Emeklilere bayram ikramiyesi ilk kez 2018’de 1000 TL olarak ödendiğinde, net asgari ücret 1603 TL seviyesindeydi. Aynı yıl küçükbaş kurbanlık fiyatlarının 800–850 TL bandından başladığı dikkate alındığında, bir emekli ikramiyesiyle kurbanlık alınabiliyor, hatta geriye para kalabiliyordu. 2026’da ise emekli ikramiyesi 4000 TL’de kalırken küçükbaş kurbanlık fiyatları birçok piyasada 18 bin TL’den başlayıp 30 bin TL’ye, bazı bölgelerde daha yukarı seviyelere çıktı. 2018’de 1000 TL’lik ikramiye, 800 TL’lik küçükbaş kurbanlığın yaklaşık yüzde 125’ini karşılıyordu. Bugün 4000 TL’lik ikramiye, 25 bin TL’lik küçükbaş kurbanlığın yalnızca yüzde 16’sına denk geliyor.

‘Kağıt üstünde artıyor’

Türkiye Emekliler Derneği de yaptığı değerlendirmede, 2018’de küçükbaş kurbanlık alabilen ikramiyenin 2026’da yalnızca birkaç kilo ete denk geldiğini açıklayarak alım gücündeki reel kayba dikkat çekti. Bu fark, emeklinin bayram ikramiyesinin kağıt üzerinde yükselse de gerçek hayatta ciddi biçimde eridiğini gösteriyor. Uzmanlara göre sorun yalnızca kurbanlık değil. Ekonomistler kurbanlık fiyatının emeklinin alım gücündeki düşüşü gösteren en görünür örneklerden biri olduğunu söylerken, aynı tablo et, süt, peynir, kira, ulaşım ve sağlık harcamalarında da yaşanıyor. Geliri sabit kalan emekli, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken bayram ikramiyesi artık “ek gelir” olmaktan çıkıp günlük açığı kapatma aracına dönüşmüş durumda. Bir dönem emeklinin kurban kesmesine imkan sağlayan bayram ikramiyesi, bugün küçükbaş kurbanlığın ancak küçük bir bölümünü karşılayabiliyor. 2018’de “bayram desteği” anlamı taşıyan ödeme, 2026’da yüksek enflasyon ve artan gıda fiyatları karşısında sembolik bir rakama dönüşmüş durumda.

‘Yıkımı yaşıyoruz’

Kurban Bayramı’nın da bu yıl da emekliler için adı var kendi yok bir döneme sıkıştığını aktaran DİSK Emekli-Sen eski Bölge Temsilcisi Sabahattin Yeşiltepe, “Rakamlar ve gerçekler ortada. 2018’de verilen 1000 liralık bayram ikramiyesiyle bir emekli küçükbaş kurbanlığını alabiliyor, hatta cebinde kalan parayla bayram sofrasını kurabiliyordu. Bugün ise 4000 lira ile bırakın kurban almayı, o kurbanlığın yanına yaklaşmak bile mümkün değil. 25 bin liralık bir kurbanlığın sadece yüzde 16’sına denk gelen bir ikramiyeden bahsediyoruz. Aslında kurbanı seçmişler, o da biz emeklileriz. 16-17 milyon emeklinin olduğu bir ülkede insanlar bayramı nasıl geçireceğini değil, ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor” dedi. Yeşiltepe sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim emeğimiz, yıllarımız, alın terimiz bir kurbanlık hayvandan daha mı değersiz? Bugün emekliler sadece ekonomik olarak değil, psikolojik olarak da büyük bir yıkım yaşıyor. İnsanlar torununa harçlık veremiyor, bayramda sofraya et koyamıyor, pazara çıkarken iki kere düşünüyor. Bu sadece yoksulluk değil, bu aynı zamanda onur kırıcı bir durum” dedi.

‘Kira, mutfak beklemiyor’

Ertelenen bir hayat yaşadıklarını vurgulayan Yeşiltepe, “Ama bizim bekleyecek zamanımız yok. Çünkü mutfak beklemiyor, kira beklemiyor, fatura beklemiyor. Bu mesele sadece bir ikramiye meselesi değil. Bu, bir hak mücadelesidir. Eğer bugün bu şartlar altında yaşamaya devam ediyorsak, bunun bir nedeni de örgütsüzlüğümüzdür. Bugün geldiğimiz noktada emekliler adeta yaşam mücadelesi veriyor. Bu kabul edilemez. Bu ülkenin yükünü yıllarca sırtında taşıyan insanlar, hayatlarının son döneminde yoksullukla sınanmamalı. Bir kez daha söylüyorum: Kurbanı seçmişler… Ama biz kurban olmayacağız. Sesimizi yükselteceğiz, hakkımızı arayacağız ve bu düzeni değiştirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Çünkü bu sadece bizim değil, bizden sonra gelecek herkesin meselesidir” ifadelerini kullandı.

‘Bedelini ödüyor’

Emekli ve Emekçiler Derneği İzmir Başkanı Dilek Ete ise, “Kurban Bayramı dediğimiz şey, paylaşmanın, dayanışmanın, inancın en güçlü şekilde hissedildiği bir dönemdir. Ama bugün emekliye verilen 4 bin lira ile ne yapılması bekleniyor? Piyasada kurbanlık fiyatları 20-25 bin lira bandında. Yani siz emekliye diyorsunuz ki ‘Git kurbanın dörtte birini al, bir bacağını al, o da yeter.’ Böyle bir yaklaşım olabilir mi? Bu, bayramı bayram olmaktan çıkarmaktır. Üstelik bunu yapanlar kendilerini bu toplumun değerlerini, inançlarını temsil eden bir siyasi anlayış olarak ifade ediyor. O zaman sormak gerekiyor: İnancın en önemli ibadetlerinden biri olan kurbanı, milyonlarca insan için fiilen imkânsız hale getirmek nasıl bir anlayıştır? İnsanlara ‘kesmeyin’ demenin başka bir yolu bu. Çünkü ekonomik olarak kesemez hale getiriyorsunuz” diye konuştu. Bayram planı yapamayan, torununa harçlık veremeyen, evine et sokamayan bir emekli kitlesinin olduğunu aktaran Ete, “Bu tabloyu görmeden ‘ekonomi iyi’ demek, gerçeklikle bağını koparmaktır. Bu iktidarı yıllarca destekleyen, sandıkta tercih yapan milyonlarca emekli var. Ama gelinen noktada görüyoruz ki, o destek karşılığını bulmamış. İnsanlar şimdi bunun bedelini ödüyor” dedi.

Kaynak: Filiz Erol