Türkiye genelinde 2 milyon 425 bin 628 adayın katıldığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) tamamlandı. Milyonlarca öğrencinin geleceğini yakından ilgilendiren sınav süreci, bu yıl da çeşitli tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı sınav merkezlerinde gözetmen eksikliği yaşandığı yönündeki iddialar gündeme gelirken, eğitim sendikaları öğretmenlerin sınav görevlerine olan ilgisinin giderek azaldığına dikkat çekti.
Sorumluluk çok, para az
Düşük görev ücretleri, ağır sorumluluklar, yoğun güvenlik uygulamaları ve artan iş yükünün öğretmenleri gözetmenlik görevlerinden uzaklaştırdığı belirtilirken, sınavların sağlıklı yürütülmesi açısından mevcut uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Sınav süreçlerinde öğretmenlerin çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Veli-Der İzmir Temsilcisi Kalafat, öğretmenlerin hafta sonlarını kapsayan sınav görevlerini düşük ücretlerle ve büyük sorumluluk altında yerine getirdiğini belirtti. Kalafat, "Sınav süreçlerinin bir diğer önemli paydaşı olan öğretmenler son zamanlarda ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Öğretmenler, hafta sonlarını kapsayan sınav görevlerini büyük bir sorumluluk altında ve oldukça düşük ücretlerle yerine getirmekte. Görev sırasında yapılabilecek en küçük hata dahi ciddi sonuçlar doğurabildiğinden, birçok öğretmen gözetmenlikten kaçınmayı tercih etmekte" şeklinde konuştu.

Ne anahtar ne telefon
Sınav binalarına girişlerde yaşanan teknik aksaklıklar ve güvenlik uygulamalarının öğretmenler üzerinde gereksiz stres yarattığını kaydeden Kalafat, bu durumun öğrencilerin sınav psikolojisini de olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekti. Ayrıca Kalafat, öğretmenlerin arabalarının anahtarlarını dahi sınav binasına sokamadığını, maruz kaldıkları uygulamaların ise görev motivasyonunu düşürdüğünü söyleyerek, “Özellikle sınav binalarına girişlerde yaşanan teknik aksaklıklar ve güvenlik uygulamaları, sınavın sağlıklı şekilde yürütülmesinden sorumlu öğretmenlerin gereksiz yere strese girmesine neden olmaktadır. Arabasının anahtarını dahi sınav binasına sokamayan öğretmenlerin maruz kaldığı uygulamalar, görev motivasyonunu olumsuz etkilemekte. Sınava giren öğrenciler salona hangi şartlarda alınıyorsa öğretmenler de aynı kontrollerden geçiyor. Arabasıyla görevli olduğu okula giden öğretmen arabasının anahtarıyla binaya bile alınmıyor” diye konuştu.
‘Gerginleşebiliyor’
Sınavda görevlendirilecek öğretmen bulmakta zorlanan yetkililerin öğretmenlik haricinde farklı kurumlarda görev yapan memurları da göreve çağırdığını aktaran Kalafat, “Gelen memurlar ise sınav tecrübesinden çok da anlamadığı için hangi belgeleri nasıl kontrol edeceğini, o belgeleri ne yapacağını bilemiyor. Ayrıca tüm bu işlemleri de kendisine verilen kısıtlı sürede yapmak zorunda. Sınav öncesinde yaşanan bu gerilim, öğrencilerin de psikolojisine de yansıyor. Görevliyi stresli ve gergin gören öğrenci de geriliyor ve okuduğu sorulara yoğunlaşmakta zorlanıyor. Yani gergin bir salon görevlisi, salondaki öğrencilerin geleceğini de olumsuz etkileyebiliyor” ifadelerini kullandı. Pedagojik formasyona sahip olmayan bazı kamu çalışanlarının sınav görevlisi olarak görevlendirildiğine değinen Kalafat, öğrencilerin sınav anındaki stresinin en aza indirmek için deneyimli gözetmenlerin görevlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Pedagojik formasyona sahip olmayan bazı kamu çalışanlarının sınav görevlisi olarak görevlendirilmesi konusu dikkatle değerlendirilmeli. Unutulmamalıdır ki sınava giren öğrencilerimiz gelişim çağındadır ve pedagojik açıdan çocuk olarak değerlendirilmeli. Bu nedenle sınav süreçlerinde ortaya çıkan sorunlara yalnızca güvenlik merkezli yaklaşımlarla değil, eğitimsel ve pedagojik bir perspektifle çözüm üretilmelidir” şeklinde konuştu.

‘Sistem değiştirilmeli’
Öğretmenlere sınav girişlerine uygulaman güvenlik uygulamalarının yakışıksız olduğunu belirten Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen ise, “YKS'de bazı merkezlerde gözetmen eksikliği yaşandığı yönündeki iddialar son derece dikkat çekicidir. Konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmamış olsa da öğretmenlerin sınav görevlerine ilgisinin azalmasında düşük görev ücretleri, artan iş yükü ve öğretmenlere yönelik gereksiz bürokratik uygulamaların etkili olduğu bilinmektedir. Bu konuda da harcanan yoğun mesai ile ödenen ücret arasındaki uçurum, eğitim emekçilerinin karşı karşıya bırakıldığı emek sömürüsünü bir kez daha ortaya koymaktadır. Eğitim emekçilerinin emeğinin karşılığını aldığı, mesleki saygınlığının korunduğu ve çalışma koşullarının iyileştirildiği bir sistem oluşturulmadıkça benzer sorunların yaşanması kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.
2.4 milyon öğrenci
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), Türkiye genelinde 81 il ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da 254 sınav merkezinde düzenlenen 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) iki oturumda yapıldı. YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi'nin (TYT) cumartesi günü tamamlanan sınavına 2 milyon 425 bin 628 aday girerken ikinci oturum olan Alan Yeterlilik Testleri’nde (AYT) ise 1 milyon 627 bin 960 aday ter döktü. Toplam 4 bin 400 bina ve 86 bin 761 salonda düzenlenen sınavda 227 bin 380 kişi görev yaptı. Sınavlar ise 3’er saat sürdü. Sınav binalarında görev alan memurlar 08:30 – 15:00 arasında binalarda yer alırken oturum başına da yaklaşık 2 bin lira ödeme aldı.





