Düğün sezonunun başlamasıyla birlikte gelin hazırlıklarının maliyeti de gündeme geldi. İzmir’de kuaför ve güzellik sektörü temsilcileri, artan giderler nedeniyle hem işletmelerin hem de vatandaşların zorlandığını belirtti. Bir zamanlar gelinle birlikte çok sayıda yakınının da kuaför hizmeti aldığı düğün günlerinde artık farklı bir tablo yaşanıyor. Ekonomik koşullar nedeniyle gelinler kuaföre çoğunlukla tek başına giderken, sektör temsilcileri bu değişimin salonların gelirlerini önemli ölçüde etkilediğini ifade ediyor.

Sezai Apaydın-3

‘Kimse memnun değil’

İzmir Kuaförler Manikürcüler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı H. Sezai Apaydın, son yıllarda artan maliyetlerin hem gelinleri hem de kuaför sektörünü olumsuz etkilediğini söyledi. Düğün hazırlıklarında yaşanan ekonomik sıkıntıların hizmet alımını azalttığını belirten Apaydın, sektörde memnuniyetin kalmadığını ifade ederek, “Meslektaşlarımızla zaman zaman bir araya geliyor, görüşüyoruz. Şunu açıkça söylemek isterim ki, son 2 senedir sektörde hiç kimse memnun değil. Fiyatlar her alanda ekstra ekstra arttı” dedi.

‘Paket program’ uyguluyorlar

Apaydın, son dönemde yalnızca gelin saçı hizmeti veren işletmelerin arttığını ve bunun fiyatları etkilediğini söyledi. Ayrıca Apaydın, ekonomik nedenlerle, eskiden yaygın olan gelinin yakınlarının saç ve makyaj masraflarının damat tarafından karşılanması uygulamasının da büyük ölçüde sona erdiğini belirterek, “Şimdilerde yeni bir adet türedi; artık piyasada sadece gelin saçı tarayan ve dükkanlarını tamamen buna göre dizayn eden kuaförler var. İşleri paket program olarak satıyorlar ve yanlarında başka kimseyi de kabul etmiyorlar. Kabul edenler olsa da fiyat politikası değişiyor; örneğin normalde 500 lira olan fön, gelinle birlikte gidildiğinde bir anda 750 liraya çıkabiliyor. Bunun yanı sıra makyaj fiyatları da çok yükseldi. Özellikle kalıcı makyaj talep ediliyor ki bunun malzeme maliyeti zaten başlı başına çok yüksek. Bu durum ister istemez gelinler için büyük bir külfete dönüşüyor. Öte yandan ekonomik sebeplerden dolayı artık gelinler akrabalarını yanında getiremiyor, kuaföre tek başlarına gitmek zorunda kalıyorlar. Tamamen ekonomik gerekçelerle yaşanan bu duruma çok sık şahit oluyoruz. Çünkü artık sadece gelinin işlemlerine malzeme kalitesine göre 10 bin TL ile 20 bin TL arasında fiyat çıkıyor” diye konuştu.

Gelin saçı hizmetlerinde maliyet kadar emek ve zamanın da önemli olduğunu vurgulayan Apaydın, “Gelin saçında maliyetten ziyade emek ve zaman ön plandadır. Bildiğiniz gibi öncesinde provalar ve ciddi bir ön hazırlık süreci yürütülüyor; bu da çok zaman alıyor. Bugün normal bir salonda gelin saçı tasarımı 7 bin 500 TL ile 10 bin TL arasında değişiyor. Ancak işin içine makyaj, ağda, manikür, pedikür ve oje gibi diğer hizmetler de girdiğinde bu fiyatı 20 bin TL’ye kadar çıkaran yerler var. Eğer hizmet salonda değil de otelde veya düğün evinde özel olarak istenirse, kuaför oraya özel bir ekip götürdüğü için fiyatlar ekstra yükseliyor” ifadelerini kullandı.

Kuaförleri etkiledi

Artan fiyatların sektördeki talebi düşürdüğünü belirten Apaydın, yaşanan değişimin kuaför salonlarının gelirlerini de olumsuz etkilediğini söyledi. Apaydın, “Fiyatların bu denli artması doğal olarak talebi azaltıyor ve bu durum kuaförleri ekonomik açıdan yüzde 90 oranında vuruyor. Eskiden salonlarımıza gelinle birlikte en az 10 kişi gelir, tüm bu masrafları da düğün sahibi üstlenirdi. Şimdi ise düğün sahipleri bu maliyetlerin altına giremiyor. Gelinler kuaföre yalnız geliyor, yanındakiler ise kendi bütçelerine göre farklı yerlere dağılıyor. Bu da kuaför salonlarının gelirinin ciddi şekilde düşmesine neden oluyor” dedi.

Recep Arslan (2)

Hareketlilik azaldı

Kuaför Recep Arslan ise son yıllarda kuaför ve güzellik sektöründe önemli değişimler yaşandığını belirterek, düğün sezonlarının hâlâ yoğun geçtiğini ancak geçmiş yıllardaki hareketliliğin artık görülmediğini vurguladı. Artan maliyetlerin işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade eden Arslan, gelirlerdeki artışın kârlılığa aynı oranda yansımadığını dile getirerek, “Son birkaç yılı değerlendirdiğimizde kuaför ve güzellik sektöründe ciddi değişimler yaşandığını söyleyebilirim. Düğün sezonları hâlâ sektörün en yoğun dönemlerinden biri olsa da geçmiş yıllardaki hareketliliği tam anlamıyla göremiyoruz. İnsanlar artık harcamalarını çok daha planlı yapıyor ve bütçelerini daha kontrollü kullanıyor. Ayrıca son yıllarda kira giderleri, personel maliyetleri, elektrik, su, doğalgaz ve özellikle profesyonel saç bakım ürünleri, boya grupları ve kozmetik ürünlerde yaşanan fiyat artışları işletmeleri ciddi şekilde etkiledi. Hizmet fiyatlarında artış olmuş gibi görünse de işletmelerin kazancı aynı oranda yükselmedi” dedi.

Büyük değişiklik yaşandı

Düğün organizasyonlarında da önemli değişiklikler yaşandığını belirten Arslan, geçmiş yıllarda kuaför salonlarında daha kalabalık gruplara hizmet verildiğini, ancak günümüzde bireysel harcamaların ön plana çıktığını ifade etti. Aslan, “Düğün organizasyonlarında da belirgin bir değişim yaşanıyor. Eskiden gelinle birlikte annesi, kardeşleri, yakın arkadaşları ve akrabaları da toplu şekilde kuaför hizmeti alırdı. Düğün günü salonlarda çok daha kalabalık ekipler olurdu. Son yıllarda ise birçok kişi yalnızca kendi hizmetini almayı tercih ediyor veya ihtiyaç duyduğu işlemleri minimum seviyede tutuyor. Bu durum özellikle düğün sezonlarında işletmelerin toplam hizmet hacmini etkileyen önemli faktörlerden biri haline geldi” diye konuştu.

Müşteri sadece fiyat odaklı

Müşterilerin artık sadece fiyat odaklı karar vermediğini de vurgulayan Arslan, sektörün artan maliyetlerle mücadele ederken hizmet kalitesini korumaya çalıştığını belirttiği konuşmasında: “Müşteriler artık sadece fiyat odaklı hareket etmiyor. Hijyen, kullanılan ürünlerin kalitesi, uzmanlık, güvenilirlik ve hizmet standardı da karar verme sürecinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle sektör olarak hem artan maliyetlerle mücadele ediyor hem de hizmet kalitesini korumaya çalışıyoruz. Biz de müşterilerimize en iyi hizmeti sunabilmek için kaliteli ürün kullanmaktan, hijyen standartlarından ve hizmet kalitemizden ödün vermeden çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak genel tabloya baktığımızda, geçmiş yıllara kıyasla tüketicilerin daha temkinli hareket ettiği ve sektörün eskiye göre daha zorlu bir dönemden geçtiği bir gerçek” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Ayselin Uzun