Dekolonize Film Günleri, İstanbul’daki Atlas 1948 Sineması’nda başladı. Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu etkinlikte, sinemanın kültürel kimlik üzerindeki etkisi ve sömürgecilik sonrası anlatılar ele alındı.

Enstitü Sosyal ile NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen programda, farklı coğrafyalardan filmler izleyiciyle buluştu. İlk gün gösterimlerinde Mud, Rabbit Proof Fence, Sun Children ve Lion of the Desert gösterildi.

Sinemada kimlik ve reyting tartışması

“Decolonizing the Screen” başlıklı söyleşide konuşan İranlı yönetmen Mecid Mecidi, sinema sektöründe ekonomik kaygılar ile sanatsal üretim arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini söyledi.

Mecidi, yalnızca reyting odaklı içeriklerin uzun vadede kültürel kimliği aşındırabileceğini belirterek, festivallerin bağımsız ve sanatsal sinemanın yaşaması açısından kritik rol oynadığını ifade etti. Türk dizilerinde zaman zaman toplumun gerçek yaşamından uzak bir temsil dili oluştuğunu savunan yönetmen, kültürel değerlerin daha görünür olması gerektiğini dile getirdi.

“Temiz hikayeler anlatılmalı”

Yapımcı Mehmet Bozdağ ise kültürel sömürgeciliğin yalnızca sanat alanını değil, gündelik yaşam alışkanlıklarını da etkilediğini söyledi. Bozdağ, televizyon ve dijital platformlarda reyting kaygısının özgün hikayelerin önüne geçtiğini belirterek, yerel kültüre dayanan anlatıların korunmasının önemine işaret etti.

Yönetmen ve senarist Faysal Soysal da sosyal medya çağında kültürel taklitçiliğin arttığını savundu. Soysal, İran sinemasının uluslararası başarısını doğal anlatım dili ve yerel kimliğine bağlı kalmasına bağladı.

Gösterimler ikinci gün devam edecek

Forum kapsamında düzenlenen etkinlik yarın sona erecek. Programın ikinci gününde Grain, Black Girl, The Last of the Mohicans, Camp de Thiaroye ve Lost Land sinemaseverlerle buluşacak.

Kaynak: AA