Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik vize muafiyetinin yürürlüğe girmesi, Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren turizm paydaşlarında belirgin bir hareketlilik ve iyimserlik oluşturdu. Yeni uygulamayla Çin vatandaşları, her 180 günlük dönem içinde 90 güne kadar vizesiz olarak Türkiye’ye seyahat edebilecek. Sektör temsilcileri, bu kolaylığın özellikle uzak pazarlardan gelen ziyaretçiler için Türkiye’yi daha cazip hale getireceği görüşünde.

Turizmciler, vize muafiyetinin yalnızca sayısal artış değil, aynı zamanda nitelikli turizm açısından da Ege’ye katkı sunmasını bekliyor. Bölgenin tarih, kültür, gastronomi ve doğa temelli zenginliği, Çinli turistlerin seyahat tercihleriyle örtüşen önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.

Kültür ve gastronomi öne çıkıyor

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkan Yardımcısı Orhan Belge, Çin pazarının Egeli turizmciler için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Ege’nin yalnızca deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını vurgulayan Belge, bölgede antik kentlerden yerel mutfağa, doğa turizminden alternatif rotalara kadar geniş bir yelpaze bulunduğunu ifade etti.

Belge, Kovid-19 salgını öncesinde Çin’den Ege’ye kayda değer sayıda turist geldiğini, ancak pandeminin ardından bu rakamların ciddi biçimde düştüğünü hatırlatarak, vize muafiyetinin bu kaybı telafi edebileceğini söyledi. Çinli turistlerin ağırlıklı olarak kültür ve gastronomiye ilgi gösterdiğini dile getiren Belge, “Çinli misafirler ilgi gördüklerinde ve iyi ağırlandıklarında tekrar geliyor, hatta çevrelerini de yönlendiriyor. Ege bu anlamda çok güçlü. Hizmet kalitemizde bir eksiklik yok. Vize muafiyetiyle birlikte Çin pazarının yeniden canlanacağını hissediyoruz,” dedi.

Belge ayrıca, büyük acenteler ve tur operatörleriyle görüşmelerin sürdüğünü, özellikle ilkbahar aylarından itibaren bölgede Çinli turist sayısında artış beklediklerini sözlerine ekledi.

TÜRSAB: “Altyapı olarak hazırız”

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Karadeveci de Çin pazarının Türkiye turizmi açısından uzun süredir önem taşıdığını söyledi. Karadeveci, Çinli turistlerin genellikle kültür turlarını tercih ettiğini, Anadolu’yu kapsayan rotalarda İzmir ve çevresinin yer almasının beklendiğini ifade etti.

Ege Bölgesi’nin bu talebe yanıt verebilecek altyapıya sahip olduğunu belirten Karadeveci, özellikle Çeşme ve çevresinin Çinli turistler tarafından ilgi gördüğünü dile getirdi. Rehberlik hizmetleri ve yemek kültürünün Çinli ziyaretçiler için önemli olduğunu vurgulayan Karadeveci, bu alanlarda hazırlıkların sürdüğünü, rehber sayısının artırılması için çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Karadeveci, “Çinli bir turistin bölgeye gelmesi, genellikle devamının da gelmesi anlamına geliyor. 3–4 günlük bir konaklama bile Ege’yi tanımaları için önemli bir fırsat. Bu pazar büyüdükçe Ege turizmi de katlanarak gelişecektir,” değerlendirmesinde bulundu.

Beklenti temkinli ama umutlu

Sektör temsilcileri, vize muafiyetinin etkilerinin kısa sürede hissedilmeye başlanabileceğini ancak sürecin doğru tanıtım ve sürdürülebilir planlamayla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Turizmciler, Çin pazarına yönelik tanıtım faaliyetlerinin artması, dil ve rehberlik altyapısının güçlendirilmesi ve kültür odaklı ürünlerin öne çıkarılması halinde Ege’nin bu yeni dönemi kalıcı bir kazanca dönüştürebileceği görüşünde birleşiyor.

Kaynak: AA