İzmir’de son yıllarda etkili olan kuraklık, 2026’nın ilk aylarında gelen yağışlarla birlikte kısmen etkisini azalttı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) verilerine göre barajlarda sınırlı artış görülürken, yer altı su kaynaklarında daha belirgin bir yükseliş kaydedildi.
Geçtiğimiz yıl uzun yıllar ortalaması olan 712 kilogram yağışın oldukça altında, 430 kilogram seviyesinde kalan yağış miktarı, su kaynakları üzerinde baskı oluşturmuştu. Bu yıl ise yağışların artmasıyla birlikte hem yüzey hem de yer altı su kaynaklarında toparlanma gözlendi.
Baraj doluluk oranlarında güncel durum
İZSU’nun 25 Mart 2026 tarihli verilerine göre İzmir’deki barajların doluluk oranları şu şekilde açıklandı:
- Tahtalı Barajı: %40,61
- Balçova Barajı: %94,04
- Ürkmez Barajı: %97,96
- Gördes Barajı: %28,31
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %68,38
Bu veriler, bazı barajlarda yüksek doluluk oranlarına ulaşılırken, bazı bölgelerde seviyelerin hâlâ düşük seyrettiğini ortaya koydu.
Tahtalı ve Gördes’te toparlanma
İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 40,61’e ulaştı. Bu oran kritik eşik olarak kabul edilen yüzde 50’nin altında kalsa da, geçen yılki düşük seviyelere kıyasla önemli bir artış olarak değerlendiriliyor.
Yılın başında tamamen kuruyan Gördes Barajı ise yeniden su tutmaya başladı. Ocak ayında sıfır seviyesine kadar düşen doluluk oranı, mart sonunda yüzde 28,31’e yükseldi. Barajın tekrar sisteme dahil olması, su arzı açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Yer altı sularında dikkat çeken yükseliş
Yağışların en belirgin etkilerinden biri yer altı su kaynaklarında görüldü. Küçük Menderes ve Gediz havzalarında yapılan ölçümlerde, su seviyelerinin ortalama 5 ila 20 metre arasında yükseldiği tespit edildi.
Uzmanlar, bu artışın özellikle yaz ayları öncesinde su yönetimi açısından önemli bir avantaj sağladığını belirtiyor.
Uzmanlardan yaz dönemi değerlendirmesi
Uzmanlara göre barajlardaki artış ile yer altı sularındaki yükseliş birlikte değerlendirildiğinde, İzmir’in bu yazı geçen yıla kıyasla daha rahat geçirme ihtimali bulunuyor. Ancak bu sürecin sürdürülebilir olması için suyun dengeli ve planlı kullanılması gerektiği vurgulanıyor.





