Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen 2. Multidisipliner Çevre ve Kenevir Kongresi’nde konuşan onkoloji uzmanı Prof. Dr. Dilek İnan, kendi kanser sürecine ilişkin yaptığı açıklamalarla kamuoyunun gündemine geldi. İnan, kongrede yaptığı konuşmada hem bir hekim hem de bir hasta olarak yaşadıklarını katılımcılarla paylaştı.
Prof. Dr. Dilek İnan, kendisine kanser teşhisi konulduğu dönemde hastalığın ileri evrede olduğunu ve doktorlar tarafından kendisine en fazla sekiz ay ömür biçildiğini söyledi. Teşhis sonrası önerilen kemoterapi sürecinin kendi durumunda etkili olmayacağını baştan öngördüğünü ifade eden İnan, klasik tedavi yöntemlerinin vücudunda karşılık bulmadığını düşündüğünü dile getirdi.
Bu süreçte farklı bir yol izlemeye karar verdiğini belirten İnan, bilimsel verileri incelediğini ve bu çerçevede kenevir temelli bir tedavi protokolü uyguladığını aktardı. Kendi beyanına göre, söz konusu tedavi sürecinin ardından yaklaşık dört ay içinde vücudundaki kanser hücrelerinin ortadan kalktığını, yapılan tetkik ve kontrollerde herhangi bir bulguya rastlanmadığını ve hastalığın tamamen gerilediğinin görüldüğünü söyledi.
Kongredeki konuşması sırasında duygusal anlar yaşayan Prof. Dr. İnan, yaşadığı bu sürecin meslek hayatına bakışını köklü biçimde değiştirdiğini ifade etti. Hem hekimlik deneyimi hem de hasta olarak edindiği tecrübelerin, kanser tedavisine dair yaklaşımını yeniden şekillendirdiğini vurguladı.
İnan, açıklamalarında kenevirin tedavi edici potansiyelinin bilimsel açıdan daha kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirterek, bu alandaki çalışmaların önünün açılması çağrısında bulundu. Kendi yaşadıklarının, özellikle kanserle mücadele eden hastalar için umut verici olabileceğini dile getirdi.
Prof. Dr. Dilek İnan’ın bu kongrede dile getirdiği ifadeler, kanser tedavisine ilişkin yürütülen çalışmalar ve yöntemler konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.





