Kara tahtalardan akıllı ekranlara uzanan eğitim süreci, yapay zekâ teknolojilerinin etkisiyle yeni bir döneme giriyor. Öğrencilerin öğrenme hızına göre şekillenen içerikler, analiz sistemleri ve akıllı eğitim araçları eğitim dünyasında giderek daha fazla yer alırken, İzmir’in köklü eğitim kurumlarından Maksimum VİP Akademi’nin kurucu ortaklarından eğitimci Sertan Üze, yapay zekânın eğitimdeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Yapay zekâ ciddi zaman kazandırıyor”
Yapay zekânın artık eğitimde vazgeçilmez hale geldiğini belirten Üze, önemli olanın teknolojiyi nasıl kullanıldığı olduğunu söyledi. Yapay zekânın bilgiye erişimi hızlandırdığını ifade ederek, öğrencilerin saatler sürecek araştırmalarla ulaşabileceği verilere saniyeler içinde erişebildiğini kaydetti. Doğru kullanımın öğrencilere ciddi zaman avantajı sağladığını vurgulayan Üze, teknolojinin yalnızca kopya amacıyla kullanılmasının ise eğitime katkı sunmayacağını söyledi.
Öğrenme oranı artıyor ancak kalıcılık sorunu yaşanıyor
Yapay zekâ destekli eğitim süreçlerinin öğrenme oranlarını artırdığına dikkat çeken Üze, bu sistemlerin uzun vadeli öğrenmede tek başına yeterli olmayabileceğini belirtti. Akıllı tahtalar ve dijital uygulamalar sayesinde Türkiye’nin yapay zekâ kullanımına yakın bir altyapıya sahip olduğunu ifade ederek, teknik altyapının güçlü olduğu sınıflarda öğrencilerin öğrenme oranlarının yüzde 50 seviyelerine kadar çıkabildiğini söyledi. Ancak bir süre sonra bilgilerin kalıcı öğrenmeye dönüşmesinde sorun yaşandığını kaydeden Üze, başarı oranlarının zamanla yüzde 18 seviyelerine kadar düşebildiğini aktardı.
“Analizi yapmak değil doğru okumak önemli”
Yeni nesil ders çalışma yöntemlerinin yapay zekâ ile birlikte değiştiğini belirten Üze, artık önemli olanın yalnızca analiz yapmak olmadığını ifade etti. Maksimum VİP Akademi’de güncel eğitim yazılımlarını kullandıklarını söyleyerek, yapay zekâ destekli analizlerle öğrencilerin hata türlerinin belirlenebildiğini kaydetti. Bilgi eksikliği, dikkat hatası veya işlem hatası gibi ayrımların yapılabildiğini ifade eden Üze, sonrasında öğrenciye özel materyal ve soru bankaları hazırlandığını söyledi. Yapay zekânın sunduğu sonuçların eğitim koçları ve rehber öğretmenler tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, sürecin yönetiminde insan desteğinin hâlâ belirleyici olduğunu dile getirdi.

“Her çocuk farklıdır”
Yapay zekânın bireysel çalışma planları oluşturabildiğini ancak öğrencilerin sosyal ve psikolojik durumlarını değerlendirmede yetersiz kaldığını belirten Üze, her çocuğun farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu söyledi. Yeni neslin dikkat süresinin giderek kısaldığına dikkat çekerek, çocukların hızlı tüketim kültürüyle büyüdüğünü ifade etti. Mevcut ders sürelerinin bile uzun kaldığını savunan Üze, daha kısa ders süreleri ve daha az kalabalık sınıfların öğrenciler açısından daha verimli olabileceğini kaydetti.
“Yapay zekâ bilgileri mutlaka doğrulanmalı”
İnternette yer alan her bilginin doğru olmadığını belirten Üze, yapay zekâdan alınan bilgilerin de farklı kaynaklarla teyit edilmesi gerektiğini söyledi. Teknolojinin dikkat dağınıklığını artırdığına dikkat çekerek, çözümün teknolojik detoks, ekran süresinin azaltılması ve uzman desteği olduğunu ifade etti. Yapay zekânın bu konuda tek başına çözüm olmayacağını vurguladı.
“Eğitimde insana dokunacak olan yine insan”
Eğitim sisteminin değişen öğrenci profiline göre dönüşmek zorunda olduğunu belirten Üze, yapay zekânın güçlü bir yardımcı olacağını ancak öğretmenin yerini alamayacağını söyledi. İnsanların yalnızca bilgiden ibaret olmadığını, duygusal zekânın da eğitim sürecinde önemli rol oynadığını belirterek, yapay zekânın öğrencilerin iç dünyasını tam anlamıyla anlayamayacağını ifade etti. Yapay zekânın analiz yapabileceğini ve bilgiye hızlı erişim sağlayabileceğini kaydeden Üze, öğrenciyi çalışmaya yönlendirme, disiplin oluşturma ve motivasyon sağlama noktasında insan etkisinin vazgeçilmez olduğunu söyledi. Bilimsel araştırmaların yapay zekânın düşünce tembelliği ve yaratıcılık kaybına yol açabileceğini gösterdiğini de belirterek, teknolojinin bilinçli ve doğru yerde kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.





