İzmir'in Karabağlar ilçesinde 27 yaşındaki Yaşar Can Güler'in hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından baba Baki Güler açıklamalarda bulundu. Oğlunun dakikalarca boğulduğu görüntüleri izledikten sonra dünyasının yıkıldığını söyleyen Güler, zanlının 21 suç kaydı bulunduğunu öne sürerek neden dışarıda olduğunu sorguladı. Cenaze günü tehdit edildiklerini de belirten acılı baba, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve adaletin sağlanmasını istedi.
Olay, 15 Ağustos akşamı Karabağlar ilçesi 5759 Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgeden gelen kavga ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, olay yerine ulaştıklarında 27 yaşındaki Yaşar Can Güler'i başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralanmış halde yerde yatarken buldu.
Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Güler, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Güler, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Olaya karıştığı ve ardından 35 CZA 882 plakalı otomobille bölgeden uzaklaştığı belirlenen F.K. (26), polis ekipleri tarafından Yeşillik Caddesi'nde yakalandı.
Cinayet anı güvenlik kamerasına yansıdı
Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, çevrede bulunan güvenlik kameralarının kayıtlarını incelemeye aldı. İncelenen görüntülerde Yaşar Can Güler ile cinayet zanlısı F.K.'nin aynı otomobille olay yerine geldikleri görüldü.
Güvenlik kamerası kayıtlarına göre, otomobilden inen Yaşar Can Güler ile F.K. arasında sözlü tartışma başladı. Tartışmanın kısa süre içerisinde büyümesi üzerine ikili arasında yumruklu kavga çıktı.
Görüntülerde F.K.'nin, otomobilden inerken yanında bulunan ve sopa gibi görünen bir cismi yere bıraktığı, kavganın devamında ise yeniden bu cismin bulunduğu yere giderek aldığı ve Yaşar Can Güler'e vurduğu görüldü.
Kavga sırasında yere düşen Güler'in boynuna sarılan F.K.'nin genç adamı dakikalarca boğduğu anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Güler'in nefessiz kaldığı sırada çırpındığı, daha sonra hareketsiz kaldığı görüldü. O sırada bir vatandaşın da araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştığı kayıtlara yansıdı.
Baba Baki Güler görüntüleri izledikten sonra konuştu
Oğlunun sokak ortasında dakikalarca boğulduğu görüntülerin ortaya çıkmasının ardından konuşan baba Baki Güler, görüntüleri izledikten sonra büyük üzüntü yaşadığını söyledi. Cinayetin neden işlendiğini bilmediğini belirten Güler, olayın gerçek sebebinin ortaya çıkarılmasını istedi.
Baki Güler, “Benim pek bildiğim bir şey yok. Sizin gibi ben de görüntülerden gördüm. Cinayetin sebebini bilmiyorum, gerçekten olayla bir bilgim yok ve bilmek istiyorum. Ya zaten üzüntümüz çok büyüktü, o görüntüyü izledikten sonra dünyam yıkıldı, paramparça oldum. Zaten gece yarıları uyuyamıyorum, kabuslar görüyorum. Benim 20 yaşına giren bir kızım var. Kızım da o görüntüleri seyretti ve psikolojisi bozuldu, durumu şu an çok kötü. Baba olarak ben yıkıldım” ifadelerini kullandı.

“Oğlumu resmen boğarak, çırpına çırpına öldürmüş”
Güvenlik kamerası kayıtlarında gördüğü anları anlatan Baki Güler, olayın tasarlanarak gerçekleştirildiğini düşündüğünü söyledi. Zanlının olay sırasında bilincinin yerinde olmadığını düşündüğünü de ileri süren Güler, görüşünü görüntülerde gördüğü ayrıntılara dayandırdı.
Güler, “Oğlumla ikisi araçtan iniyor. Adam sopayı zaten ilk önce arabadan inerken yere koyuyor. Sonra geliyor oğluma terbiyesizlik, saygısızlık yapıyor, vuruyor. Bakıyor ki oğlumla baş edemeyecek, gidiyor tekrar sopayı alıyor. Gelip sopayla oğluma vuruyor. Oğlumu yere yatırıp boğuyor. Resmen oğlumu boğarak öldürmüş, cani bir şekilde. Çocuk orada ayaklarıyla çırpınıyor. Benim oğlum farkındaysanız olaya şiddetli müdahale etmiyor. O boğulma anı zaten dünyalarımı yıktı. Ben kesinlikle o insanın normal kafada olduğunu düşünmüyorum; kesinlikle alkol veya uyuşturucu etkisinde” dedi.
“Öldürdükten sonra yerdeki oğlumu telefonda birine gösteriyor”
Baba Baki Güler, zanlının olayın hemen ardından telefonla başka biriyle görüştüğünü ve yerde bulunan oğlunu telefon kamerasıyla karşı tarafa gösterdiğini iddia etti. Görüşmenin kimle yapıldığının ve olayın arkasında başka kişilerin bulunup bulunmadığının araştırılmasını isteyen Güler, bu konuda yetkililerden olayın tüm ayrıntılarının ortaya çıkarılmasını talep etti.
Güler, “Olay sonrasında, oğlumu öldürdükten sonra telefonla başkasıyla görüşüyor. Telefonla yerdeki oğlumu kameradan ona gösteriyor. Bunun arkasındaki kişiler kimse, ben bulunmasını gerçekten istiyorum” diye konuştu.
“21 suç kaydı olan bir insan niye cezaevinde değil?”
Baki Güler, oğlunun ölümünün ardından zanlının geçmişine ilişkin öğrendiğini söylediği bilgiler üzerinden de tepki gösterdi. F.K.'nin oğlunun cinayetiyle birlikte 21 suç kaydı bulunduğunu öne süren Güler, zanlının uyuşturucuyla ilgili 188. maddeden ve yaralama olaylarından suç kayıtlarının bulunduğunu iddia etti.
Baba Güler, “Benim oğlumun cinayetiyle beraber bu adamın 21 tane suç kaydı oldu. Uyuşturucuyu kapsayan 188. maddeden suç kaydı var ve dışarıda. Kaç tane adam yaralaması var ve dışarıda. Ben nasıl dışarıda olduğunu çok merak ediyorum. Böyle bir suç makinesinin dışarıda olması benim zoruma gidiyor. 21 suç kaydı olan bir insan niye cezaevinde değil? Hani benim oğlum ölsün diye mi dışarıya çıkarıldı? Başkasının canı yansın diye mi dışarıda tutuldu bu adam? Bunların araştırılmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Cenaze günü tehdit edildik”
Baki Güler, oğlunun cenazesinin olduğu gün karşı taraftan kendilerine yönelik tehdit geldiğini de ileri sürdü. Kendilerine “Bu işin arkasına düşülmesin, kan davası güdülmesin” şeklinde mesaj verildiğini söyleyen Güler, bir kan davası peşinde olmadığını ancak hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını vurguladı.
Güler, kendilerini tehdit ettiğini söylediği kişilerin “Kutlubey” ailesi olarak bilindiğini ifade ederek, “Bunu kim destekliyorsa, 'Kutlubey' ailesiymiş, kendilerince güçlüymüş onlar. Benim cenazem olduğu gün bana onlardan tehdit geldi; 'bu işin arkasına düşülmesin, kan davası güdülmesin' denildi. Benim kan davası gibi bir niyetim yok ama ben davanın sonuna kadar arkasındayım ve şikayetçiyim” dedi.
“Ben devletimize ve medyaya güveniyorum”
Oğlunun ölümüne ilişkin davayı takip edeceğini belirten Baki Güler, vatandaş olarak adaletin sağlanmasını istediğini söyledi. Güler, “Biz de vatandaşız, ben de Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıyım. Ben devletimize ve medyaya güveniyorum. Onlar medyadan veya devletten daha güçlü değillerdir herhalde. O kişinin tez zamanda en ağır cezayı almasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Altı görgü tanığının araştırılmasını istedi
Baki Güler, olay sırasında altı görgü tanığı bulunduğunu öğrendiğini ancak söz konusu kişilerin güvenlik kamerası görüntülerinde görünmediğini belirterek bu kişilerin de tespit edilmesini istedi.
Güler, “Ayrıca olay anında 6 tane görgü tanığı varmış ama o altı kişi de kamerada gözükmüyor. Ben o 6 görgü tanığının da araştırılmasını, adaletin yerini bulmasını istiyorum” dedi.
Oğlunun ölümünün ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinin kendisini ve ailesini derinden etkilediğini belirten Baki Güler, cinayetin nedeni, zanlının olaydan sonra yaptığı telefon görüşmesi, kendilerine yönelik olduğunu ileri sürdüğü tehditler ve olay sırasında bulunduğu belirtilen görgü tanıkları dahil tüm ayrıntıların araştırılmasını istediğini ifade etti.





