TUSAŞ’ın Kahramankazan tesislerinde ilk HÜRKUŞ-II uçaklarının kabul faaliyeti kapsamında “HÜRKUŞ İlk Teslimat Töreni” düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ve savunma sanayisi yetkilileri katıldı. Görgün, yeni nesil HÜRKUŞ uçaklarının ilk ikisinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini bildirdi.

Törende konuşan Görgün, Türk havacılığı açısından tarihi bir gün yaşandığını söyledi. Türkiye’nin kendi insanlı uçağını ilk kez kendi pilotuna emanet ettiğini belirten Görgün, Vecihi Hürkuş’un adını taşıyan uçağın teslimat öncesindeki son test uçuşunu yaklaşık iki hafta önce Hava Kuvvetleri Komutanı ile gerçekleştirdiklerini aktardı. Uçağın uçuş performansındaki gelişimi bizzat gördüğünü belirten Görgün, “Ortaya konulan işe bakarak büyük bir güvenle söylüyorum, kendi sınıfında dünyanın en iyisini yaptık. Mühendislik zanaatını, tasarım sanatıyla buluşturduk” dedi.

HÜRKUŞ’un kokpit ve aviyonik mimarisinin HÜRJET ve KAAN gibi diğer yerli hava platformlarıyla bütünlük içinde tasarlandığını kaydeden Görgün, pilotların bu platformlara geçtiklerinde tamamen yabancı bir mimariyle karşılaşmayacağını; alıştıkları sistemlerin gelişmiş versiyonlarını göreceklerini ifade etti.

Turk Hava Kuvvetleri Yeni Nesil Egitim Ucagi Hurkus A Kavustu Yenibakishaber

23 bin saatlik test, 9 Eylül’de askeri tip sertifikası

Projenin başlangıcında görev alan mühendislerin yaş ortalamasının 28 olduğunu hatırlatan Görgün, HÜRKUŞ çalışmalarıyla Türkiye’nin insanlı hava platformları için önemli bir mühendislik birikimi oluştuğunu söyledi. Tasarım, geliştirme, test ve entegrasyon süreçlerinde kazanılan tecrübenin HÜRJET ve KAAN projelerine taşındığını belirten Görgün, HÜRKUŞ’un yalnızca bir uçak değil, daha büyük projelerin de önünü açacak mühendislik kabiliyeti kazandırdığını dile getirdi.

Görgün, “Bir uçağı tasarlamak ve üretmek kadar, ortaya koyduğunuz tasarımın emniyetini ve performansını kendi kabiliyetlerinizle doğrulayabilmek de önemli. HÜRKUŞ'un geliştirme sürecinde yer, laboratuvar ve sistem entegrasyon çalışmaları kapsamında yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyeti gerçekleştirdik. Bu sürecin sonunda, 9 Eylül'de HÜRKUŞ'umuza uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyon verdik. Böylece tasarlayan ve üreten olmanın yanında, kendi uçağını test eden ve sertifikalandıran bir yetkinliğe ulaştık” diye konuştu.

2027’de filolar, 2028 sonunda 55 uçak hedefi

HÜRKUŞ’un temel eğitim görevlerinin yanı sıra hafif taarruz ve yakın hava desteği görevlerini de yerine getirebilen çok yönlü bir platform olduğunu belirten Görgün, bu özelliklerin uçağı uluslararası pazarda farklı bir seçenek haline getirdiğini söyledi. Dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkelerin HÜRKUŞ’la ilgilendiğini aktaran Görgün, temel eğitim uçağı pazarında yüzlerce uçağı kapsayan bir ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılarken dünya pazarında da önemli oyunculardan biri olabileceğini belirten Görgün, projenin ticari açıdan sürdürülebilir olduğunu ve yakın zamanda ihracat haberlerinin paylaşılabileceğini kaydetti.

Görgün, tedarik programının önce 15 uçakla başladığını, ardından 40 uçak daha eklenerek toplam 55’e çıkarıldığını açıkladı. Teslim edilen iki uçağı takvim doğrultusunda yenilerinin izleyeceğini belirten Görgün, “İnşallah 2027 yılında Türk Hava Kuvvetlerinde HÜRKUŞ filolarını göreceğiz. 2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz” dedi.

Yerlilik oranı yüzde 80’e yaklaşıyor

HÜRKUŞ’un yüzde 80’e yaklaşan yerlilik oranıyla üretildiğini belirten Görgün, TUSAŞ’ın ana yükleniciliğinde ASELSAN, HAVELSAN, TASECS, KAREL, ANDAR, TAAC, Fotoniks, Volt Teknoloji, Volo, UDEA ve diğer alt yüklenicilerin birikimlerinin platforma aktarıldığını söyledi. Dost ve müttefik ülkeler için de kurulan üretim hatlarında eş zamanlı üretim yapılacağını bildiren Görgün, her yeni siparişin paydaş firmaların yeni pazarlara erişmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Görgün, HÜRKUŞ’u tercih eden ülkelere uçakla birlikte üzerinde görev yapan millî sistemlerin de sunulacağını belirterek, ihracatın savunma sanayisinin daha geniş bir bölümüne kazanç sağlayacağını kaydetti. Alt sistemlerin ve yazılımların yerli olmasının millî mühimmatların platforma entegrasyonunu kolaylaştırdığını da sözlerine ekledi.

Seri üretim ve hızlı teslimat dönemi

Savunma sanayisi ekosisteminin birçok projede seri üretim ve hızlı teslimat dönemine girdiğini belirten Görgün, önümüzdeki süreçte HÜRKUŞ’ların yanı sıra hava, kara ve deniz platformlarının, Çelik Kubbe bileşenlerinin ve füze sistemlerinin de hızla envantere kazandırılacağını söyledi. Türkiye’nin farklı sınıflarda hava, kara ve deniz araçları ile mühimmatları özgün tasarımlarla geliştirip seri üretime sokabilen sayılı ülkeler arasına girdiğini ifade eden Görgün, dönüşüm sürecine katkı sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Millî Savunma Bakanlığına, Hava Kuvvetleri Komutanlığına, TUSAŞ’a ve alt yüklenicilere teşekkür etti.

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da Vecihi Hürkuş’un “Başkalarının kanatlarıyla uçmaya çalışanlar Hürkuş olamazlar” sözünü anımsatarak, dost ve müttefik ülkelere kanat olabilecek kapasiteye ulaşılmasının tesadüf olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tam bağımsız savunma sanayisi vizyonu ve Savunma Sanayii Başkanlığının desteğiyle bu noktaya gelindiğini belirten Demiroğlu, HÜRKUŞ’un sabit kanatlı hava araçları açısından bir kilometre taşı olduğunu ifade etti.

Demiroğlu, HÜRKUŞ’tan HÜRJET’e, HÜRJET’ten KAAN’a ve daha ileri hedeflere uzanan süreçte edinilen mühendislik bilgi ve birikiminin Türkiye’yi bu alanda dünyadaki dört ülkeden biri haline getirdiğini belirtti. Yakın zamanda askeri tip sertifikası alan HÜRKUŞ’un envantere kazandırıldığını kaydeden Demiroğlu, teslimatın uçağın kendi sınıfındaki başarısının yanı sıra Türkiye’nin havacılık kabiliyetleri açısından da önem taşıdığını söyledi.

Kaynak: AA