Kalp ve damar hastalıkları uzun yıllar ileri yaş grubunun sorunu olarak görülse de tablo hızla değişiyor. Uzmanlara göre son yıllarda genç yaşta kalp krizi ve koroner damar hastalıkları nedeniyle hastanelere başvuranların sayısında belirgin artış yaşanıyor. Bu artışta en önemli etken olarak değişen yaşam alışkanlıkları gösteriliyor.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Suat Büket, genç yaş grubunda gözle görülür bir artış yaşandığını belirterek, hastaların bir kısmının göğüs ağrısı ya da kalp krizi sonrası başvurduğunu, bir kısmında ise ailesel koroner hastalık öyküsü ve lipit metabolizması bozukluğu bulunduğunu ifade etti. Dikkat çeken bir diğer noktanın ise hiçbir şikâyeti olmayan genç bireylerde hastalığın tespit edilme oranındaki yükseliş olduğunu vurgulayan Büket, bu oranın geçmişte yüzde 5’in altında iken bugün yüzde 10–15 seviyelerine yaklaştığını söyledi.

En yaygın neden: Ateroskleroz

Kalp ve damar hastalıklarının temelinde çoğunlukla damar sertliği (ateroskleroz) yer alıyor. Ateroskleroz yalnızca kalp damarlarını değil; beyin, böbrek ve periferik damarları da etkileyebiliyor. Uzmanlara göre hastalık doğumdan itibaren başlayabiliyor ancak uzun süre belirti vermeden ilerliyor. İleri evrelerde göğüs ağrısı, eforla gelen yorgunluk ve ani kalp krizi gibi ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor.

Yaşam tarzı belirleyici rol oynuyor

Uzmanlar, genç yaşta görülen artışta beslenme ve yaşam biçiminin önemli payı olduğuna dikkat çekiyor. Fast food ve rafine gıda tüketiminin artması, hareketsiz yaşam, uzun süre masa başında kalma, sigara kullanımı, obezite ve ailesel yatkınlık risk faktörleri arasında yer alıyor. İşlenmiş ve katkı maddesi içeren gıdalar, yüksek tuz ve doymuş yağ oranı ile bazı kimyasal kalıntıların damar sağlığını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.

Erken teşhis hayat kurtarıyor

Uzmanlara göre düzenli kontroller, cerrahi gereksinimi azaltabiliyor. Uygun hastalarda ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor. Gerekli durumlarda ise minimal invaziv cerrahi tekniklerle daha hızlı iyileşme sağlanabiliyor. Ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan gençlerin kardiyoloji kontrolünden geçmesi önerilirken, risk durumuna göre yılda bir kez yapılan muayenenin çoğu birey için yeterli olabileceği ifade ediliyor.

“Kalp sağlığı genç yaşta başlar”

Uzmanlar, kalp sağlığının yalnızca ileri yaşlara ait bir konu olmadığını vurguluyor. Sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve işlenmiş gıdalardan kaçınma gibi temel alışkanlıkların genç yaşta kazanılması gerektiği belirtiliyor. Artan veriler, kalp ve damar hastalıklarının yaş sınırı tanımadığını gösterirken, uzmanlar gençleri risk faktörlerini ciddiye almaya çağırıyor.

Kaynak: Bülten