Sulawesi Adası’nda keşfedilen ve yaklaşık 67.800 yıl öncesine tarihlenen şablonlu bir el resmi, bugün itibarıyla dünyanın bilinen en eski mağara sanatı olarak kabul ediliyor. Araştırmacılara göre bu bulgu, insanlığın soyut düşünme ve sembolik ifade kapasitesinin Avrupa merkezli bir “ani uyanış”tan çok daha önce ve çok daha geniş bir coğrafyada geliştiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.

Pençeye dönüşen el: Sembolik niyet açık

Mağara duvarında yer alan kırmızımsı-bordo pigmentli el şablonunda en az dört parmak seçilebiliyor. Ancak dikkat çekici olan, parmakların doğal biçimde değil, pençe benzeri bir motif oluşturacak şekilde düzenlenmiş olması. Bilim insanları, bunun basit bir el izi değil; bilinçli bir dönüşüm ve anlatım olduğunu vurguluyor. Yani sanatçı, pigmenti püskürtmekle yetinmemiş; parmak hatlarını daraltıp uzatarak görsel bir fikir üretmiş. Bu yönüyle eser, hayal gücünün, anlatının ve sembolizmin çok erken bir tarihte devreye girdiğine işaret ediyor.

Avrupa merkezli anlatı sarsılıyor

Çalışmanın ortak yürütücülerinden Adam Brumm (Griffiths Üniversitesi), bulgunun Nature’da yayımlanan sonuçlarının, “insanlığın uyanışı”nın Avrupa’da başladığı tezini zayıflattığını söylüyor. Brumm’a göre Sulawesi’deki keşifler, modern insan davranışının —anlatı sanatı dahil— Güneydoğu Asya’da çok daha erken bir tarihte mevcut olduğunu kanıtlıyor. Benzer şekilde araştırma ekibinde yer alan Maxime Aubert, pigment analizlerinin Sulawesi kaya resimlerinin Avrupa’daki örneklerden yaklaşık 28 bin yıl daha eski olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Aubert’e göre her yeni bulgu, hayal gücünün tarihini biraz daha geriye çekiyor.

Sahul’a giden yol daha erken olabilir

Keşif, Homo sapiens’in Avustralya–Yeni Gine’yi kapsayan antik kara kütlesi Sahul’a ne zaman ulaştığına dair tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Uzun süredir hâkim görüş, bu göçün yaklaşık 50 bin yıl önce gerçekleştiği yönündeydi. Ancak Sulawesi’de 67.800 yıl öncesine tarihlenen karmaşık sembolik sanatın varlığı, göçün daha erken başlamış olabileceğini düşündürüyor. Endonezya Ulusal Araştırma ve İnovasyon Ajansı’ndan BRIN araştırmacısı Adhi Agus Oktaviana, Sulawesi’de bu sanatı üreten toplulukların, daha sonra bölgeye yayılarak nihayetinde Avustralya’ya ulaşan nüfusun parçası olmasının yüksek ihtimal olduğunu söylüyor.

İspanya karşılaştırması ve Neandertal tartışması

Avrupa’daki en eski örneklerden biri olarak gösterilen Maltravieso Mağarası’ndaki el izi yaklaşık 66.700 yıl öncesine tarihleniyor; ancak bu tarihleme bilimsel tartışmaya açık. Brumm, ayrıca yaklaşık 64 bin yıl öncesine tarihlenen Neandertal mağara resimlerinde, Sulawesi’deki gibi yaratıcı bir müdahaleye dair ikna edici kanıt bulunmadığını vurguluyor.

Sulawesi ne anlatıyor?

Son on yılda Sulawesi’de bulunan av sahneleri, hayvan ve insan figürleri —bazıları 44 bin, 51.200 ve daha eski tarihlere uzanıyor—, soyut düşüncenin Buz Çağı Avrupası’nda aniden doğduğu fikrini sistematik biçimde çürüttü. Üstelik son keşif, adanın güneydoğusundaki Muna çevresinden geldi; bu da sanatsal üretimin tek bir merkezle sınırlı olmadığını, bölge geneline yayıldığını gösteriyor.

Yaratıcılık çok daha eski ve küresel

Uzmanlara göre mağara sanatı, insanın dünyayı yalnızca deneyimlemediğini; temsil ettiğini, dönüştürdüğünü ve hikâyeleştirdiğini kanıtlayan en güçlü göstergelerden biri. Sulawesi’deki “kırmızı pençeli el”, dilin, dinin ve bilimin temelini oluşturan sembolik düşüncenin kökenlerinin Afrika’dan çıkıştan önceye uzanabileceğini düşündürüyor. Kısacası bu keşif, insan yaratıcılığının coğrafi ve kronolojik sınırlarını yeniden çiziyor. Avrupa merkezli anlatı gerilerken, Güneydoğu Asya, insanlık tarihinin en erken hayal gücü sahnelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: BBC