İzmir’de derinleşen ekonomik kriz, gençlerin gitarlarını, emeklilerin ise yılların emeği olan bağlamalarını satılığa çıkardı. Müzik, kuşaklar arasında ortak bir tutku olmaktan çıkıp geçim derdinin sessiz tanığına dönüşüyor. Kent genelinde satışa çıkarılan 1205 gitarın toplam değeri 9 milyon 252 bin TL’ye ulaşırken, 127 bağlama ve saz ilanının toplam piyasa değeri ise yaklaşık 2 milyon TL seviyesinde. Her iki enstrüman grubunun toplam satış bedeli ise 11 milyon lirayı geçiyor. Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir alışveriş hareketliliğini değil; geçim sıkıntısının kuşaklar arası bir yansımasını gözler önüne seriyor. Gençler, bir zamanlar hayallerini kurdukları gitarlarını bugün kira, okul masrafı ve temel ihtiyaçlar için elden çıkarırken; emekliler ise yıllarca biriktirdikleri, çoğu zaman anısı olan bağlamalarını artık karşılanamayan yaşam giderleri nedeniyle satışa koyuyor. Uzmanlara göre bu tablo, enflasyonun yalnızca mutfağı değil; kültürü, sanatı ve bireysel üretim alanlarını da doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Bir dönem her evde bulunan bağlama ile gençlerin kendini ifade aracı olan gitar, bugün İzmir’de nakde çevrilebilir birer eşya haline gelmiş durumda. Müzik, artık çoğu için bir tutku değil; ertelenen bir hayal.

‘Vazgeçme noktasında’
Türkiye’de müzisyenlerin artık sadece sahnede değil, hayatın her alanında ayakta kalma mücadelesi verdiğini vurgulayan İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu, “Mekânlarda çalışma koşullarının ağırlaşması, sokak müzisyenlerine getirilen kısıtlamalar ve düzensiz gelir, birçok sanatçıyı ek iş yapmaya zorlarken, bazılarını ise en temel üretim araçlarından vazgeçme noktasına getiriyor. Öyle ki geçim sıkıntısı derinleştikçe, müzisyenler bir zamanlar hayatlarını adadıkları enstrümanlarını satmak zorunda kalıyor. Sazını, gitarını, ekipmanını elden çıkaran sanatçılar için bu durum yalnızca ekonomik bir kayıp değil; aynı zamanda mesleki kimliğin ve üretim alanının da kaybı anlamına geliyor. Çünkü bir müzisyen için enstrüman, sadece bir araç değil, varoluşunun en temel parçası” sözlerine yer verdi.
‘İhtiyaç için satıyor’
Ekonomik sıkışmışlık arttıkça insanların önce “kendilerine iyi gelen şeylerden” vazgeçtiğini belirten İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı Nesibe Gencer, “Bunun en somut örneklerinden biri de enstrüman satışları. Gençlerimiz, KYK borcu yüküyle ya da günlük harcamalarını karşılayamadıkları için gitarlarını, kemanlarını, ekipmanlarını elden çıkarıyor. Bu satışlar çoğu zaman bir tercih değil; ani bir nakit ihtiyacından kaynaklı oluyor. Oysa o enstrümanlar gençler için sadece bir eşya değil; kendini ifade etmenin, stresle baş etmenin, hayata tutunmanın bir yolu. Bir gitarın satılması, çoğu zaman bir hayalin ertelenmesi anlamına geliyor. Benzer bir durum emeklilerde de görülüyor. Artan kira, fatura ve temel ihtiyaç giderleri karşısında zorlanan emekliler, yıllarca çaldıkları bağlamalarını satmak zorunda kalıyor. O bağlamalar yalnızca bir müzik aleti değil; geçmişten bugüne taşınan anılar, dost meclisleri, bir ömrün birikimi. Onu elden çıkarmak, sadece maddi bir kayıp değil; insanın kendi hikâyesinden bir parçayı bırakması gibi” dedi.
‘Geçim sıkıntısı var’
İkinci el ilan sitelerinde artan enstrüman satışlarının, yüzeyde basit bir alışveriş gibi göründüğünü aktaran Gencer, “Ama arkasında çoğu zaman borç, geçim sıkıntısı ve çaresizlik var. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayabilmek için önce keyif aldıkları şeylerden vazgeçiyor. Sanat da bu vazgeçilenlerin başında geliyor. Bu durum yalnızca bireysel bir mesele değil. Gençlerin müzikten uzaklaşması, emeklilerin üretimden kopması; toplumun kültürel hayatını da doğrudan etkiliyor. Çünkü müzik, yalnızca bir eğlence değil; insanın kendini var ettiği alanlardan biri. O alan daraldıkça, insanların hayata bağlandığı yollar da azalıyor. Bazen bir gitarın, bazen bir bağlamanın sessizliğe gömülmesi, aslında çok daha büyük bir eksilmenin sesi oluyor” diye konuştu.

‘Sanat giderek lüks oldu’
Sosyal güvenceden yoksunluk, kayıt dışı çalışma ve örgütsüzlük, müzisyenlerin yaşadığı krizi daha da derinleştirdiğini belirten İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu, “Mekânlarda uzun saatler, düşük ücretlerle ve çoğu zaman güvenlikten uzak koşullarda çalışmak zorunda kalan sanatçılar, bir yandan da mesleklerini sürdürebilmek için mücadele veriyor. Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte sanat da giderek lüks olarak görülmeye başlanıyor. Müzik yapmak da dinlemek de artık birçok insan için ikinci plana itiliyor. Oysa müzik; doğumdan ölüme, sevinçten kedere, toplumun her anında var olan temel bir ihtiyaç. Bugün gelinen noktada müzisyenler sadece geçim derdiyle değil, aynı zamanda var olma mücadelesiyle karşı karşıya. Enstrümanını satmak zorunda kalan her sanatçı, aslında toplumun kültürel hafızasından eksilen bir ses anlamına geliyor” dedi.




