Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Çin'e yönelik ihracatını son üç yılda önemli ölçüde artırdı. Birliğin Çin'e ihracatı 300 milyon dolardan 516 milyon dolara yükselirken, Türkiye'nin Çin'e yaptığı toplam ihracatın yaklaşık yüzde 21'i EİB üyeleri tarafından gerçekleştirildi. Orta vadede Çin'e ihracatını 1 milyar dolara çıkarmayı hedefleyen EİB, Türk ihracatçılarının Çin pazarındaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
China-Eurasia Expo 2026'ya milli katılım
EİB, bu hedef doğrultusunda 25-29 Haziran 2026 tarihleri arasında Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de düzenlenecek China-Eurasia Expo 2026 Fuarı'na milli katılım organizasyonu gerçekleştirecek. Fuarda Türk firmalarının yanı sıra tekstil ve tarım sektörlerini temsil edecek ortak stantlar da yer alacak. Organizasyonda Mehmet Türkel Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., Balizza Giyim ve Karafırın'ın yanı sıra tekstil ihracatçı birliklerinin ortak katılımıyla oluşturulan Turkish Textile standı ile Ege İhracatçı Birlikleri gıda sektörlerinin ortak katılımıyla hazırlanan EİB Tarım standı ziyaretçileri ağırlayacak.
"Çin ihracat için de yakın bir pazar"
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye'nin Çin'e yaklaşık 3,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, buna karşılık Çin'den yapılan ithalatın 50 milyar dolara yaklaştığını belirtti. İki ülke arasındaki dış ticaret açığının yaklaşık 46,3 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ifade ederek, Çin'in yalnızca ithalat yapılan değil, ihracat açısından da önemli fırsatlar sunan bir pazar olduğunu vurguladı. 2026 yılının Türkiye ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55'inci yılı olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu kapsamda son yıllarda Çin'e yönelik milli katılım organizasyonları, ticaret heyetleri ve iş birliği programlarının artırıldığını kaydetti.
İkinci büyük organizasyon Şanghay'da yapılacak
EİB'nin Çin pazarına yönelik faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Öztürk, 2025 yılında Çin'de üç ayrı fuarda milli katılım organizasyonu düzenlediklerini, 2026 yılında ise Xiamen Stone Fair'e milli katılım sağladıklarını hatırlattı. Urumçi'deki organizasyonun ardından kasım ayında China International Import Expo kapsamında Şanghay'da da geniş katılımlı yeni bir milli katılım organizasyonunun gerçekleştirileceğini bildirerek, bu çalışmalarla Türk ürünlerinin Çin pazarındaki görünürlüğünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
"Ticari iş birliklerine katkı sağlayacak"
Öztürk, Çin'in batıya açılan kapısı konumundaki Urumçi'nin Orta Asya ve Avrasya coğrafyasına erişimde stratejik bir merkez olduğunu belirterek, burada gerçekleştirilecek milli katılım organizasyonunun Türk ürünlerinin Çin pazarındaki bilinirliğini artıracağını dile getirdi. Organizasyonun sürdürülebilir ve uzun vadeli ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunacağını ifade ederek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 50 milyar dolara ulaştığını söyledi. Türkiye'nin Çin'e yalnızca hammadde ve maden ürünleri değil, makine, otomotiv yan sanayi, tekstil ve diğer katma değerli ürünleri de ihraç ettiğini belirten Öztürk, Çin'den ise ileri teknoloji ürünleri ve endüstriyel ekipman ithal edildiğini, bu yapının iki ülke ekonomisinin birbirini tamamlayan özelliklere sahip olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.





