2024 yılında İzmir’in Bornova ilçesinde yatak odasının kapısına asılı halde bulunan Havin Aşkan Tektaş’ın ölümüyle ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün Bayraklı Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Duruşma, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İzmir Şubesi, CHP Kadın Örgütleri ve basın mensupları tarafından takip edildi.

Duruşmada İ.T., Aşkan Tektaş’ın intihara meyilli olduğunu, sabah kapıya asılı halde bulduğunu iddia ederken Aşkan Tektaş’ın ailesi, kızlarının araç alımında kullanılacak altınlarını vermek istemediği için evli olduğu erkek İ.T. tarafından öldürüldüğünü savundu. Mahkeme heyeti HTS kayıtlarının incelenmesi, 112 Acil Hattına yapılan ihbarın saatlerinin net olarak tespitinin yapılması için sanığın Adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 9 Eylül saat 10.00’a ertelenmesine karar verdi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 17.18.16

‘Kurgusal bir öykü var’

Müşteki Avukatı Eylem Soylu olayın sanığın talep ettiği şekilde yazıldığını vurgulayarak Aşkan Tektaş’ın intiharının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyledi. Savunmasında, “24 Aralık 2024’te bu sürece sanığın haber vermesiyle intihar denilerek başlanmıştır. Olayın nasıl olduğunu halen bize anlayamayan sanık İzmir’den ayrılıyor. Hızla evini terk eden fail profili. Yanında giderken altınları da götürüyor. Olay, sanık nasıl istediyse öyle kayda geçmiş. Ailesinin çabası sonucunda buralara gelmiştir. 1,5 ay sonra telefonuna el konmuş ve vücut muayenesi yapılmıştır. Sonrasında delil olabilecek alanı gelip temizlemiş. Bu ölümün gerçekleşmesi için eşarbın kapının diğer ucunda da bir yere bağlı olması gerekiyor. Eşarbın esnediğini nasıl incelediniz? Böyle bir kumaş türü yoktur. Havin’in boynunda bulunan izler anlatımla uyumlu değil. Ölü lekelerinin oluşma yerleri anlatımla uyumlu değil. Kurgusal bir öykü var. Ası olması intihar olması anlamına gelmez. Bu vaka, karı - koca arasında altınların bozdurulmak ve araç alma işlemlerinin başlatılmak istenmesi. O gece yatak odasındaki tartışmanın eşarpla boğma olduğu kanaatindeyiz. Ası kurgusu ile kapıya tutturulduğunu düşünüyoruz. Böyle deliller varken en azından deliller toplanana maddi gerçek ortaya çıkana kadar tedbir olarak tutuklama kararı olmasını bekliyoruz. Daha önceki intihar teşebbüsünde de kendine eşarp doladığını söylüyor. İntihara meyilli diye anlattığı Havin’in, erkek arkadaşının aradığını söylüyor. Olay yeri keşfi yapılmasını, sanığın buraya getirilerek canlandırmasını, bilirkişi raporu alınmasını talep ediyoruz. Biz de bu süreçte tanık bulacağız. Salonda yatma olayı yok. O gece her şey yatak odasında oldu” ifadelerini kullandı.

‘Kendini dereye atacağını söyledi’

“Eşe karşı kasten öldürme” suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıkan Uzman Çavuş İ.T. savunma yaptı. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen İ.T., “Üzerime atılı suçlar kabul etmiyorum. 2020’de evlendik. Karakolda görev yaparken eşimi düğünde gördüm ailesiyle görüşüp niyetimin ciddi olduğunu söyledim. Zamanla ailemi tanıdılar. 2,5 yıl nişanlı kaldık ve evlendik. Nişanlılık döneminde kuran eğitmenliği yapıyordu. Köyünden oraya 10 km yürüyordu, sıkıntı çekiyordu. Bir tanıdığımıza ‘Kendimi dereye atacağım’ demiş. ‘Askerler geldi, yapmadım’ dedi. ‘Bir sıkıntın mı var?’ dediğimde, ‘İşlerim rast gitmiyor, müftülükte sıkıntı çekiyorum. Sinirden söyledim, anlıktı’ diyordu” dedi.

Alttan alan tarafın her zaman kendisi olduğunu iddia eden İ.T., “Yan yanayken problemimiz hiç yoktu. Görevlendirme için Ankara’ya gittiğimde konuşurken agresif oluyordu, arada sinirleniyordu, yanındayken sakinleşiyordu. 2022 yılında çocuğumuz oldu. Kavgalarımız, tartışmamız normal evlilikte olan şeylerdi. Neden intihar ettiğini bilmiyorum. Dinine çok düşkündü ben de destek oluyordum. Hafızlık şartı istiyorlar diye nişanlılık sürecinde kuran kursuna kendim kaydettirdim. Başarılıydı. Ayrılmak zorunda kaldığı için kendini kötü hissetti. Sınavlarına götürüyordum” şeklinde konuştu.

‘İntihara teşebbüs etti’

Olayın öncesinde Aşkan Tektaş’ın intihar teşebbüsünde bulunduğunu iddia eden İ.T., “Evliliğimizin ilk yıllarında, yaklaşık bir ay sonra, erkek arkadaşının arayıp evliliğini tebrik ettiğini söyledi. Ben de bir daha aramaması gerektiğini söyledim. Evlendik dedim. Ben akşam namazını kıldıktan sonra eşarpla kendini boğmaya çalışırken gördüm. ‘Huzurumuzun olmasını istiyorsan kimseye söyleme’ dedi. Hastaneye gidelim dediğimde, ‘Hafız olmak istiyorum böyle bir kayıt oluşmasın’ dedi. Ablasına söylediğimde ‘Seni çok seviyor böyle şeyler yapmayacağını bilirsin’ dedi.

Günlük hayatımız iyiydi. Sürekli ilgileniyordu. Agresif olduğunda alttan alıyordum. Evliliğimizde bir problem yoktu.

Olay gününü anlattı

Olay gününe yönelik açıklamalarda bulunan İ.T., “24 saat nöbetimden sonra Havin için diş doktoruna randevu almıştık. Ona gittik araç alımı için notere gidip araç işlemlerini hallettik. Sonra Bornova Park AVM’ye gittik ve yemek yedik. Eve gelip çayımızı içtik. Aynanın karşısına geçti, gözünü kurcaladı. Morali bozuktu, gözü kızardı. ‘Başım ağrıyor, ilaç içip uyuyacağım’ dedi. Sonra yatağa geçtik. Ablasıyla telefonda konuştu. ‘Telefonun ışığından rahatsız oluyorum; kapat. Burada yatma, kalk. Gitmezsen bağırır çağırırım’ dedi. Derdinin ne olduğunu sordum. İnce bir battaniye alıp oturma odasındaki çekyata yattım. Aracı alacağım için üzüldüğünü düşünüp aracı da almaktan vazgeçtim. Sabah çocuğun ağlama sesine uyandım, karanlıktı. Çocuğa neden bakmıyorsun dedim ve yatak odasının kapısında gördüm. ‘Sen ne yapıyorsun kendine’ dedim. Baktım yüzü soğumuş, ayakları morarmış. Kapının üst ucuna 2 halka yapıp bir ucunu boynuna bir ucunu boynuna takmış. Olaydan sonra oraya gidip kendimde denedim. 10-15 santim ayağı kesiliyor. Ben baktığımda dizi yere değiyordu. Ağzını açmaya çalıştım, elini tuttum, nabzını kontrol ettim. Aceleyle ev sahibine çıktım. ‘Eşim intihar etmiş’ dedim. Elim ayağım titriyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Halkalar genişlemişti. İçeride bir sehpa vardı salondaydı yatak odasına getirmiş ama devrilip devrilmediğini hatırlamıyorum. Olaydan 2 ay sonra evi topladım. Kendime kendime bir insan böyle bir şeyi nasıl yapar diyerek ölçtüm. Kendimi sallayınca düştüm. Ben de kendimi oraya asabildim” şeklinde konuştu.

‘Aramızda güven problemi yoktu’

Mahkeme Başkanı’nın, “Kendini astığı yer bizim için çok inandırıcı değil. Ailevi bir durum, husumet olmadan kendini asması çok mantıklı gelmiyor. Bir anne çocuğunun yanında, evliliğinizde problem olmadan asması normal geliyor mu? sorusuna yanıt veren veren İ.T., “Eşini seven, saygı duyan bir insanım. Bir şey yaşatmadım, aldatmadım. Aramızda güven problem yoktu. Birbirimizin sosyal medya hesabına bakardık. İddianamede eşine hoyrat davrandı ifadelerini kabul etmiyorum. Eşimi her zaman toparladım.” şeklinde konuştu.

‘Altınların yerini bilmiyordum’

Ölümünden 1-2 gün sonra Aşkan Tektaş’ın altınlarını bozduğu iddialarına yanıt veren İ.T, “Ablasını arayarak altınları gösterdim, satmadım” dedi. Çocuğunun geleceği için iş makinesi aldıklarını ifade eden İ.T., “Altınların yerini Havin bilirdi, ben pek bilmezdim. Olaydan 1 ay geçtikten sonra altınları aldım. Araç aldık, kaporasını yatırdım. Annem engelli olduğu için ÖTV’siz araç çıkıyordu” şeklinde konuştu.

‘Araba alma taraftarıydı’

Mahkeme Başkanı, aracı alması, kapora vermesi ve altınlar hakkında bilgisi olmamasının çelişkili olduğunu aktardı. Altınlardan haberi olmadan araç alması arasındaki çelişkiyi vurgulayan mahkeme başkanına yanıt veren İ.T., “Abimden üstünü tamamlayacaktım, borç alacaktım, 300 TL’ye yakın eksiğimiz vardı. Kuyumcuya götürmeden altınları hesaplattım. Ortalama bir fiyat aldık. Aracı 2 hafta sonra bayiden alacaktık. 100 bin TL civarında eksi hesaptan çekip kapora verdim” dedi.
Aşkan Tektaş’ın aracın alımına taraftar olduğunu vurgulayan İ.T, “Net misin, neden istemiyorsun?’ diye sordum. Kendi kullanabileceğini düşünmüyordu. Ben de ‘kullanırsın’ dedim. Alma taraftarıydı, ehliyet almıştı. Annem aracı kullanabilmemiz için Van’dan gelecekti. Buraya gelip gitmesini istemiyordu. ‘Zaten Van’a taşımayacağız, bizimle yaşamaz’ dedim. Van’a gelmeyi istiyordu. Ortak karar aldık” dedi. Olay gecesi uykuya geçmeden önce Havin’e 2 hafta sonra İstanbul’daki bayiden aracı birlikte alıp geleceklerini söylediğini sözlerine ekledi.

İ.T.nin sehpanın ilk başta içeride, sonraki ifadesinde ise kapıyı tutması için yatak odasında olduğunu aktarmasının ardından mahkeme başkanı ifadenin çelişkili olduğunu söyledi.

Sanık avukatı savunmasında maktülün ne kadar süre asılı kaldığını bilmediğini, eşarbın esnemesinin muhtemelen olduğunu, eşini kaybeden birinin bu kadar detayı hatırlamasının ve bu denli mantıklı davranmasının mümkün olmadığını ifade etti.

‘Altınlarını vermek istemedi’

Havin Aşkan Tektaş’ın ablası Azime Aşan, “Kız kardeşimle sürekli konuşuyorduk hiçbir zaman intihardan bahsetmiyordu. Severek evlendiler. Son zamanlarda eniştem araba alacaktı; araba alınmasını, annesini istemiyordu. ‘Altınlarımı satacak; istemiyorum, vermeyeceğim. Annesinin üzerine olmasını da istemiyorum’ diyordu. 2-3 aydır araç alma meselesi vardı. Herhangi bir ilaç kullanmıyordu, psikolojisi de gayet iyiydi. İlahiyat mezunuydu Allah’tan korkardı ve dinine bağlıydı. Kız kardeşim bahis oyunlarını bilmez, oynamaz. Eşinin oynayıp oynamadığını bilmiyorum.” dedi.

Aşkan Tektaş’ın yaşamını yitirdiği gece konuştuklarını ifade eden abla Aşan, “O akşam görüntülü konuştuk. ‘Dişimi yaptırdım, tel taktıracağım’ dedi. Kız kardeşim kendini öldürecek insan değildi. Bebeğini emzirecekti, telefonu kapattı. yolladığım videoya gece 03.00’te yanıt attı. Kız kardeşimin hattı vardı ancak kapatıp diğerini kullanacaktı.”

‘Altınların yerini biliyor’

İ.T.nin altınları 2 ay sonra değil olay günü aldığının altını çizen Ağabey Bedirhan Aşkan, “Olay günü İstanbul’daydım tedavi görüyorum. Kardeşim arayıp Havin’in intihar ettiğini söyledi. İ.T. beni arayıp ‘Kardeşiniz kendini astı’ dedi. İzmir’e gelip cenazeyi aldık. Evi görmek istediğimi söyledim. Bana göstererek nasıl bulduğunu anlattı. Kardeşimin altınlarının nerede olduğunu sordum. ‘Altınlar burada’ diyip sırt çantasına koydu. Altınları aynı gün götürdük. Altınları 1 ay sonra gelip aldığı doğru değil. Ev çok düzenliydi, sehpa görmedim. Yatak toplanmıştı. Bize olumsuzluklardan bahsetmedi. Ablasına altın fotoğraf gönderdiği de doğru değil. Şikayetçiyim”

‘Evlenmelerine karşıydık’

Ağabey Ümran Aşkan ise ifadesinde, “Kendisinden şikayetçiyim. Önceki gece kardeşim görüntülü ve sesli olarak beni aradı. Keyfi yerindeydi. İş yerindeydim, eve gidince görüşürüz dedim, ancak arayamadım. Altın meselesinden haberim yoktu. Çünkü evlenmelerine karşıydık. Seviyorlar diye razı geldik. Bize pek bir şey anlatmazdı.” şeklinde konuştu.

‘Kızım altınlar yüzünden asıldı’

Kızının psikolojisinin yerinde olduğunu savunan Baba Mustafa Aşkan, “Aralarında hiçbir şekilde sıkıntı yaşadıklarını görmedim. Altınlar yüzünden benim kızım asıldı. Araba almak için eşi altınları satmak istedi. Bu yüzden kızımla aralarında sıkıntı çıktı. Vefat etmeden önce, ‘Eşim altınlarımı istiyor araba almak için’ dedi. Damadımla iletişime geçmedim. Cenazeyi sahipsiz olarak gönderdi, katılım sağlamadı. Vefat ettikten sonra hiçbir şekilde iletişime geçilmedi. Şikayetçiyim. Kızımın psikolojisi yerindeydi. Kuran okuyan namazında niyazında olan bir insandı. İddiaları kabul etmiyorum. Benim kızım kapı okuluna kendini asıp öldüremez önce öyle dedi şimdi de kağının üstü diyor. Benim kızımı öldürdü. Şikayetçiyim” dedi.

‘Altınları verirsem, ölümüm olur’

Kızına altınları vermesi gerektiğini söylediğini ifade eden Anne Hacice Aşkan, “Damadımla sıkıntım yok ama kızıma altınlarını ver dediğim halde vermek istemediğini söyledi. Altınları verirsem bu benim ölümümdür. Altınlarımı vermek istemiyorum araba alıp annesinin üzerine yapacak, dedi. Kızımı tehdit ediyordu, kocasından korkuyordu. Aramızdaki şeyleri kesinlikle ailene anlatmana istemiyorum demiş. Şikayetçiyim” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 21 At 17.17.57 (1)

‘Emsal karar çıkartacağız’

Duruşmadan tutuklama kararı çıkmamasına tepki gösteren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “5 saattir Havin Aşkan’a ne olduğunu sormak için buradayız. Bunun sebebi Havin Aşkan’ın cansız bedeni bulunduğu andan itibaren benim eşim intihar etti demesi. Olay o andan itibaren intihar vakası olarak ele alındı. O günden sonra etkin soruşturma yapılmadı. Havin’in cansız bedeni evli olduğu erkek tarafından yanında 2,5 yaşındaki çocuğu varken bulundu. Aylar sonra fiziki muayene yapılıyor. O tarihe kadar herhangi bir şey yapılabilir mi? Bu ülkede kadın cinayetlerine üstü intihar denilerek kapatılıyor. Sanık avukatlarından hep bir kadının cansız bedeni bulunduğunda intihar etti kazayla düştü dendiğinde yanındaki kişi 1. derece şüphelidir. Hemen olay yeri diyerek kapatılması gerekiyor. Havin'in dosyasında 1 yıldır gizlilik kararı vardı. Oysa biz Gülistan Doku davasında gizlilik kararı geldiğinde orada birileri korunuyor biliyoruz. Biz 6 saattir buradayız, buradan bir tutuklama bekliyorken tutuklama çıkmadı. 1,5 yıla yakına süredir ailesi ile mücadele veriyoruz. Buradan emsal karar çıkarttıracağız. Diğer kadınlar da olduğu gibi Havin’e de ne olduğunu ortaya çıkartacağız. Bölece hiçbir kadın cinayetinin üstü örtülemeyecek” dedi.

Ne olmuştu?

Havin Aşkan Tektaş (26) İzmir’in Bornova ilçesi Kavaklıdere Mahallesi’nde yatak odasının kapısına asılı bir şekilde cansız bedeni bulundu. Eşi Uzman Çavuş İ.T. sabah uyandığında kapıya asılı bulduğunu intihar ettiğini öne sürdü. Aşkan Tektaş’ın ailesi cinayet şüphesiyle şikayette bulundu. İ.T. hakkında hazırlanan iddianamede intihar süsü verilmek amacıyla eşarpla asıldığı, eşarbın üzerindeki tırnak örneklerinde maktüle ve İ.T.’ye ait DNA örneklerine rastlandığı ifade edildi. Sanık İ.T. hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçlamasıyla ağrılaştırılmış müebbet hapis talep edildi.

Muhabir: Özge Uğulu