Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte ramazan kolileri de market raflarında yerlerini aldı. Kolilerde sadece kuru bakliyat ürünleri bulunurken süt ve süt ürünleri, et gibi besinler yer almadı. Geçen yıla göre kolilerin içeriğindeki ürünlerin adeti azalırken fiyatlar da geçen yıla göre yüzde 40 arttı. Bir zamanlar paylaşmanın, dayanışmanın ve umutların tazelendiği bu mübarek ay, bugün birçok aile için “nasıl geçineceğiz” sorusunun gölgesinde karşılanıyor. Özellikle dar gelirli vatandaşlar, emekliler ve asgari ücretle geçinmeye çalışan aileler, Ramazan kolilerinin fiyatlarını gördüklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Birçok aile, iftar sofralarını kurabilmek için borçlanmak zorunda kalırken, bazıları ise alışveriş listelerinden her geçen gün yeni bir ürünü daha çıkarmak zorunda kalıyor. Ramazan ayını buruk karşılayan binlerce hane, “Eskiden koli dağıtırdık, şimdi bekler hale geldik” sözleriyle yaşadıkları dönüşümü özetliyor.

Ayhan Bülent Toptaş3

‘Daha çok yükselir’

Son aylarda gıda fiyatlarında yaşanan sert yükselişin, Ramazan kolilerine de kaçınılmaz olarak yansıdığını belirten Ekonomist Dr. Ayhan Bülent Toptaş, “Yılın başında açıklanan veriler, gıda enflasyonunun yüzde 6’nın üzerine çıkarak son dönemlerin en yüksek seviyelerinden birine ulaştığını gösterdi. Üretimde yaşanan kayıplar, artan nakliye ve enerji giderleriyle birleşince, temel gıda ürünleri kısa sürede ulaşılamaz hale geldi. Market raflarında sık sık değişen etiketler, vatandaşın alım gücünü her geçen gün biraz daha eritirken, Ramazan ayı öncesinde piyasada yeni bir fiyat dalgalanması yaşanmaya başladı. Ramazan döneminde gıda talebinin artmasıyla birlikte fiyatların daha da yükselmesi bekleniyor. Şubat ayında genel enflasyonun yüzde 2,5–3 seviyelerinde gerçekleşeceği öngörülürken, gıda kalemlerinde bu oranın daha da üzerine çıkabileceği konuşuluyor. Bu durum, mutfak masraflarını daha da ağırlaştırıyor” dedi.

‘Ciddi bir yük’

Gıda fiyatlarının yükselmesiyle bu ürünlerden oluşan Ramazan kolilerinin de doğrudan etkilendiğini vurgulayan Dr. Toptaş, “Çay, makarna, pirinç, bisküvi, yağ ve bakliyat gibi temel ürünlerin her birine gelen zam, kolilerin toplam maliyetini katlıyor. Bir zamanlar ihtiyaç sahipleri için önemli bir destek olan bu paketler, bugün birçok aile için ciddi bir yük haline gelmiş durumda. Ocak ayında yaşanan yüksek enflasyonun ardından, Şubat ayında da Ramazan etkisiyle benzer bir tablonun ortaya çıkması bekleniyor. Gıda fiyatlarında kalıcı bir düşüş yaşanmadığı sürece, market raflarındaki etiketlerin geriye gelmesi zor görünüyor. Bu da önümüzdeki dönemde Ramazan kolilerinin daha da pahalılaşacağı anlamına geliyor” diye konuştu.

Özgür Şen-4

‘Kuru bakliyattan oluşuyor’

Geçtiğimiz yıl marketlerdeki bereket kolisinin bugün yüzde 40 zamla raflarda olduğunu belirten Eğitim İş Sendikası İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen, “Bu kolilerde makarna, pirinç, salça, 1 kg Ayçiçek yağı gibi kuru bakliyat ürünler yer alıyor. En düşük Ramazan kolisi bugün 499 TL. Ortalama bir kolinin fiyatı ise 720 TL. Bu fiyat artışlarının olduğu ürünler sadece kuru bakliyatlardan oluşuyor. Dört kişilik bir aile için bu sadece iki günlük iftar ve sahur anlamına geliyor. Et veya süt ürünleri gibi ürünler içinde yok. Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin ayıdır. Ancak bugün ne yazık ki birçok vatandaş için iftar sofrasını kurmak, her zamankinden daha zor hale geldi. Artan hayat pahalılığı ve yükselen gıda fiyatları, Ramazan’ın manevi atmosferini gölgelerken, geçim kaygısı milyonlarca hanenin ortak sorunu oldu. Ramazan kolilerinin fiyatları geçtiğimiz yıla göre ciddi oranda artmış, temel gıda ürünlerindeki yükseliş dar gelirli vatandaşları ve özellikle emeklileri doğrudan etkiledi” ifadelerini kullandı.

‘Ulaşamıyoruz’

Yıllarca çalışmış, bu ülkeye emek vermiş emeklilerin bugün bir Ramazan kolisini alırken dahi defalarca hesap yapmak zorunda kaldığını vurgulayan Şen, “En düşük maaşla kira, fatura ve sağlık giderlerini karşılamaya çalışan vatandaşlar için gıda harcamaları artık en ağır yüklerden biri haline geldi. Bugün bir Ramazan kolisi artık “yardım paketi” olmaktan çıkmış, adeta lüks bir alışveriş sepetine dönüşmüştür. Dar gelirli vatandaş için Ramazan, paylaşmanın ayı olmaktan uzaklaştı “bugün ne eksiltsek” hesabının yapıldığı bir döneme dönüştü. Artık sorun bolluk değil, ulaşamamak sorunu” dedi.

Etsiz sütsüz: 720 TL
Un (1 kg): 65 TL
Pirinç (1 kg): 85 TL
Bulgur (1 kg): 60 TL
Makarna (500 g): 35 TL
Ayçiçek yağı (1 L): 105 TL
Toz şeker (1 kg): 50 TL
Çay (500 g): 100 TL
Domates salçası (830 g): 80 TL
Tuz (750 g): 40 TL
Mercimek (1 kg): 60 TL
Nohut (1 kg): 60 TL
TOPLAM: 720 TL

Kaynak: Filiz Erol