Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı açtığı davanın duruşması için 15 Ocak’ta Silivri’de toplanan yurttaşlara jandarmanın müdahalesi siyasetin gündemine oturdu. Müdahale sırasında yere yatırılarak sürüklenen, hatta kaburgası kırılan yurttaşların olması kamuoyunda geniş tepki doğurdu. CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, yaşananlara ilişkin yazılı soru önergesi vererek İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan açıklama talep etti. Bakan, güç kullanımının orantısızlığına ve yurttaşların ifade özgürlüğünün ihlal edilmesine dikkat çekti.

Kolluk kuvvetleri içinde tarikat/cemaat etkisi

Olayın ardından sosyal medyada yayılan görüntülerde, sert müdahalede bulunan bir jandarma subayının Menzil tarikatı ile bağlantılı olduğu iddiaları gündeme geldi. Jandarma Genel Komutanlığı ise yaptığı açıklamada, kalabalıktan gelen hakaretler ve mukavemet üzerine görevli personelden birinin münferit müdahalede bulunduğunun tespit edildiğini duyurdu. Bu açıklamayı yeterli bulmayan Murat Bakan, soru önergesinde idari soruşturma tamamlanmadan bu sonuca nasıl varıldığına dikkat çekerek, bu durumun emir-komuta zincirinin dışına çıkıldığını ve kurum içinde ciddi bir disiplin zafiyeti yaşandığını gösterip göstermediğini sordu.

CHP’li Bakan, Ali Yerlikaya’ya sordu:

1- 15 Ocak 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde yaşanan olaylarda toplam kaç jandarma personeli görev yapmıştır? Bu personelin rütbe ve görev dağılımı nedir?

2- Jandarma Genel Komutanlığı açıklamasında belirtilen “münferit müdahalede bulunan personel” kimdir? Sadece ilgili personelin münferit müdahalede bulunması nasıl açıklanmaktadır?

3- İdari soruşturma tamamlanmadan ilgili personelin “münferit müdahalede bulunduğu” kanısına nasıl varılmıştır?

4- Jandarma Genel Komutanlığı açıklamasında belirtilen “münferit müdahalede bulunan personel” ibaresi doğru ise, bu durum kurum içerisinde emir-komuta zincirinin ihlal edildiğini ve ciddi bir disiplin zafiyeti yaşandığını mı göstermektedir?

5- Müdahalede bulunan teğmen rütbeli jandarma subayının “bir cemaat veya yapı ile bağlantılı olduğu iddiaları” hakkında Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmış ise hangi sonuçlara ulaşılmıştır?

6- Müdahaleye maruz kalan vatandaşlarımız hakkında herhangi bir adli işlem başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa suçlamalar nelerdir?

7- İçişleri Bakanlığı; Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı başta olmak üzere Bakanlığa bağlı tüm birimlerde, tarikat ve cemaat yapılanmalarının varlığı ile bu yapıların herhangi bir siyasi odak veya çıkar grubu doğrultusunda hareket edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak hangi denetim, inceleme ve soruşturma mekanizmalarını işletmektedir? Bu kapsamda bugüne kadar başlatılmış idari veya adli soruşturma bulunmakta mıdır?

8- İçişleri Bakanlığı’nda cemaat/tarikat yapılanmaların önüne geçmek için gerekli tedbirlerin alınması, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti için tehdit oluşturacak ve halk egemenliğini tehlikeye atacak tüm yapılanmalara karşı gerekli önlemlerin alınması amacıyla tedbir alınacak mıdır?

Kaynak: Bülten