Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Suriye’de artan gerilimi düşürmek için yürüttüğü diplomatik girişimlerin, beklenmedik bir krizle sonuçlandığı ileri sürüldü. Fransız basınında yer alan haberlere göre Macron’un, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şaraa ile kurmak istediği kritik telefon teması karşılıksız kaldı ve bu durum Elysee’de ciddi rahatsızlık yarattı.
Elysee’de Beklenen Telefon Gelmedi
Fransız dergisi Le Point’in aktardığına göre, 25 Ocak Pazar günü saat 13.00’te Elysee Sarayı’nda Suriye dosyasına odaklanan kritik bir telefon görüşmesi planlandı. Macron’un hedefi, Suriye Demokratik Güçleri (Suriye Demokratik Güçleri** – SDG) ile Şam yönetimi arasında ara buluculuk yaparak tansiyonu düşürmekti. Özellikle Ayn el Arab (Kobani) çevresinde artan askeri baskının durdurulması ve geçici ateşkesin kalıcı hale getirilmesi amaçlanıyordu. Ancak iddiaya göre Ahmed Şaraa telefona yanıt vermedi ve bu durum Macron’un tepkisine neden oldu.
Fransız İstihbaratı Sahada Devrede
Ocak ayının başından bu yana SDG ile Şam yönetimi arasında yaşanan çatışmaların ardından Fransa’nın istihbarat ve askeri gözlem kapasitesini artırdığı belirtiliyor. Haberlere göre, Fransa dış istihbarat servisi DGSE ve askeri istihbarat birimleri, SDG’nin kontrolündeki bölgelerde gelişmeleri yakından izliyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki Fransız tesisleri ve bölgedeki üsler alarm seviyesine geçirilmiş durumda.
Askeri Seçenekler Masada Değil
Fransız kaynaklar, sahada doğrudan askeri müdahalenin şu aşamada gündemde olmadığını vurguluyor. Hava kuvvetlerinin kullanılması ya da özel birliklerin konuşlandırılması seçenekleri masaya getirilmezken, Paris yönetimi diplomatik baskı ve istihbarat temelli bir yaklaşımı tercih ediyor. Fransa, SDG’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonunun zorla dayatılamayacağını savunurken, sürecin güç kullanılarak ilerletilmesine karşı net bir tutum sergiliyor.
Paris’te Şara Yönetimine Temkinli Bakış
Fransa’daki diplomatik çevrelerde Ahmed Şaraa yönetimine ilişkin görüşler farklılık gösteriyor. Bazı üst düzey diplomatlar, Şam yönetiminin SDG üzerinde siyasi ve askeri baskıyı artırmasının kaçınılmaz olduğunu savunurken; bazıları ise Şaraa’nın Suriye’yi yeniden inşa etmeyi hedeflediğini ve bu süreçte çatışmaların kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. SDG’nin petrol bölgeleri ve bazı stratejik alanlardaki kontrolünü kaybettiği, buna karşılık Şam yönetiminin Türkiye ve Katar’dan finansal destek aldığı iddiaları da Paris’te yakından takip ediliyor.
Güvenlik Endişeleri Öne Çıkıyor
Öte yandan bazı Fransız asker ve istihbarat yetkilileri, daha sert bir tutum alınması gerektiğini savunuyor. Geçmişte Avrupa’da gerçekleştirilen terör saldırılarında yer alan bazı faillerin, Şaraa’nın kontrolündeki bölgelerden Avrupa’ya geçiş yaptığına dair endişeler, güvenlik başlığını Paris açısından daha da hassas hale getiriyor.
Moskova Boyutu ve Rusya’nın Rolü
Suriye denkleminde Rusya faktörü de önemini koruyor. Orta Doğu basınına göre Ahmed Şaraa, göreve gelmesinin ardından Moskova’ya ikinci ziyaretini gerçekleştirdi. Şaraa’nın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Moskova’nın Suriye ve bölge istikrarında “önemli bir rol” oynadığını söylediği aktarılıyor. Aynı dönemde Rusya’nın Kuzeydoğu Suriye’deki bazı noktalardan çekilme sinyali verdiği, ancak Tartus ve Hmeymim’deki askeri varlığını korumayı planladığı belirtiliyor.
Diplomaside Kırılgan Denge
Macron’un telefonuna yanıt verilmemesi, Fransa’nın Suriye’deki arabuluculuk çabalarının ne kadar kırılgan bir zeminde yürüdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Paris yönetimi, hem SDG ile temaslarını sürdürmeye hem de Şam’la doğrudan diyalog kurmaya çalışırken, bölgedeki güç dengeleri ve uluslararası aktörlerin pozisyonları sürecin seyrini belirlemeye devam ediyor.





