anlatsa evinden gözaltına alıyorlar. Yasaklarla mücadele edeceklerdi. Yoksullukla mücadele edeceklerdi, toplumu yoksulluğa mahkum ettiler. Yolsuzlukla mücadele edeceklerdi, ülkenin tüm kaynakları 5’li çetelere peşkeş çekiliyor. Bütçeler 86 milyonun ortak kasasıdır. İktidar o kasayı doğru dağıtırsa adalet olur. 2026 bütçesinde 2.7 trilyon faiz lobilerine gidiyor. Milyarlarca TL saraya harcanıyor. Bu bütçede emeklinin işçinin adı yoktur. Bu bütçe yandaşlara sermaye aktarım bütçesidir. Bu rant düzenine hep beraber dur diyeceğiz. Emekli her yerden AKP iktidarına sesleniyor, getir sandığı kim garibanmış görelim diyorlar. Bu ülkede kimsesiz olan, gariban olan AKP iktidarıdır. Sokağa çıkamayan AKP’li vekilleridir. Getirin sandığı gel beraber görelim. Emekli sizin yanınızda mıdır, karşınızda mıdır? 20 bin lira ile 28 bin lira arasında yapılacak zam tüm emeklilere yansıtılmalıdır. 5 emekli aldığı maaşı toplasa yoksulluk sınırını geçemiyor. Emeklinin tamamını açlık sınırına getirmek istiyorlar. Bu yılı AKP iktidarına dar edeceğiz. Emeklinin hakkını alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

"AY SONU DEĞİL HAFTASONUNU GETİREMİYORLAR"
Emeklilerin aldığı aylıkların enflasyon karşısında ezildiğini belirten CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Bugün burada bir rakamı değil, bir hayat gerçeğini konuşuyoruz. Bugün burada bir bütçe kalemini değil, insanların onur mücadelesini konuşuyoruz. Çünkü bu ülkede emekli artık geçinemiyor. Ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünüyor.
Eczaneye girerken tedirgin olan, pazarda her şeyi alamayan ya da yarım alan bir emekli gerçeği var. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş bir insan, torununa harçlık veremediği için başını öne eğmek zorunda mı?
İlaç alırken katkı payı hesaplamak zorunda mı? Elektrik faturasını ödeyince mutfağını kısmak zorunda mı? Bu düzen adil değil. Bu düzen emeğe saygı duyan bir düzen de değil. Bakın çok net, çok somut bir gerçek var. AKP iktidara ilk geldiğinde bu ülkenin emekli maaşı 8 çeyrek altın alabiliyordu. Bugün? 1,5 çeyrek altın alamıyor. Bu bir AKP İktidarının gerçeğidir. Bu emeklinin alım gücünün nasıl eridiğinin belgesidir” diye konuştu.
"EMEKLİNİN YANINDAYIZ"
“2002’de emeklimiz, bugünün parasıyla neredeyse 96 bin lira alım gücüne sahipti. Bugün ise geçim mücadelesi veriyor” diyerek sözlerine devam eden CHP İzmir İl Başkanı Güç, “İşte tablo bu. İşte AKP Hükümetinin yönetim anlayışının sonucu bu. Ve mesele sadece emekli meselesi de değil… Bu ülkede maaşlı çalışan işçilerimiz, memurlarımız, yani bu toplumun orta direği de aynı baskıyı yaşıyor. Ayın ortasında maaşı biten, borç içinde yaşam sürdüren, çocuğunun ihtiyaçlarını erteleyen bir çalışan gerçeği var. Emekli zor durumda. Çalışan zor durumda. Üreten kesim zor durumda. Ama iktidarın gündeminde halkın mutfağı yok. Pazarı yok. Faturası yok. Biz ne diyoruz? Emekli maaşı yaşamak için yeterli olacak, hayatta kalmak için değil. Emeklinin ilacından, muayenesinden katkı payı alınmayacak. Temel ihtiyaçlarda sosyal devlet vatandaşının yanında olacak. Çünkü sosyal devlet; zor zamanında vatandaşına sırtını dönen değil, elinden tutandır. Biz halkımızla inatlaşmayacağız. Biz halkın sesine kulak vereceğiz. Biz bu memlekette emekliyi de çalışanı da insanca yaşatacak bir düzen kuracağız. Emekliler sadaka değil, hak istiyor. Çalışanlar lütuf değil, emeğinin karşılığını istiyor ve biz bu hakkı savunmaya devam edeceğiz. Meydanlarda da savunacağız, Meclis’te de savunacağız. Çünkü bu ülkenin emeklisi de, çalışanı da yalnız değildir. Biz buradayız, yanlarındayız. Mücadelemiz onlar içindir” dedi.





