İzmir’de faaliyet gösteren Kedi Otizm Derneği Başkanı Serap Dikmen, otizmli çocukların okullarda akran zorbalığına maruz kaldığını ve bazı vakalarda bu durumun hayati tehlike oluşturduğunu belirterek sosyal dışlanmanın ve zorbalığın çocukları izolasyona ittiğini söyledi.

“Daha güçlü ses çıkarabilmek için dernek”

Kedi Otizm Derneği Başkanı Serap Dikmen, otizmli çocukların ve yetişkinlerin yaşadığı hak kayıplarına dikkat çekerek sivil toplum ile daha güçlü ses çıkarabilmek için dernekleştiklerini ifade etti. 2016 yılında Resmî Gazete’de yayımlanan ancak hayata geçirilemeyen Otizm Eylem Planı’nın ailelere zor zamanlar yaşattığını söyledi. İzmir’de yerel yönetim ve belediyeler ile Otizm Eylem Planı hakkında iletişime geçen Dikmen, otizmli çocuk aileleri olarak bir hak mücadelesi içinde olduklarını vurguladı.

“Sosyal izolasyona itilen çocuklar”

Otizmli çocukların kabul süreçlerinin problemli olduğunu vurgulayan Dikmen, dernek olduktan sonra kendileri ile iletişime geçen ailelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Çoğu ailenin okulda yeterli ve yaşlarına uygun bir müfredatın olmamasından yakındığını belirtti. Kendi çocuğundan örnek vererek akranlarının bu konuda eğitilmedikleri ve yönlendirilmedikleri için sosyallikten dışlandığını söyledi. Bu durumun otizmli çocukları sosyal izolasyona ittiğini ifade etti.

“Zorbalığın sınırı yok, durum vahim”

Zorbalığa maruz kalan özel gereksinimli çocuklarda gözlemledikleri psikolojik ve sosyal etkilere de dikkat çeken Dikmen, iki yıl önce vahim bir durum ile karşılaştığını söyledi. Okulda öğrenim gören otizmli bir çocuğun başına poşet geçirildiğini ve doğrudan hayati bir tehlikenin oluştuğunu belirten Dikmen, otizmli çocukların akranları tarafından kolaylıkla dalga malzemesi olduğunu ifade etti. Otizmli öğrencinin başına torba geçirilmesi gibi çok ileriye giden vakaların yaşanabiliyor olması, akran zorbalığının boyutunu gözler önüne serdi.

Otizmli Cocuklar Okullarda Zorbalik Ve Sosyal Izolasyonla Karsi Karsiya (1)

“Pedagojiye uygun etkinlikler artırılmalı”

Dernek olarak zorbalıkla mücadele kapsamında sosyal medyayı aktif bir şekilde kullandıklarını belirten Dikmen, sosyal medya üzerinden sık sık bilgilendirici paylaşımlar yapmaya özen gösterdiklerini ifade etti. Sabancı Vakfı’nın açmış olduğu hibe programı kapsamında lisede uygulanması için bir proje teklifi verdiklerini açıklayan Dikmen, projenin kabul edilmesi halinde çocukların yaşlarına ve pedagojiye uygun etkinliklerin artırılmasını hedefleyen bir okul modeli ortaya çıkacağını söyledi.

“Güvende hissettiği şekilde iletişim kurulmalı”

Otizmli çocukların günün her saati ilgiye ve özene ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Dikmen, velilerin hayatlarındaki önceliğin çocukları olması gerektiğini vurguladı. Ailelerin çocuklarının zorbalığa maruz kaldığını anlayabilmeleri için çocukla iletişimi koparmamaları ve okul sonrası açık uçlu sorular ile çocuğun kendini güvende hissettiği şekilde iletişim kurmaları gerektiğini belirtti.

“Toplum otizmi tanımak için çaba göstermeli”

İnsanların bilmediği şeylerden korktuğunu ve otizmi tanımak için çaba gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Dikmen, her engel grubunun kendi ihtiyacı doğrultusunda desteklenmesi gerektiğini belirtti. Otizmli bireylerin ana sorununun iletişim becerisi ve sosyalleşme alanı olduğunu ifade eden Dikmen, çocuğun ailesi başta olmak üzere içinde bulunduğu toplumun destek olması gerektiğini söyledi. Eşit yurttaşlık haklarına ulaşamayan çocukların sosyal izolasyona maruz bırakıldığını ve bu durumun çevrenin desteği ile aşılabileceğine dikkat çekti.

NAZ AYDINLI-ÖZEL HABER

Kaynak: Haber Merkezi