Palyatif bakım servisindeki tahtakurusu istilası ve yöneticilerin hemşirelere yönelik hakaret davaları iddialarıyla gündeme gelen Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi, bu kez de liyakatsiz ve usulsüz görevlendirme suçlamasıyla anılıyor. Bu konuda açıklamalarda bulunan ve yaşanan duruma tepki gösteren Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, doğum servisinde kadrolu ebeler dururken, başka bir kurumdan geçici görevle getirilen personellerin yasalara ve liyakate aykırı şekilde "servis sorumlusu" yapıldığını iddia ederek geçmişteki skandallara bir yenisinin eklendiğini belirtti. Ayrıca Doğruyol, kamudaki siyasi ve sendikal kadrolaşmaya dikkat çekti.

Yetki, geçici personele
Kadın doğum servisinde görevli 9 ebeden 7’sinin kadrolu, 2’sinin ise geçici görevli olduğunu belirten Ahmet Doğruyol, yaptığı açıklamada, “Hastanede 7 tane kadrolu ebe dururken, başka bir kurumdan geçici görevle gelen bir ebenin hastanede sorumlu hemşire, yani servis sorumlusu yapılması doğru bir uygulama değildir. Geçici görevli; belli bir süre bir kurumdan başka bir kuruma gönderilen personel demektir. Bu personelin gittiği hastaneye uyum sağlaması zaten zaman almaktadır; üstelik geçici görevi iptal edilip gittiğinde oradaki iş ve işlemler yeni baştan başlayacaktır. Bu nedenle, kadrolu personelin orada servis sorumlusu olması gerekirken geçici görevlinin bu makama getirilmesi doğal olarak uygun değildir" ifadelerini kullandı. Birçok devler hastanesinde liyakat yerine siyasi ve sendikal yakınlığın zemin kazandığını savunan Doğruyol, idarecilerin malum sendikalar tarafından yönlendirildiğini iddia etti.
‘Sendika ayrımcılığı’
Sağlık kurumlarında başhekiminden müdürüne, müdür muavininden sağlık müdürlerine kadar tüm idarecilerin 663 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile yönetici olduğuna dikkat çeken Doğruyol, “Doğal olarak burada herhangi bir liyakat aranmamasından, iktidarda hangi siyasi parti varsa idarecilerin oradan geçmiş olmasından ve söz konusu sendikanın da mevcut iktidarın kontrolünde bulunmasından dolayı maalesef sendikalar idarecileri çok fazla yönlendirebiliyor. Bu da kurumlarda huzursuzluğa, adaletsizliğe ve liyakatsizliğe sebep olup bu personelin çalışma motivasyonunu düşürüyor. Şimdi düşünün; 9 ebenin olduğu yerde sen kadrolu olan 7 ebelerin hepsini bir kenara atıyorsun, başka kurumdan geçici görevle getirdiğin 2 ebeden birini sırf sendikasından dolayı, yani sendikal ayrımcılık yaparak oraya sorumlu ediyorsun. Bu kabul edilemez” dedi.
‘Kadro vaadiyle su istimal’
Geçici görevlendirmelerin yasal sınırlarının dışına çıkılarak birer vaat mekanizmasına dönüştüğünü söyleyen Genel Başkan Ahmet Doğruyol, “Geçici görevlendirmeler genelde 3 ay, 6 ay gibi kısa süreli olur. Tabii burada süreç şöyle işliyor: Hükümete yakın olan sendika, personele genel itibarıyla 'Sizin geçici göreviniz burada uzatılır, hatta kadronuzu buraya aldırırız' gibi vaatlerde bulunuyor. Bunlar vaat edildiği için bu usulsüzlükler yaşanıyor. Halbuki bir personelin il içi veya iller arası tayinlerde nereye geçeceğinin belli yasal kriterleri vardır. Bunlardan dolayı, personelin yasaya ve kanuna uymayan bir şekilde kurum değiştirmesi zaten uygun değildir” ifade etti.
‘Nöbetten kayrılıyor’
Hastaneler arasındaki personel dağılımında ciddi adaletsizlikler yaşandığını ve bu durumun çalışanlar üzerinde büyük bir yüke dönüştüğünü ifade eden Doğruyol sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda maalesef çok anormal geçici görevlendirmelerle demoralize ediliyoruz. Örneğin; bir hastanede 50 tane ebe veya hemşire kadrosu varsa, siyasi baskılardan ve birilerinin devreye girmesinden dolayı oradaki kadronun bir bakıyorsunuz 55'e çıktığını görüyorsunuz. Diğer tarafa bakıyorsunuz; personel eksikliği çeken hastanelerde bir hemşirenin ayda fazladan 3 nöbet tutması gerekirken, o arkadaşımız orada fazladan 8-10 nöbet tutmak zorunda kalıyor. Yandaş sendikanın üyesi ise kayırılıyor. Birileri hep 'kul hakkı, adalet' diyor ya; aslında bununla hiç alakası yok. Yani bunların hepsi birer kul hakkıdır. Sonuç olarak devlet memuru, devleti temsil eder. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 10. maddesine göre; il sağlık müdüründen başhekimine, müdüründen Sağlık Bakanı'na kadar tüm idareciler çalışanlar arasında adaleti sağlamakla mükelleftir. Ancak maalesef her türlü adaletsizliği yapmaktadırlar.”





