Ege Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Altun’un yürütücülüğünü üstlendiği “İzmir Körfezi Kıyılarında Paleosıvılaşma İzlerinin Çok Disiplinli Karakterizasyonu” başlıklı proje, TÜBİTAK ARDEB 1001 programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje, İzmir Körfezi kıyılarında geçmişte meydana gelen büyük depremlerin zemin üzerindeki etkilerini inceleyerek, gelecekte yaşanabilecek sarsıntılara ilişkin risk analizlerine bilimsel katkı sunmayı hedefliyor.
Rektör Alcı'dan projeye tebrik mesajı
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, yapay zekâdan ileri geoteknik yöntemlere kadar birçok modern teknolojiyi buluşturan bu öncü projeleriyle TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan Prof. Dr. Selim Altun ve disiplinlerarası ekibini tebrik ederek, çalışmalarında başarılar diledi.
Tarihsel deprem kataloglarındaki eksikler tamamlanacak
Projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Selim Altun, sıvılaşma gibi ciddi zemin sorunlarına yol açabilen depremlerin parametrelerini belirlemede mevcut tarihsel ve aletsel kayıtların her zaman yeterli olmadığını belirtti. Bu noktada paleo-sıvılaşma olarak tanımlanan geçmiş dönem deprem izlerinin devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Altun, Holosen ve Geç Pleyistosen dönemlerine ait izlerin saha çalışmaları ve yaşlandırma yöntemleriyle analiz edileceğini aktardı. Bu yönüyle proje, Türkiye’de ilk kez farklı disiplinlerin ortak bir bakış açısıyla paleo-sıvılaşma olgusunu ele alması açısından da dikkat çekiyor.
Örselenmeyi en aza indiren yöntemler kullanılacak
İzmir Körfezi kıyı şeridinde yürütülecek çalışmalarda geniş bir teknolojik altyapı kullanılacak. Deprem kaynaklı sıvılaşmaların daha önce gözlendiği alanlarda, drone görüntülerinin yapay zekâ destekli analizleriyle oluşturulan haritalar; sismik yöntemler ve sondaj verileriyle birlikte değerlendirilecek. Arazi çalışmalarında açılacak çukurlardan alınan numuneler, C14 ve optik lüminesans yöntemleriyle yaşlandırılacak. Böylece geçmişte yaşanan büyük depremlerin zamanlaması ortaya konulacak. CPTu deneyleriyle sıvılaşma derinlikleri belirlenecek; GEL-PUSH ve Shelby tüp yöntemleriyle örselenmeyi en aza indiren numuneler elde edilecek. Laboratuvar ortamında yapılacak dinamik üç eksenli deneyler ve geriye dönük analizlerle, geçmiş depremlerin büyüklükleri ve pik yer ivmeleri tahmin edilecek.




