Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin ihracat performansını düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda, ihracatta tarihi bir başarıya imza atıldığı vurgulanırken, ihracatçıların önündeki en büyük engellerin ise düşük döviz kuru, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, yüksek maliyetler ve artan işçilik giderleri olduğu ifade edildi. EİB yönetimi, Temmuz ayında yıllık ihracatta 19 milyar dolar seviyesini aşarak yeni bir rekora ulaşmayı hedeflediklerini açıklarken, bu hedefin sürdürülebilir olması için ekonomi yönetiminden yeni destek mekanizmalarının devreye alınmasını talep etti.
Haziran ayında 87 yıllık tarihin en yüksek aylık ihracatı
EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin değerlendirmesinde, haziran ayında gerçekleştirilen 1 milyar 744 milyon dolarlık ihracatın birlik tarihinin en yüksek aylık ihracat rakamı olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.
Öztürk, söz konusu performansın EİB'nin 87 yıllık tarihinde ulaşılan en yüksek aylık ihracat değeri olduğunu belirterek, önceki rekorun 2024 yılı mart ayında 1 milyar 729 milyon dolarla kırıldığını, haziran ayında ise bu seviyenin yüzde 22'lik artışla geride bırakıldığını ifade etti.
Hedef Temmuz ayında 19 milyar doları aşmak
Son bir yıllık dönemde Türkiye ekonomisine yaklaşık 18 milyar 945 milyon dolar döviz kazandırdıklarını dile getiren Öztürk, dört yıldır korunan 18,5 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkıldığını belirtti.
Temmuz ayı itibarıyla yıllık ihracatta 19 milyar dolar barajının aşılmasını hedeflediklerini kaydeden Öztürk, bunun yalnızca Ege Bölgesi açısından değil, Türkiye ihracatı adına da önemli bir eşik olacağını vurguladı.
İhracatçılar zorlu ekonomik koşullara dikkat çekti
Basın toplantısında konuşan Öztürk, ihracatçıların yüksek enflasyon, düşük döviz kuru, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, küresel savaşlar ve artan jeopolitik risklere rağmen üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını söyledi.
Özellikle Türk lirasının aşırı değerli seyretmesinin ihracatçıların rekabet gücünü zayıflattığını belirten Öztürk, maliyetlerin önemli ölçüde arttığını ve bunun uluslararası pazarlarda fiyat rekabetini zorlaştırdığını ifade etti.
Döviz dönüşüm desteği artırılsın çağrısı
EİB yönetimi, ihracatçının rekabet gücünün korunabilmesi için ekonomi yönetimine çeşitli önerilerde bulundu.
Birlik başkanları, Merkez Bankası tarafından uygulanan Döviz Dönüşüm Desteği oranının yükseltilmesini talep ederek, mevcut uygulamanın ihracatçılar üzerindeki kur baskısını hafifletmede yetersiz kaldığını dile getirdi.
İhracat gelirlerinin Türk lirasına çevrilmesi sürecinde sağlanan desteğin artırılmasının hem ihracatçıların finansal yapısını güçlendireceği hem de ihracatın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağı ifade edildi.
Reeskont kredi limiti için yeni talep
İhracat finansmanının güçlendirilmesi amacıyla reeskont kredilerinde günlük limitin 5 milyar TL'ye çıkarılmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Öztürk, bu rakamın daha da artırılması gerektiğini söyledi.
Günlük limitin 6 milyar TL seviyesine yükseltilmesinin ihracatçının finansmana erişimini kolaylaştıracağını belirten Öztürk, özellikle üretim yapan firmaların işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasında bu düzenlemenin önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Emek yoğun sektörler için 5 bin TL istihdam desteği önerisi
Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de artan işçilik maliyetleri oldu.
Özellikle emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmaların yükselen personel giderleri nedeniyle ciddi baskı altında bulunduğunu belirten EİB yönetimi, çalışan başına verilen istihdam desteğinin 5 bin TL seviyesine çıkarılmasını istedi.
Bu desteğin özellikle ihracat odaklı üretim yapan işletmelerin istihdamını koruması açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Sanayi, tarım ve madencilikte güçlü büyüme
Haziran ayı ihracat rakamlarını sektörler bazında da değerlendiren Muhammet Öztürk, sanayi sektörlerinin ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artışla 897 milyon dolara ulaştığını açıkladı.
Tarım sektörleri ise yüzde 22'lik artışla 679 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, madencilik sektöründe dikkat çekici bir performans sergilendi. Madencilik ihracatı yüzde 49 artış göstererek 168 milyon dolara yükseldi.
Sektörel bazda yaşanan artışların Ege Bölgesi ihracatının dengeli bir şekilde büyümeye devam ettiğini gösterdiği ifade edildi.
Ege Bölgesi'nin ihracatı 42,8 milyar dolara ulaştı
Ticaret Bakanlığı'nın faaliyet illeri istatistiklerine göre Ege Bölgesi'nin toplam ihracatının 42,8 milyar dolara ulaştığını belirten Öztürk, EİB bünyesindeki ihracatçı sayısında da artış yaşandığını söyledi.
Yılın ilk altı ayında EİB çatısı altında faaliyet gösteren 5 bin 463 ihracatçının dış satıma katkı sunduğunu ifade eden Öztürk, aynı dönemde 210 yeni firmanın ihracat ailesine katıldığını belirtti.
Yeni ihracatçı firmaların tek başına 68 milyon dolarlık döviz girdisi sağladığını aktaran Öztürk, bunun ihracat tabanının genişlediğini gösteren önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi.
215 ülke ve bölgeye ihracat
EİB'nin yılın ilk yarısında dünyanın geniş bir coğrafyasına ihracat gerçekleştirdiğini belirten Öztürk, toplam 215 ülke ve gümrüklü bölgeye ürün gönderildiğini açıkladı.
Bu ülkelerin 115'inde ihracatın artırıldığını söyleyen Öztürk, en fazla ihracat yapılan pazarların Almanya, ABD ve İtalya olduğunu kaydetti.
Yeni dönemin odağı yapay zekâ ve dijital dönüşüm
Küresel ticarette yalnızca üretmenin artık yeterli olmadığını belirten Öztürk, ihracatta katma değeri artıracak yeni üretim modellerine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Bu kapsamda EİB'nin yılın ikinci yarısında yapay zekâ uygulamaları, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında yürütülecek projelere ağırlık vereceğini açıklayan Öztürk, teknolojik dönüşümün ihracatçının uluslararası rekabet gücünü artıracak en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.
"İhracat yeniden büyümeye katkı sağlamalı"
Konuşmasının sonunda ihracatın Türkiye ekonomisindeki rolüne dikkat çeken Muhammet Öztürk, son altı çeyrektir ihracatın ekonomik büyümeye pozitif katkı sunamadığını belirtti.
İhracatın yeniden büyümenin lokomotiflerinden biri haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, kur politikası, finansman olanakları ve üretim maliyetlerini dengeleyecek desteklerin artırılması halinde Türkiye'nin ihracatta çok daha güçlü bir performans sergileyebileceğini ifade ederek, "İhracatın yeniden büyümeye pozitif katkı sağladığı bir döneme girmeyi arzu ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.





