CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Alevi toplumunun yıllardır süren eşit yurttaşlık talebine rağmen, Cemevlerinin hâlâ “kültürel tesis” olarak tanımlanmasını kabul edilemez bulduğunu ifade etti. 22 Ocak’ta yayımlanan yönetmeliğin, çözüm üretmek yerine inkar siyasetini derinleştirdiğini savunan Kılıç, bu yaklaşımın teknik değil, doğrudan siyasi bir tercih olduğunu dile getirdi.
Devletin görevi tanımlamak değil, tanımaktır
Cami, kilise ve havraların yasalarda ibadethane olarak tanındığını hatırlatan Kılıç, aynı statünün Cemevlerinden esirgenmesinin açık bir eşitlik ihlali olduğunu vurguladı. Devletin görevine dikkat çekerek, inanç alanında tanımlayıcı değil, kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirtti.
Asimilasyonu kabul etmiyoruz
Alevi yurttaşların da bu ülkenin asli unsurları olduğunu hatırlatan Kılıç, vergisini veren, askerlik yapan, Cumhuriyete bağlı bireylerin sadece eşit yurttaşlık hakkı istediğini söyledi. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasının Anayasal bir zorunluluk olduğunu belirterek, ayrımcılığa, inkâra ve asimilasyona karşı kararlı duruşlarını sürdüreceklerini ifade etti.




