Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, kalp yetmezliğinin hem dünyada hem de Türkiye’de giderek büyüyen önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirterek, özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli kardiyolojik kontrollerini aksatmaması gerektiğini söyledi. Kalp yetmezliğinin, kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterli düzeyde pompalayamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Soydinç, hastalığın nefes darlığı, çabuk yorulma, ayaklarda şişlik, çarpıntı ve gece nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini kaydetti. Hastalığın özellikle ileri yaş grubunda daha sık görüldüğüne işaret etti.

Risk faktörlerine dikkat çekti

Hipertansiyon, koroner arter hastalığı, diyabet ve obezite gibi rahatsızlıkların kalp yetmezliği açısından önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Soydinç, bu hastalıkların kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Erken tanı ve uygun tedavi yöntemleri sayesinde hastaların yaşam süresi ile yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade ederek, düzenli doktor takibi, tedaviye uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalığın kontrolünde kritik rol oynadığını söyledi.

Düzenli takip komplikasyon riskini azaltıyor

Kalp yetmezliği tanısında ekokardiyografi, elektrokardiyografi (EKG), kan testleri ve çeşitli görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Soydinç, hastaların düzenli kontrol altında tutulmasının hastalığın seyrini yakından takip etmek açısından önemli olduğunu ifade etti. Düzenli izlem sayesinde olası komplikasyonların erken dönemde tespit edilerek önlenebildiğini kaydederek, modern tıbbi tedavi yöntemleriyle kalp yetmezliğinin artık daha etkin şekilde yönetilebildiğini dile getirdi.

Sağlıklı yaşam alışkanlıkları önemli

İlaç tedavilerinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de tedavi sürecinin ayrılmaz parçası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Soydinç, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz yapılması, sigaranın bırakılması ve sağlıklı beslenmenin tedaviye önemli katkı sağladığını belirtti. Toplumda kalp yetmezliği konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayarak, erken tanı ile tedaviye uyumun hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerinde belirleyici etkisi bulunduğunu ifade etti.

Muhabir: Nazlı Şentürk