Sıcak yaz aylarının gelmesiyle beslenmenin önemi artıyor. Dengeli ve düzenli beslenme, yaz aylarında hastalıklara yakalanma riskini azaltmakta büyük önem arz ediyor. Özellikle sıvı tüketimi en çok dikkat edilmesi gereken noktaların başında geliyor. Ege Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Reci Meseri, yaz aylarında beslenmenin nasıl olması gerektiğini anlattı.


Sıvı tüketimi önemli
Meseri, “Sıcak yaz günlerinde beslenmede en çok dikkat edilmesi gereken öge sıvı tüketimidir. Terleme ile birlikte bedenimizde su kayıpları artar. Bu nedenle günde 1.5-2 litre kadar su içmeye özen gösterin. Susamayı beklemeyin, yanınızda bir su şişesi bulundurun ve sık sık su için” ifadelerini kullandı. Su tüketimi konusunda yine de aşırıya kaçılmaması gerektiğini söyleyen Meseri, “Her şeyin azı da aşırısı da beden için zararlı olabilir. Bir anda böbreklerin süzebileceğinden daha fazla miktarda su tüketmek böbreklerin aşırı çalışmasına ve ciddi bir sodyum kaybına neden olabilir” dedi.
Sıvı tüketiminde şekerli- gazlı içecekler yerine ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, şekersiz çay gibi daha sağlıklı içeceklerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Meseri, “. Maden suyu tercih edecekseniz günde 1-2 şişeyi geçmeyin, sadesini tercih edin. Hipertansiyon (yüksek tansiyon) gibi sodyum kısıtlamasını gerektiren bir durumunuz varsa o zaman bu durumu hekiminize ve diyetisyeninize danışın” uyarısında bulundu.


Kahve çarpıntı yapabilir
Sıcak günlerde en çok tercih edilmeye başlayan kahveler ile ilgili konuşan Meseri, “Kahve denince sade türk kahvesinden, kremalı, şekerli kahvelere kadar bir çok değişik seçenek akla gelebilir. Kahve tercihi yaparken şekersiz, krema gibi aşırı yağlı ürünler içermeyen sade (ya da az sütlü) kahveler tercih edilmelidir. Kahvenin içerisinde kafein bulunur. Sağlıklı yetişkinler için günde en fazla yaklaşık 400 mg kafein alınması önerilmektedir. Başka içeceklerden (kolalı gazlı içecekler, çay) /yiyeceklerden (kakao- çikolata) de kafein alınabildiği için günlük kahve tüketiminizi 2-3 bardak ile sınırlandırın. Aşırı kafein alımı uykusuzluk, huzursuzluk, gerginlik, kafa karışıklığı, kalp atımında bozukluk ve çarpıntı, hızlı soluk alıp verme, sık idrara çıkma gibi etkiler gösterebilir” ifadelerini kullandı.


Beslenme tabağı tercih edilmeli
Gün içerisinde sağlıklı beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Meseri, “Öğünlerinizde sağlıklı beslenme tabağından yararlanın. Türkiye Beslenme Rehberinde belirtilen tabak modeline uygun olarak tabağınızın bir kısmına et, yumurta ya da kuru baklagil, bir kısmına süt ve ürünleri, bir kısmına sebzeler ve meyveler, bir kısmına da tahılları yerleştirin. Yediğiniz tüm besinlerin ve içtiğiniz içeceklerin miktarlarına dikkat edin” ifadelerini kullandı.

Meseri, gün içerisinde sürekli atıştırmanın doğru olmadığını vurgularken, ana (ve gerekli ise ara) öğünlerin düzenli yapılması gerektiğini söyledi. Meseri, “Ağır şerbetli tatlılar yerine daha hafif, az şekerli sütlü tatlılar ya da dondurma tercih edin ancak tüketim miktarına ve sıklığına dikkat edin” dedi.


Pişirme yöntemi önemli
Alevde ve yağda pişirme gibi yemeği ağırlaştıracak ve içerisindeki mineralleri öldürecek yöntemler yerine, ızgara, haşlama, buğulama gibi daha hafif ve sağlıklı pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Meseri, “Aşırı tuz alımından kaçınılmalı. Yemeklerinize sofrada tuz eklemeyin, aşırı tuzlu besinleri tercih etmeyin. Paketli besin tüketimini sınırlandırın, paketli besin alırken etiketini okuyun, sodyum/tuz içeriği düşük olan ürünleri tercih edin” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Dilek Çakır