İzmir Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu’na atanan İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, Ayakkabıcılar Odası Başkanı olduğu dönemde İZKA fonlarından önemli hibeler almayı başardığını anlattı. İZKA’dan güncel rakamlarla yaklaşık 29 milyon lira tutarında hibe desteği aldıklarını belirten Ata, bu rakamın yüzde 80’inin İZKA tarafından karşılandığını yüzde 20’sini oda olarak üstlendiklerini söyledi. Ata, “Aldığımız kaynakla hem Ayakkabıcılar Sitesi’ndeki Çıraklık Eğitim Merkezi’ni destekledik hem de İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği bünyesinde ihtiyaç duyulan araç alımları da dahil olmak üzere çeşitli projeleri hayata geçirdik. İZKA’nın İzmir’e pek çok alanda ciddi katkıları oldu. Kalkınma Ajansı yönetimine girmemiz ise bizim için oldukça sürpriz bir gelişme oldu. Yönetimdeki varlığımızla, hazırlayacağımız projeler üzerinden kentimize ve esnafımıza katkı sunmaya devam edeceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE İLK OLDU
Ata şöyle devam etti: “Örneğin, 2017 yıllarında İZKA projesi kapsamında temin ettiğimiz İtalyan menşeili lazer kesim makinesi, o tarihte İzmir’de hiçbir işletmede yoktu. Yalnızca bu makinenin dahi bugünkü değeri yaklaşık 120 bin Euro civarındadır. O dönem yürütülen proje bünyesinde ayakkabı üretiminde kullanılmak üzere 11 farklı makine ve ekipmanı sektörümüzün hizmetine sunduk. Ayakkabıcılar Sitesi’nin bu teknolojik hamleyi erken dönemde başlatması, Türkiye çapında da dikkat çekti. O dönem yürütülen projenin ve kullanılan teknolojilerin Türkiye’deki ilk uygulamalardan biri olması sebebiyle; Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü, Türk Ayakkabıcılar Federasyonu ve ilgili kurum temsilcileri tesislerimize gelerek yerinde incelemelerde bulundu. Sektördeki bu yenilikçi yaklaşımımızı ve İZKA ile olan iş birliğimizi, önümüzdeki dönemde de İMEP ve benzeri yeni projelerle sürdürmeyi hedefliyoruz. Özellikle ihtisas odalarımızın mutlaka proje geliştirmesinden yanayım. Biz de yönetimde olduğumuz için bu konuda arkadaşlarımıza elimizden gelen büyük desteği vereceğiz. Önümüzdeki süreçte oda başkanlarımızla ve özellikle ihtisas odalarımızla bir toplantı yapmayı planlıyoruz. Buranın ne kadar önemli bir merkez olduğunu, buradan çok ciddi projeler çıkarabileceğimizi arkadaşlara anlatmamız gerekiyor.”

Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nin trafik sorununa da değinen Ata, yıllardır çözümü için mücadele verdiklerini ifade etti. Sitenin içerisinden Karşıyaka ve Bornova yönüne direkt bağlantı sağlayan yolun açılmasında büyük emeği olduğunu dile getiren Ata, şunları söyledi: “Ayakkabıcılar Sitesi’nin arkasında nakliyeciler, nikelajcılar ve geri dönüşümcüler gibi 7 farklı site bulunuyor. Bölgede çok ciddi bir kullanım ve yoğunluk söz konusu. Yıllardır gündemde olmasına rağmen, bugün hâlâ Ayakkabıcılar Sitesi Kavşağı gerçeği ve sürekli bozulan Mezarlık Yolu sorunu varlığını koruyor. Ayakkabıcılar Oda Başkanlığım süresince; Ayakkabıcılar Sitesi’nin içinden bağlanıp otobana, Karşıyaka ve Bornova istikametine direkt çıkış sağlayan kavşağın açılmasında bire bir emeğim geçti. Mütevazı olamayacağım; o dönem Karayolları 2. Bölge Müdürü olan şimdiki Ulaştırma Bakanımızı odamızda ağırlayıp, bölgedeki trafiğin neden bu kadar sıkıştığını izah ederek o yolun açılmasını sağlayan isimlerden biri Yalçın Ata'dır. Ayakkabıcı esnafına yaptığım en önemli hizmetlerden biri de budur. Ayakkabıcılar Sitesi’nin içinden geçen yolun Bornova-Karşıyaka istikametinde direkt otoyola bağlanmasıyla birlikte trafik %40 ila %50 oranında hafifledi. Ayrıca Karayolları’na sunulan öneri doğrultusunda; Aydın ve Buca istikametinden gelen ağır vasıta araçlar, Pınarbaşı tarafındaki otoyol çıkışına yönlendirildi. Ağır vasıtaların site içi yolları kullanmasının önüne geçilmesi de trafiğe önemli bir nefes aldırdı. Atılan bu adımlara rağmen bölgedeki trafik sorunu tamamen çözülebilmiş değil; hâlihazırda %50 ila %60 oranında bir yoğunluk yaşanmaya devam ediyor. Siteye taşınılan 1996 yılından bu yana, yaklaşık 30 yıldır bu trafik sıkıntısı sürüyor. İlk kurulduğunda daha dar bir alana sahip olan site, zamanla çevresiyle birlikte büyük bir ticari merkeze dönüştü. Günümüzde bünyesinde 890 imalat alanı, yaklaşık 1.200 toptan satış yeri ve 3 ayrı site barındıran yapı, çevresindeki işletmelerle birlikte 2.300’ü aşkın bir ölçeğe ulaşmış durumdadır.
BÜYÜKŞEHİR’İN PROJESİ DE BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Bu yüksek yoğunluk, ciddi bir trafik sıkışıklığını beraberinde getiriyor; mevcut yollar mevcut kapasiteyi taşımakta yetersiz kalıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gündeminde uzun süredir bulunan bir ulaşım projesi mevcut. Bu proje; Gürçeşme yönünden gelen yolu Dökümcüler Sitesi’ne bağlayarak bölge trafiğini rahatlatmayı hedefliyor. Plan hayata geçerse, Altındağ tarafından gelip Ayakkabıcılar Sitesi’ne yönelen sürücüler, site trafiğine girmeden doğrudan otobana bağlanabilecek. Proje kağıt üzerinde olumlu görünse de mevcut imkanlarla ne kadarının uygulanabileceği belirsizliğini koruyor.”
ÇÖP SORUNU YARGIYA TAŞINIYOR
Bölgede ulaşımın yanı sıra yıllardır süregelen bir diğer önemli sorun da çöp ve atık yönetimi olduğunu belirten Ata, Bornova Belediyesi’nin bölge esnafının atıklarını ücret karşılığında atmasını eleştirdi. Esnafın, vergi, SGK pirimi, stopaj gibi giderler nedeniyle zor günler yaşadığını, üzerine bir de atık bedeli ödediğini dile getiren Ata, “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. Belgeleri topladık konuyu yargıya taşıyacağız ve sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
“ÇANKAYA KATLI OTOPARKI’NI BİZ İŞLETELİM”
Güçlendirilme kararı nedeniyle kapatılan, bu nedenle Kemeraltı esnafının zor günler geçirmesine neden olan Çankaya Katlı Otoparkı’nı İESOB olarak güçlendirip işletme önerisinde bulunan Ata, şöyle konuştu: “Otoparkın kapalı olması nedeniyle özellikle bu yaz Kemeraltı esnafı çok ciddi şekilde müşteri kaybetti. Bu durumun bir an önce çözüme kavuşması herkes için en hayırlısı olacak. Problem yaşanan alanda bir tarafta Vakıflar, diğer tarafta ise Büyükşehir Belediyesi var; ayrıca orada Ziraat Bankası’nın da çok küçük bir hissesi bulunuyor. İki ana kurumun bir türlü anlaşamaması yüzünden, adeta ‘Filler tepişir, çimenler ezilir’ misali arada yine esnafımız mağdur oluyor. Esnaf bu belirsizlikten son derece rahatsız. Bizler haklılık tartışmalarından ziyade bir an önce somut bir çözüm üretilmesini istiyoruz. Konuyla ilgili iki tarafı da dinliyoruz; ikisi de kendince haklı fakat ortada henüz net bir çözüm yok.
"ARABULUCU OLMAK İSTEDİK"
Biz zamanında bu sorunun çözümü için arabulucu olma ve burayı işletme talebinde bulunduk, hatta olumlu tepkiler de aldık. ‘Bütçemizi aşmayacak bir güçlendirme maliyeti çıkarsa biz bunu üstlenmeye hazırız’ dedik. Kendi hesaplamalarımıza ve yapılan değerlendirmelere göre 200 ila 300 milyon lira civarında bir güçlendirme maliyeti öngörüldü. ‘Eğer maliyet 200 milyon lira bandında kalırsa, biz bu projeye de burayı çalıştırmaya da talibiz’ mesajını verdik. Çünkü orası esnafımızla doğrudan temas kurduğumuz, birlikte iş yaptığımız bir alan. Yanı başında 12 bin yıllık tarihiyle Kemeraltı duruyor ve bölgede yaklaşık 14 bin esnaf faaliyet gösteriyor. Onların daha fazla mağdur olmaması adına elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyduk. Süreçle ilgili çalışmalar sürüyor ancak henüz netleşmiş bir nokta yok. Bu girişimimizden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Bey’in de Vakıflar’ın da haberi var. Ancak Vakıflar kendi hisselerinden taviz vermeyerek güçlendirme çalışmasını kendilerinin yürüteceğini belirtti. Şu anda da kendi bünyelerinde bu çalışmaları sürdürdüklerini biliyoruz.”
ESNAF 7 bin 200 GÜN KARARINI BEKLİYOR
Esnafın en önemli sorunlarından birinin emeklilik için 9 bin gün olan pirim süresinin 7 bin 200 güne indirilmesi olduğunu belirten Ata, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda verdiği sözü hatırlattı. Ata, “Bağ-Kur’lu esnafımız 9 bin günde emekli olabiliyor. Ancak yanımızda çalıştırdığımız işçi kardeşlerimiz 7 bin 200 günde emekli oluyor. Örneğin ufak bir lokantada 4-5 kişiyi istihdam eden bir esnaf; bulaşıkçısının, aşçısının, garsonunun sigortasını ve maaşını öderken kendisi 9 bin günde, yanında çalışan ise 7 bin 200 günde emekli oluyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın esnaf teşkilatındaki bu durumun dengeye getirilmesine yönelik bir sözü var. Biz de bu düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz” diye konuştu. Ayrıca yüksek faiz, POS ve internet üzerinden faaliyet gösteren uygulamaların aldığı yüksek komisyon oranları ile ilgili de çok sayıda şikayet aldıklarını ifade eden Ata, sözlerini şöyle tamamladı: “Faizlerin yüksekliği Türkiye gündemini meşgul ettiği gibi esnafı da doğrudan etkiliyor. Özellikle bazı internet firmalarının (çiçek, yemek vb. sektörlerdeki) tekelleşmesi, yüksek POS ve komisyon oranları esnafı çok zorluyor. Pazarın 2-3 firmanın elinde kalması sebebiyle esnaf olarak bu fahiş komisyon oranlarıyla adeta savaşıyoruz. En büyük şikayetlerimizden biri bu.”





