Körfez'de ABD ile İran arasında aylarca süren çatışmaların barış ile sona ermesi, yatırımcıları bir kez daha güvenli liman altına yönlendirirken, dolar da bu yükselişten etkilenerek rekorlar kırmaya başladı. Uluslararası piyasalarda spot altın, gelen güçlü taleple birlikte yüzde 1,4 ila 1,5 bandında yükselerek ons başına 4316 - 4322 dolar seviyelerine tırmandı. Altının ons bazındaki bu küresel yükselişine, içeride dolar kurunun güçlü seyri de eklenince Türkiye'deki altın fiyatları çifte kavrulmuş bir artış yaşadı. Savaş ortamının sona ermesi bölge ülkelerini sevindirirken, bu barışın altın fiyatlarını yükseltmesi düğün yapacakları üzdü. Yakınlarının düğünü için altının 4 bin doların aşağısına inmesini bekleyen vatandaşlar barış süreciyle birlikte 4330 dolara çıkan fiyatlarla adeta şok oldu. Geçmiş yıllarda en popüler takı olan çeyrek altının fiyatı 10 bin 500 TL barajını aşması hem evlenecek çiftlerin maliyet yükünü artırdı hem de düğüne davetli olan vatandaşın bütçesini zorlamaya başladı.

Ayhan Bülent Toptaş-3

‘İstikrar’ yükselişi

Savaş öncesi dönemde altın fiyatlarında ciddi bir yükseliş yaşandığını söyleyen Ekonomist Ayhan Bülent Toptaş, “Çatışmaların başlamasına kadar geçen süreçte altının gram fiyatı tarihi seviyelere ulaştı. Ancak savaşın şiddetlenmesiyle birlikte piyasalarda ilginç bir tablo ortaya çıktı. Genel beklenti jeopolitik risklerin artmasıyla altının yükselmeye devam etmesi yönündeydi. Fakat sahada farklı bir dinamik işledi. Çatışmalar yoğunlaştıkça petrol fiyatları yükselirken altın fiyatlarında geri çekilmeler yaşandı. Bununla ilgili iki temel değerlendirme öne çıktı. Birincisi, enerji maliyetlerinin artmasıyla birlikte yatırımcıların ve büyük fonların nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla altın pozisyonlarında satışa gitmeleri oldu. İkinci değerlendirme ise portföy yönetimi açısından yapıldı. Savaş sürecinde altının portföylerdeki ağırlığının artması nedeniyle risk dengesini korumak isteyen yatırımcıların kâr realizasyonu yaparak altın satışına yöneldiği ifade edildi. Çatışmaların şiddeti arttıkça petrol fiyatları yükseliyor, buna karşılık altın fiyatları baskı altında kalıyordu. Ancak çatışmaların sona ermesiyle birlikte piyasalarda daha istikrarlı bir ortam oluşacağı ve altının yeniden güçlü bir yükseliş trendine gireceği yönünde beklentiler oluştu” diye konuştu.

Eşyalara dolar zammı

Her yıl yaz döneminde düğünler nedeniyle altın fiyatlarının zaten arttığını açıklayan Ayhan Bülent Toptaş, “Şimdi bu yükselişe, küresel piyasalarda altına yönelişle birlikte yaşanan artış eklendi. Bu artışın yaz boyu sürmesi bekleniyor. Dolayısıyla düğün yapacak çiftler alacakları beyaz eşya, mobilya gibi ithal ürünler nedeniyle dolar bazlı zamlarla karşılaşırken aileler ile evleneceklerin akrabaları, arkadaşları ve yakınları da tak töreni için alacakları çeyrek, yarım veya tam altındaki zamlar nedeniyle zorlanacak. Açıkçası yaşanan barış ortamı dünya liderlerini ve komşu ülkeleri sevindirirken düğün hazırlığı yapanları ve düğüne gidecekleri üzecek gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

‘Ralli henüz başlamadı’

Bugün gelinen noktada yükseliş trendinin henüz tam anlamıyla gerçekleşmediğini belirten Toptaş, “Petrol fiyatları gerilese ve savaş kaynaklı riskler azalsa da altında beklenen güçlü rallinin başladığını söylemek zor. Piyasalar hâlâ temkinli bir görünüm sergiliyor ve yatırımcılar küresel ekonomik gelişmeleri yakından takip ediyor. Öte yandan altının uzun vadeli görünümüne ilişkin olumlu beklentiler devam ediyor. Son dönemde merkez bankalarının yaptığı anketler ve açıklamalar, birçok ülkenin rezervlerini çeşitlendirme amacıyla altın alımlarını sürdürmeyi planladığını gösteriyor. Bu da altın talebini destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Altının ons fiyatı için 6 bin dolar, hatta daha yüksek seviyeler telaffuz ediliyor. Ancak bu rakamlara ne zaman ulaşılacağı ve yükselişin hangi hızda gerçekleşeceği konusunda net bir öngörüde bulunmak mümkün değil” dedi.

Hüsnü Erkan 1

‘Pahalılığın nedeni istikrarsızlık’

Bugün konuşulan barış girişimlerinin etkisinin hala net olmadığını aktaran Ekonomist Prof. Dr. Hüsnü Erkan, “Sürecin kırılgan olduğu ve her an bozulabileceği de bir gerçek. Ancak bütün belirsizliklere rağmen savaşın durdurulması ve tarafların bir anlaşmaya varması, her şeyden önce insanlık adına büyük önem taşıyor. Çünkü dünyanın geleceği sürekli savaşlar ve çatışmalar üzerine inşa edilemez. Kalıcı refahın, güvenliğin ve istikrarın yolu barıştan, uzlaşmadan ve diplomatik çözümlerden geçiyor. Yaşadığımız pahalılık ve ekonomik sıkıntıların arkasında da bu küresel istikrarsızlığın önemli bir payı bulunuyor. Türkiye açısından bakıldığında ise bölgede sağlanacak her barış ortamı stratejik ve ekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Barış, ticaretin gelişmesini, ekonomik ilişkilerin güçlenmesini ve toplumların refah seviyesinin yükselmesini sağlar. Savaş ise yalnızca cephedeki taraflara değil, çevresindeki bütün ülkelere ekonomik ve sosyal maliyetler yükler” diye konuştu.

Kaynak: Filiz Erol