Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, tarım sektöründe alarm veren tabloyu her geçen gün daha da ağırlaştırıyor. Artan üretim maliyetleri, yüksek kredi faizleri, mazot ve gübre fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle ayakta kalmakta zorlanan çiftçiler, üretim araçlarını ve topraklarını satışa çıkarmak zorunda kalıyor. Sahibinden.com verilerine göre yalnızca İzmir’de satışa çıkarılan tarla sayısı 7 bin 478’e ulaştı. Kent genelinde yüzlerce dönüm tarım arazisinin ilana konulması, üreticinin toprağını koruyamaz hale geldiğini gözler önüne seriyor. Yine aynı verilere göre İzmir’de 770 traktör satış ilanında yer aldı. Çiftçinin en temel üretim aracı olan traktörlerin ikinci el piyasasına bu denli yoğun şekilde düşmesi, kırsaldaki ekonomik daralmanın boyutunu ortaya koydu. Uzmanlar, üreticinin artan borç yükü nedeniyle elindeki ekipmanı elden çıkarmaya başladığını belirtirken, birçok çiftçinin kredi ve icra baskısıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekiyor. İlandaki traktörlerin fiyatı ise en yüksek 7 milyon 500 bin TL iken en düşük de 72 bin 500 TL’ye satılıyor. Tarlaların fiyatı ise en yüksek 450 milyon TL iken en düşük fiyat ise 120 bin TL. Artan mazot fiyatları ve kontrol edilemeyen girdi maliyetleri karşısında bazı üreticiler çareyi traktörünü ve tarlasını satmakta ararken, ortaya çıkan bu devasa rakam sektörün içinde bulunduğu sıkışmışlığı gözler önüne seriyor.

Adnan Çobanoğlu-1

‘Ekonomik yüke dönüştürüyor’

Çiftçilerin, artan mazot fiyatları, gübre ve yem maliyetleri nedeniyle üretim yapamaz hale geldiklerini belirten Çiftçi Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu, “Özellikle küçük üreticiler birer birer üretimden kopuyor. Eskiden tarlasını ekip biçebilen çiftçi bugün traktörünü çalıştırmanın maliyetini bile karşılayamaz hale geldi. Mazot fiyatlarındaki sürekli artış, bakım giderleri ve yedek parça maliyetleri, traktörü üretim aracı olmaktan çıkarıp ağır bir ekonomik yüke dönüştürüyor. Üretici ise bütün bu maliyet artışlarına rağmen ürününü değerinde satamıyor. Birçok tarım ürünü hâlâ iki yıl önceki fiyatlarla, hatta bazı durumlarda daha düşük bedellerle alıcı buluyor. Özellikle kuru üzüm ve çekirdeksiz üzüm gibi İzmir ve Ege Bölgesi’nin önemli tarım ürünlerinde üretici ciddi zarar ediyor. Artan maliyetlere rağmen ürün fiyatlarının yerinde sayması, çiftçinin her hasat döneminde biraz daha borçlanmasına neden oluyor. Üretici, emeğinin karşılığını alamadığı için zarar ederek üretim yapmaya devam ediyor” dedi.

‘Yeni borçlar ediniyorlar’

Bu tablonun beraberinde iflasları getirdiğini aktaran Çobanoğlu, “Çiftçiler bir yandan bankalara olan kredi borçlarını çevirmeye çalışırken diğer yandan tarımsal üretimi sürdürebilmek için yeni borçlar almak zorunda kalıyor. Ancak gelir gider dengesinin tamamen bozulması nedeniyle birçok üretici artık borçlarını ödeyemeyecek noktaya geldiğini söylüyor. Bu nedenle çiftçiler, bankaların haciz ve icra işlemleriyle karşı karşıya kalmadan önce ellerindeki tarla ve traktörleri kendileri satışa çıkarmayı tercih ediyor. Çünkü icra yoluyla yapılan satışlarda malların çok daha düşük bedellere elden çıkacağını bilen üreticiler, en azından “üç beş kuruş fazla edebilir” düşüncesiyle kendi imkanlarıyla satış ilanı veriyor. Tarımın temel taşı olan küçük üreticinin sistemin dışına itilmesi ise yalnızca çiftçiyi değil, doğrudan gıda güvenliğini de tehdit ediyor. Bugün satışa çıkan her tarla ve her traktör aslında kırsalda büyüyen ekonomik çöküşün somut göstergesi” ifadelerini kullandı.

‘Yüksek faizle borçlanıyor’


Çiftçinin bugün traktörünü satışa çıkarmasının temel nedeninin, artan mazot maliyetleri olduğunu vurgulayan Adnan Çobanoğlu, “Son altı yılda mazot fiyatlarının yaklaşık yüzde 800 oranında artmış olması, tarımsal üretimin omurgasını oluşturan en kritik girdiyi katlanılamaz hale getirdi. Tarımda mazot yalnızca bir kalem gider değil; üretimin her aşamasının belirleyicisi. Tarlanın sürülmesinden ekime, gübre atımından ilaçlamaya, hasattan ürünün pazara taşınmasına kadar bütün süreç mazota bağlı. Dolayısıyla mazottaki her artış, doğrudan üretim maliyetine ve çiftçinin cebine yansır. Küçük ve orta ölçekli üretici için bu artış, artık yönetilebilir bir gider olmaktan çıkmış durumda. Sezon başında mazot deposunu doldurmak bile ciddi bir finansman gerektiriyor. Üretici ya yüksek faizle borçlanıyor ya da ekim alanını daraltıyor. Borçlanma arttıkça risk büyüyor; risk büyüdükçe üretimde kalmak daha da zorlaşıyor. Çiftçi, daha tarlasına girmeden zarar ihtimalini hesaplamak zorunda kalıyor. Bu psikolojik ve ekonomik baskı, üretim motivasyonunu da zayıflatıyor” diye konuştu.

ferdan çiftçi-1

'Üretici üretimden uzaklaşıyor’

Benzer satış ilanlarının giderek daha fazla karşımıza çıkmaya başladığını belirten Yüksek Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi, “Çiftçiler uzun yıllardır, on yıldan fazla süredir artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları kıskacı altında üretim yapmaya çalışıyor. Bu baskı çiftçiyi bugünlere kadar getirdi. Dayanabilenler üretimi sürdürdü, getirebilenler bu noktaya kadar getirdi; ancak getiremeyenler üretimden ayrıldı, tarımdan koptu. Bu durum açıkça bir üretimden kopuşa işaret ediyor. Vazgeçenler var. Asıl soru ise yerlerine yenilerinin gelip gelmeyeceği. Belki komşusu alırsa, belki bir başkası devam ettirebilirse üretim bir şekilde sürecek. Ancak net olan şu ki çiftçi giderek üretimden uzaklaşıyor” dedi.

Kaynak: Filiz Erol