Zayıflama iğneleri, kısa sürede sonuç alma beklentisinin yeni adresi haline geldi. Özellikle yaz ayları yaklaşırken hız kazanan kilo verme telaşı, obezite ve diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların zayıflama amacıyla yaygın şekilde tercih edilmesine yol açtı. Toplumda giderek güçlenen “mucize çözüm” arayışı, bu ilaçlara olan ilgiyi artırırken, hızlı kilo verme isteği çoğu zaman sağlık risklerinin önüne geçmeyi başardı.

“Kör kalabilirsiniz”
Yaz aylarında fit gözükmek için ‘mucize çözüm’ vaadi olan yöntemlere rağbetin arttığını vurgulayan İzmir Eczacılar Odası eski Başkanı Tuncay Sayılkan, bu eğilimin yeni olmadığını, toplumda uzun süredir devam eden bir alışkanlığın farklı bir biçimde sürdüğünü ifade etti. İnsanların kısa yoldan kilo verme isteğinin hiç değişmediğini belirten Sayılkan, “Bizim insanımız mucize arayışını hiç bırakmadı. Örneğin; bir çay içeyim hemen kilo vereyim, bir hap içeyim bir ayda 10 kilo vereyim gibi düşünüyorlar. Şimdi de aslında şeker hastalığı için çıkarılan iğneleri kullanarak hızlı kilo vermenin derdindeler. Çünkü yaz ayları yaklaştı ve insanımız geleneksel zayıflama çabası içine girdi. Burada da bu iğnelerin içeriğini bilmeden, doktor kontrolü dışında, sadece işin kaç kilo veririm boyutuyla ilgileniyorlar. Biz eczacılar olarak anlatmaya çalışıyoruz ama bu kullanım trendi enteresan bir akıma dönüşmüş durumda. Herkes ben 8-10 kilo vermeliyim derdinde. Bu ilaçlarla kilo veriliyor mu, evet veriliyor ama çok ciddi yan etkileri var. Örneğin; oransal olarak düşük olsa da görme kaybı yaşanabilir. Kör olma riski var. Onun dışında herkese uygun olmayabilir. Karaciğere veya pankreasta oluşabilecek hasarların çok iyi incelenmesi gerekiyor. Ancak insanlar bu riskleri göz ardı ediyor ve tek dertleri hızlı kilo vermek oluyor” dedi.
“Sağlığınızı riske atmayın”
Zayıflama ümidiyle kullanılan bu iğnelerin iştahı kapatması nedeniyle zayıflama etkisinin görüldüğünün altını çizen Sayılkan, “İğnenin bir özelliği de, kullandıktan sonra o kişinin iştahını kesmesi. Ciddi bir iştah kaybına neden olduğundan zaten bu şekilde hızlı kilo veriliyor. Ancak iğnenin etkisi bittikten sonra bunu bir yaşam biçimi haline getirmezseniz, yediğinize dikkat etmez, yürüyüşü, sporu hayatınıza dahil etmezseniz, iğne kullanılmayan süreçte yeniden hızlıca kilo alabilirsiniz. Hızlı kilo verip almak da metabolizmayı yoran bir şey. Birçok organa ciddi tahribat yapabilir. Bu yüzden uzmanların uyarıları dikkate alınmalı, bizler de bu konuda uyarılarımızı yineliyoruz. Güzel görünmek için sağlığınızı riske atmayın” ifadelerini kullandı.

“Sihirli değnek değil”
Zayıflama iğnelerinin birer “sihirli değnek” olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Diyetisyen Ebru Kulluk ise bu tür ilaçlarla kilo kaybı yaşandığını ancak kalıcı etkisinin halen araştırıldığını belirtti. Kulluk, GLP-1 olarak bilinen bu iğnelerin vücutta bulunan bir hormonu taklit ettiğini ve iştahı baskılayarak etki gösterdiğini belirterek, “Eğitim ve staj yaptığım dönemde bu tür ilaçlar kullanılarak zayıflamak isteyen hastalar olmuştu. Evet zayıflama yaşanıyor ama bunun kalıcı bir etkisi olup olmadığı hala araştırılıyor. GLP denilen iğneler aslında bir hormon. Vücutta var olan hormonu taklit eden ilaçlar. Bunlar bırakıldığında vücut adaptasyon da sağlayabilir ama burada en önemli şey vücudun besine karşı bakış açısını değiştirmek. Düzenli beslenme olduğunda istenilen sonuca ulaşılabilir. Bir ilaçtan sihirli bir değnek gibi medet ummamak lazım” diye konuştu.
“Hollywood etkisi” yayılmasını sağladı
Bu ilaçların ilk başta şeker hastalığını kontrol etmek amacıyla ortaya çıktığını söyleyen Kulluk, “Etkileri nedeniyle zayıflama tedavisinde de kullanılmaya başlandı. Özellikle Hollywood’da bu ilaçlar sayesinde bir anda zayıflayarak bir deri bir kemik kalan oyuncuların görülmesi de bu ilaçlara olan rağbeti artırdı. GLP hormonu aslında vücutta var ancak kısa süren bir iştah baskılanması yapıyor. Bu ilaçlar bu süreyi uzattığı için aslında kilo verimini artırıyor. Olay yine az yemekten geçiyor aslında. Bizim bu iğneleri almadan da tokluğu uzun süre hissetme yöntemlerimiz var. Protein alımını artırarak, lif açısından zengin besinler tüketerek yine zayıflamayı görebiliyoruz. Yani düzenli ve dengeli bir beslenme rutini oluştuğunda bu iğnelere ihtiyaç duymadan kalıcı şekilde zayıflamak mümkün” ifadelerini kullandı.





