Kamuoyunda tartışma yaratan “Laikliği Savunuyoruz” başlıklı metin sonrası gözler Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamalarına çevrildi. Yurttaşlar, bildirinin neyi kapsadığını ve Tekin’in hangi gerekçelerle yargı süreci başlatacağını sorguluyor. Peki, “Laikliği Savunuyoruz” metni olayı ne, Yusuf Tekin neden dava açacak?
“Laikliği Savunuyoruz” metni olayı ne?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aralarında sanatçı, akademisyen, gazeteci, hukukçu, eğitimci, siyasi parti ve meslek odası temsilcilerinin yer aldığı 168 kişi tarafından imzalanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metne karşı hukuki süreç başlatacağını duyurdu. Söz konusu metin, yayımlanmasının ardından internet üzerinden binlerce yurttaşın da imzasıyla destek bulmuştu.
Tekin, bildirinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen ve kamuoyunda “Ramazan Genelgesi” olarak anılan “Ramazan Ayı Etkinlikleri Kılavuzu”na yönelik hazırlandığını öne sürdü. Bakan, metnin içeriğinde yer almayan bazı iddialar üzerinden kamuoyunun yanıltıldığını savundu.
Bakan Tekin, genelgeye ilişkin eleştirilerin metnin içeriğini çarpıttığını iddia etti. TGRT’ye yaptığı açıklamada, bazı basın organlarının genelgede yer almayan hususları varmış gibi yansıttığını belirten Tekin, hukuk devleti ve laiklik kavramlarının yorumlanmasına ilişkin eleştirilerde bulundu. Genelgede öğrencilerin fotoğraflarının paylaşılacağı ya da etkinliklerin notla değerlendirileceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Genelgenin gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Tekin, söz konusu etkinliklerin zorunlu tutulmadığını ve kamuoyunda dile getirilen uygulamaların metinde yer almadığını söyledi. Bildiride geçen ifadeler nedeniyle yargı sürecini başlatacağını belirten Tekin, bu adımı demokratik hakkı çerçevesinde attığını dile getirdi.
Yusuf Tekin neden dava açacak?
Tekin, açıklamalarında bildiriyi “niyet okumaya dayalı” ve “kötü niyetli” olarak nitelendirdi. Süreci 28 Şubat dönemine benzeten Bakan, bildirinin toplumsal kutuplaşmaya yol açabileceğini savundu. Ramazan etkinliklerine yönelik eleştirilerin laiklik çerçevesinde gündeme getirilmesini değerlendiren Tekin, genelgede dini içerik bulunmadığını ifade etti.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da söz konusu metne ilişkin değerlendirmede bulundu. Erdoğan, yayımlanan bildirilerin toplumun Ramazan sevincine gölge düşürmemesi gerektiğini belirterek, özgürlük alanlarının kısıtlanmadığını ve inanç özgürlüğünün korunacağını ifade etti.
“Laikliği Savunuyoruz” metninde ne yazıyor?
Açıklamanın tamamı şöyleydi:
“Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump'ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.
Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.
Laikliği savunmak suç değildir.
LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!
Karanlığa teslim olmayacağız!”





