Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda haftalarca devam eden burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve sık hapşırma gibi şikayetlerin basit bir soğuk algınlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Belirtilerin özellikle belirli mevsimlerde artması ya da yıl boyunca devam etmesi halinde alerjik rinit olasılığının göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ederek, hastalığın dünyada yaklaşık her beş çocuktan birini etkilediğini kaydetti.
Ailesinde alerji öyküsü bulunan çocuklarda risk artıyor
Alerjik rinitin çocukluk çağında sık görülen hastalıklardan biri olduğunu belirten Dr. Sevgican, anne veya babasında alerjik rinit, astım ya da egzama bulunan çocuklarda hastalığın görülme riskinin daha yüksek olduğunu söyledi. Bazı çocuklarda şikayetlerin ilkbahar ve sonbahar gibi mevsim geçişlerinde ortaya çıktığını, bazılarında ise yıl boyunca devam edebildiğini belirterek, polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, küf mantarları, hava kirliliği ve ani iklim değişikliklerinin hastalığı tetikleyen başlıca etkenler arasında yer aldığını ifade etti.
Burun tıkanıklığı uyku düzenini bozabiliyor
Şeffaf ve sulu burun akıntısı, sık hapşırma nöbetleri, burun ve genizde kaşıntının alerjik rinitin en belirgin belirtileri arasında bulunduğunu kaydeden Dr. Sevgican, burundan rahat nefes alamayan çocukların ağızdan nefes almak zorunda kaldığını, buna bağlı olarak horlama, huzursuz uyku ve sık uyanma gibi sorunların görülebildiğini belirtti. Gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklığın da tabloya eşlik edebileceğini ifade ederek, alerjik rinitte en önemli ayırt edici özelliklerden birinin ise genellikle ateş görülmemesi olduğunu söyledi.
Farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor
Dr. Ufuk Sevgican, tedavi edilmeyen alerjik rinitin yalnızca burunla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, uzun süreli burun tıkanıklığının orta kulak problemleri, sinüzit ve uyku bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini belirtti. Uyku kalitesinin bozulmasının çocuklarda dikkat dağınıklığına, okul başarısında düşüşe ve yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesine neden olabileceğini dile getirerek, rahat nefes almanın çocukların sağlıklı gelişimi açısından temel gereksinimlerden biri olduğuna dikkat çekti.
Alerjenlerden korunma tedavinin ilk adımı
Alerjik rinit tedavisinde ilk basamağın alerjenlerden korunmak olduğunu belirten Dr. Sevgican, mevsimsel alerjisi bulunan çocukların polen dönemlerinde özellikle sabah saatlerinde uzun süre dışarıda kalmaması gerektiğini ifade etti. Eve döndüklerinde el ve yüzlerini yıkamaları, kıyafetlerini değiştirmelerinin yararlı olacağını aktararak, ev tozu akarlarına maruziyetin azaltılması, rutubetli ortamlar ile sigara dumanından uzak durulmasının da önem taşıdığını söyledi. Gerektiğinde düşük doz kortizon içeren burun spreyleri, tuzlu su uygulamaları ve antihistaminik ilaçların kullanılabileceğini belirten Dr. Sevgican, bu tedavilerin hastalığı tamamen ortadan kaldırmasa da belirtilerin kontrol altına alınmasına ve olası komplikasyonların önlenmesine katkı sağladığını ifade etti. Erken tanı ve uygun tedaviyle alerjik rinitin kontrol altına alınabileceğini, böylece çocukların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini sözlerine ekledi.





